Borsalarda anaparanın, Hisse Senedi değerinin veya kârın Devlet Garantisi yoktur. Hisse senedi alınan şirketin batması, piyasanın düşmesi veya hissenin değer kaybetmesi yatırımcının kendi üstlendiği riskdir. Bu tür zararlar Devlet veya Borsa tarafından karşılanmaz.
Bankalardaki mevduatlar gibi, TMSF (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu) benzeri bir anapara veya kazanç güvencesi borsada geçerli değildir. Hisse senedinin değeri düşebilir veya şirket iflas edebilir.
Avrupa ülkelerinde Hisse Senedi veya Yatırım Fonlarında, Piyasa Riskine (zarara) karşı da bir Devlet Garantisi bulunmamaktadır. Yatırımcının yaptığı yatırımdaki değer kayıpları tamamen kendi sorumluluğundadır.
Ancak, Fonun değer kaybetmesi dışındaki Usulsüzlük, Dolandırıcılık veya aracı kurumun iflası gibi durumlarda, Avrupa Birliği (AB) mevzuatı kapsamında yasal bir güvence mekanizması uygulanmaktadır.
Aracı Kurum İflasına Karşı Tazminat Güvencesi: Avrupa Birliği'nin kuralları uyarınca, AB üyesi ülkelerde lisanslı aracı kurumların iflası veya varlıkları iade edememesi durumunda, yatırımcılar kişi başı en az 20.000 EURO'ya kadar koruma altına alınmış ve zararları kısmende olsa telafi edilmektedir.
Avrupa, özellikle Borsa Yatırım Fonlarına (ETF piyasası), 2026'nın üçüncü çeyreğinde 147,79 milyar dolarlık net para girişi gerçekleştirerek toplam yönetim altındaki varlık büyüklüğünü 3,7 trilyon dolara yükseltmiştir. Bu derece bir meblağa ulaşmış Fonların Ekonomiye kaynak sağladığı gözardı edilmemelidir.
Türkiye'deki Yatırım Fonlarında da, banka mevduatlarında olduğu gibi TMSF (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu) güvencesi veya doğrudan bir devlet garantisi bulunmamaktadır.
Devlet garantisi olmasa da, Avrupa Birliği uygulamaları çerçevesinde aracı kurumun iflası veya varlıkların suistimali gibi durumlarda yatırımcıları koruyan Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM) güvencesi vardır. 2026 yılı için bu azami tazminat tavanı 2.065.145 TL’dir.
YTM, aracı kurumun batması veya kayıp durumunda devreye girer. Şirketin piyasa koşulları nedeniyle değer kaybetmesini, hisse fiyatının düşmesini veya şirketin ticari iflasını karşılamaz (değer kayıpları kapsam dışıdır).
***
İstanbul Borsası, Kurulduğu tarihten başlamak üzere spekülatörler günümüze kadar hisse senetlerinde Trilyon Dolara varan maniplasyonlar yapmışlar ve yapmaya devam etmektedirler. Bugün gündemdeki Fon yolsuzluk hareketi, yaklaşık kırk yıldan beri global olarak Borsada yapılan yolsuzluk hareketlerinin çok cüzi bir parçası, yüzde beşi bile değildir. Borsada Yıllardır içi boş şirketlerin Hisse Senetlerini 15-20 misli yükseltip yatırımcının başından aşağı boşaltıyorlardı ve Borsa yetkilileri maalesef ‘’Bu su böyle akar, siz de böyle bakar’’ deyişi gibi yıllardır seyrediyorlardı.
Fon krizinde spekülatörler: Yıllardır Borsada yaptıkları spekülasyon hareketlerinin Hisse senedi çerçevesinin dışına taşırarak, Fon varlıkları üzerinden spekülasyonlarını yatırımcı alanını bir üst bir segmente yükselterek, deveyi hamuduyla götürmek istediler fakat bu defa büyük lokma kursaklarında düğümlendi.
Yıllardır Borsada spekülasyon nedeniyle spekülatörlerin kendi içinde cinayetlere varan kavgalar olmuştur. Geçmişte Borsada yapılan spekülasyon hareketleri adeta seyredilerek bugünlere gelindiginden kimsenin şüphesi olmasın. Spekülatörler tarafından maniplasyona konu edilen hisselerin sadece Devre kesiciyle kontrol altına alınması hiç bir değer ifade etmemektedir.
Yıllardır Borsada işlem gören 950 şirket’den düzenli Temettü veren sadece 80 şirket vardır, bu kabul edilebilir bir durum değildir. Şirketlerin hisselerinde, spekülatörler sayesinde ilk halka arz edildiğinde şirketin durumuna göre en az 5-6 kat yükseliş sağlanıyor, fakat ilerleyen süreçte yatırımcıya bir temettü dahi vermeden başladığı noktaya geliyorlar.
Borsa İstanbul’da 2000 yılından bu yana Finansal Bozulma, İflas, Birleşme ve Tasfiye gibi nedenlerle bünyesindeki 97 şirketin işlem sırası kapatılmıştır. Yatırımcı, sırası kapatılan veya iflas eden şirketin bir değer taşımayan kağıt hisseleriyle başbaşa kalmaktadır. Ayrıca geçmişteki Halka Arz dalgalarında (örneğin 2010-2014 döneminde) Halka açılan 117 şirketten 17’si İflas etmiştir.
Başımızı iki dizimizin arasına alıp düşünelim, 5 yılda 117 şirket halka arz ediliyor 17 si iflas ediyor. Buradan oluşan zararlar bugünkü değerle milyarlarca Dolar’a ulaşmıştır.
Bugün, Fon yatırımcılarının zararlarının bir an önce ödenmesini isteyenlere şu soruyu sormak lazım. İşlemden kaldırılan 97 şirket ve iflas etmiş 17 şirketin senedini almış yatırmcıların parasını kim ödeyecek cevap hiç kimse. Yukarıda izah ettiğimiz gibi Fon Zararları Türkiyede ve Avrupa Birliğin’de kısmen de olsa Devlet tarafından karşılanabilmektedır. Borsa Hisse senetlerinin şirketlerin kapanması, veya Borsadan çıkarılması durumunda şirketin hisselerini sahiplerine dahi satamamaktadırlar.
Borsa yatırımı her zaman bir risk taşımakta ve insanlar buna bile bile yatırım yapmaktadırlar. Borsada hisseler füze gibi yükselirken nasıl kazanç sağlanıyorsa, füze gibi düştüğü zamanda kaybedileceği bilinerek yatırım yapılmaktadır.
Bugün Fona yatırım yapmış yatırımcıların, uğradıkları Fon Krizi nedeniyle, Borsada herhangi bir şirket hissesi almış bir yatırımcıdan hiç bir farkı yoktur. Sonuçlarına da kendisi katlanması gerekir. Nasılki Hisse senedi düşünce yatırımcı zarar ediyorsa Fona yatırım yapmış yatırımcının zarar etmesi tabii bir sonuçtur. Fonlara yapılan yatırımların Bankalar gibi Anapara ve Getiri Garantisi Yoktur. Bankaya parasını yatıran bir yatırımcı bankanın iflası halinde 1.200.000 TL ye kadar Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kapsamında ve kalanı yatırımcının riskini taşıyorsa Fonlar da bu yatırım türünden farklıdır denilemez. Gündemdeki Fon yatırımlarının varlıkların suistimale uğraması halinde Avrupa Birliğinin uyguladığı 20.000 EURO luk desteğin üstünde 2.065.000 TL tazmin hakkı vardır. Buna karşılık Borsa Hisse Senetlerinde hiç bir Tazmin veya Destek bulunmamaktadır.
Bugünkü Fon Krizi, Borsa ve yetkili kurumların gerekli takibi yapmamasından kaynaklanmış bir krizdir. 450 bin yatırımcı içinde hükümet yanlısı bir kaç siyasinin bulunmasıyla suni bir fırtına estirilmeye çalışılmaktadır. Yatırımcıların tazmin oranı sınırları içinde bütün kayıpları telafi edileceği zaman içinde görülecektir.
Borsada yıllardan beri spekülatörler maniplasyon yapmakta, yıllardan beri yatırımcıların yatırımlarını bir vampir gibi yutmuşlardır. Borsa Yönetimi elinin altındaki senetleri spekülatörlerin maniplasyonundan kurtaramamıştır.
Fon krizi bir milat kabul edilerek gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı, zaman içinde hisse senetleri üzerinde uygulanan maniplasyonları kontrol altına alacak bir sistem geliştirilmeli, Borsa ve Fonlar şirketlere ve Ekonomiye Kaynak sağlayan yatırım aracına dönüştürülerek Avrupa ve Dünya Borsaları statüsüne kavuşturulmadır. Krize, siyasi zaviyeden bakılarak bir statü kazandırılması gayretlerinin Yatırımcılara ve Ekonomiye zarar vermesi dışında kimseye bir faydası olmayacaktır. Faaliyetde bulunan ve Ekonomiye kaynak sağlayan 1987 yılından başlayarak gelişen 2000’e yakın Fon kuruluşuna zarar verecek hareketlerin hiç bir partiye siyasi bir getirisi olmayacaktır. Avrupadaki 3.7 Trilyon Dolara ulaşan Fon Kaynakları düşünülerek hareket edilmesinde Ülke Ekonomisinin ve Milletin yararı vardır.
