Haftanın ilk günü. Önümde ajandam açık. Hafta boyunca yapacaklarım bir tükenmez kalemle not edilmiş. Notları okuyorum, düşünüyorum ve planlar yapıyorum. Dalmışım. İşte tam böyle bir anda, e-posta kutuma bir mektup düşüyor. Gayri ihtiyari okumaya başladığım bu mektup, üzerinde düşündüğüm konuları ve yaptığım planları bir anda unutturuyor ve beni alıp otuz yıl öncesine götürüyor.

Mektup, uzun zamandır görüşemediğim, ancak hatıraları hâlâ hafızamda canlılığını koruyan bir dostumdan geliyor. İlginçtir, mektuptaki satırlar, sanki daha dün yazılmış gibi yüreğime dokunuyor.

İşte bu duygu ve düşüncelerle mektubu okumaya devam ediyorum. Mektubun ilk bölümü şöyle:

“Sevgili Kardeşim merhaba;

Sana sağlık ve afiyetler diliyorum.

Geçen gün bir dost meclisinde konuşurken senin bize sağladığın proje desteğiyle Van’ın Ulupamir köy okuluna kurduğumuz kütüphaneden, yine senin proje desteğinle 24 eve kurduğumuz halı-kilim dokuma tezgâhlarından, hayvan ıslah çalışmalarından, Türkevi’nin desteğiyle köylü kadınların elişlerini satarak köye römork ve traktör alışımızdan söz açıldı. Aradan geçen uzun zamandan sonra sana bir kez daha teşekkür ediyorum. Orada güzel işler yaptık.

Veyis Gungor 30 Yil Sonra Gelen Mektip 9

Hatırlarsan, Türkevi’nde elişlerini sattıktan sonra 1.500 Gulden eksiğimiz kalmıştı. Sen beni ve rahmetli Paki’yi Rotterdam’da Muharrem adlı (soyadını hatırlayamıyorum) Samsunlu, tekstil fabrikası olan bir arkadaşa göndermiştin. O arkadaşımız bize yardım etmişti. Sohbet sırasında ondan da söz ettim. Eğer sende telefonu varsa, bir mesaj yazarak bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.

Tekrar sağlık ve esenlikler diliyorum.”

Değerli dostum Prof. Hüseyin Karadağ’ın İstanbul’dan gönderdiği mektup beni otuz yıl öncesine götürdü:

Kalkınma iş birliği projelerine destek sağlamak amacıyla önce Ankara’da rahmetli Dr. Mustafa Çalık, Nevzat Kösoğlu, Dr. Yakup Ömeroğlu ve Prof. Orhan Arslan hocalarla görüşmeler yaptım. Ardından Van’da, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Hüseyin Karadağ, rahmetli Paki Küçüker, Numan Alpay, Ali Bilici ve diğer dostlarla bir araya geldim.

Bu görüşmeler sırasında destek verilmesi gereken projeler arasında Ulupamir Köyü de yer alıyordu. Bu projelerden biri, köy kooperatifine traktör, pulluk ve çeşitli teknik yardımların sağlanmasıydı. Hazırlıklar yapıldı. Proje bütçesi, çeşitli etkinlikler aracılığıyla oluşturuldu.

Soğuk bir sonbahar günü, Hollandalı gazeteci rahmetli Mohamed El Fers ve Hoorn’dan Duran Şimşek ile birlikte Van’a gittik. Hava güneşli olmasına rağmen oldukça soğuktu. Van’daki bir grup dostumuzla sabah saatlerinde rektörlük binasının önünde buluştuk. Üç arabayla önce Erciş’e, oradan da Ulupamir köyüne ulaştık.

Ulupamir, yüksek dağların arasında, Afganistan’ın Pamir bölgesinden gelen Kırgız Türklerinin yaşadığı bir köydü. Köydeki evlerin birbirine benzer yapısı hemen dikkat çekiyordu. Bizi köyün girişinde, at üstünde oğlak oyunu oynayan Kırgız gençleri karşıladı.

Arabalardan indik. Beni bir atın üzerine bindirdiler. El Fers, elindeki kamerayla köye girişimizi kaydetti. Köy meydanında halk toplanmıştı. Resmî bir törenle köy kooperatifine teknik yardımı teslim ettik.

Amacımız açıktı: Kırgız kardeşlerimiz toprağı işleyecek, köyün kalkınmasına katkıda bulunacak ve gençlerin büyük şehirlere göç etmek zorunda kalmaları bir ölçüde önlenecekti. Yapılan yardımın, köyün ekonomik ve sosyal hayatına katkı sağlamasını umut ediyorduk.

Evet, değerli dostlarım…

Otuz yıl sonra gelen bir kısa mektup bana bir kez daha gösterdi ki sivil toplum çalışmaları yalnızca projelerden, toplantılardan, bütçelerden ve raporlardan ibaret değildir. Bütün bunların ötesinde, yapılan bir işin insan hayatında bıraktığı iz ve hatıradır. Elbette asıl mesele, insana dokunabilmektir.

Belki de insanın geride bırakabileceği en kıymetli miraslardan biri de, hatırlanan bir iyilik, unutulmayan bir emek ve aradan yıllar geçse de eksilmeyen bir vefa duygusu.

Otuz yıl sonra gelen bu mektup, benim için yalnızca geçmişten gelen bir selam değil, aynı zamanda yapılan iyiliklerin zamanla ölçülemeyeceğini anlatan bir hayat dersidir.

Veyis Güngör

26 Ekim 2026

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti