Yaklaşık 200 yıldan beri, belli başlı Avrupa Ülkeleri başta Afrika ve Asya ülkelerinin yeraltı ve yer üstü kaynaklarını değişik metotlarla ülkelerine getirerek sermaye birikimi oluşturmuş ve bu kaynaklar sayesinde bugünkü refah seviyesine ulaşmışlardır.
Türkiye yüz yıldan beri Avrupa ülkelerinin kendi ülkelerinin dışından sağladığı kaynaklar gibi ülkesini geliştirecek bir kapital birikimine sahip olamamıştır. Hatta Yıllar içinde ülke içindeki sınırlı kaynaklar kullanılarak dişinden tırnağından arttırmaya çalıştığı varlıklar, asrın yarısını suni olarak yaratılmış terörle savaşmada harcamıştır. Sanayide ve Ticaretde elde edilmiş Trilyon dolara varan kaynaklar yurt dışına götürülmüştür. Bu kaynakların yaklaşık 600 milyar doları bankalar kanalıyla isviçre bankalarına aktarılmış ve önemli bir miktar da değişik ülkelerde gayrimenkule yatırılmıştır. Bu miktarlar bankalar kayıtlarından çıkarılablir.
Türkiyede Köşe başını tutmuş sermaye grupları, kafasını kaldırıp sisteme entegre olmaya çalışan küçük sermaye gruplarını dış destekli irtica, terör gibi suni bahaneler yaratarak engellemeye çalışmışlardır. Ülkenin kaynakları suni olarak yaratılmış kısır çekişmelerle heba edilmiştir.
***
Dünyada ilk Borsa 1409 yılında Brukselin Brugge şehrinde kurulmuştur. Türkiyede ilk Borsa 2 Aralık 1873'te Dersaadet Tahvilat Borsası adı altında Osmanlı İmparatorluğu döneminde kurulmuştur.
Türkiye de Borsa kanalıyla sermaye birikimini sağlayacak, Sanayi ve Ticareti geliştirecek adımların temeli Merhum Özal tarafından atılmıştır. Bu adımların ilki 1985 yılında kurulan “Menkul Kıymetler Borsası olmuştur. Borsa kurulduğu 1985 yılından beri, sanayi kuruluşlarına ve yan şirketlerine sermaye oluşturmada katkı sağlamıştır. Ancak Borsa zaman içinde Avrupa borsaları gibi gerçek işlevini yerine getirecek sağlam adımlar atamamıştır. Borsaya kote edilecek şirketlerde gerekli standartlar yeterince uygulanmamıştır. Türkiye Borsası tarihinde maniplasyon yapanlara karşı, Avrupa borsalarındaki gibi standartlar geliştirilememiştir. Borsada işlem gören yaklaşık 750 şirketden, düzenli temettü kar payı veren sadece 35 şirket bulunmaktadır. Halka Arzından bu yana,veya halka arz edildiği tarihten itibaren yatırımcısına, hem nakit hem de bedelsiz hisse şeklinde hiçbir temettü ödemesi yapmamış 80 civarında şirket bulunmaktadır. Borsada yatırmcısına bir gelir sağlamayan ve yatırım yapmadığı halde bir şirketin hisseleri maniplasyonla yükseltilmektedir. Borsada yüzlerce içi boş şirketler, değerinden onlarca kat Maniplasyonla yükseltilerek yatırımcılar zarara uğratılmaktadır. Dünyada maniplasyonu en zirvede olan maalesef Türkiye Borsasıdır. Bunun yanında herhangi bir maniplasyona uğramadan, kuruluşundan beri değeri 1000 kat artmış şirketler de mevcuttur ve yıllarca yatırım yaparak borsa kaynaklarıyla büyüyerek o oranda bir artışı haketmiş şirketlerde vardır.
Yaklaşık 10 yıldan beri, Borsaya yeni kote edilmiş bazı şirketlerin mali verilerine bakıyorsunuz büyük çoğunluğu borsadan alacağı parayı borçlarını ödemede kullanacağını beyan ediyor. Borsa görevli uzman ve yetkilileri böyle bir şirketi borsaya kote etmemelidir. Borsa ya kote edilen şirketlerin önemli bir kısmı Avrupa Borsaları standartında yapılmamaktadır.
Borsada ekonomik kurallar dışında, hiç bir mali verisi ve yeterli bir üretimi olmayan içi boş şirketler 40 misli artış sağlayabiliyor. Spekülatörlerden bir vesileyle haber alıp peşine katılan yatırımcılar, Spekülatörler senetten çıkınca kazandım dediğinin tamamını Spekülatöre bırakıyor ondan sonra saçını başını yoluyor.
*****
Türkiyede İlk Yatırım Fonu, Türkiyenin En büyük Özel Bankası tarafından 1987 yılında kurulmuştur. Ekim 2026 itibarıyla TEAS (Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu) üzerinde 951, Borsa İstanbul Emeklilik Fon Alım Satım Platformu (BEFAS) üzerinde ise 311 Emeklilik fonu bulunmaktadır. Şu anda SPK kararıyla 131 Fon Tasfiye Sürecine alınmıştır. Fonlar topladıkları paraları Altın, Borsa,Döviz vs. gibi enstrümanlardan oluşan bir sepet içinde değerlendirmektedirler yıllarca yapılan işlem buydu.
Fakat Bazı Fon şirketleri adeta Borsa Spekülatörleri gibi maniplasyon yaparak pörtföyüne aldıkları bazı şirketleri kısa sürede 20-30 kat artırarak Fonlara yatırımcı sağlamışlardır. Böyle kısa sürede astronomik rakamlara ulaşan Borsa Şirketlerini ve Fonları SPK maalesef seyretmiş, bu durum Spekülatörleri cesaretlendirmiş ve kurallar dışında işlem yapan spekülatif fonlar bugün bir balon gibi patlamıştır. Bir şirket 245 Liradan bir kaç ay içinde 4.500 TLye çıkartılyor ve Borsa yetkilileri bu artışın yatırımcıların teveccühü olarak değerlendiriyor. SPK yetkilileri Borsada aşırı şekilde yükseliş gösteren şirketlerin mali verilerini derhal incelemeye alıp, yükselişin spekülatif olup olmadığını tespit edip gerekli tedbiri almak zorundadır. Borsa yönetimi bir kağıtda olağan dışında bir yükseliş gördüğü anda Devre Kesici sistemiyle şirketi kontrol altına almaya çalışıyor fakat yeterli takip yapmayıp sonunu getiremiyor. Yaklaşık 40 yıllık tecrübeye sahip olan Borsa bugünkü Fon Olayına sebebiyet vermeyecek kontrolleri yapacak sistemleri geliştirmek zorundaydı. Spekülasyonlara meydanı boş bırakacak alanları kuyumcu hassasiyetiyle incelemesi gerekiyordu.
*****
Kapatılan 131 Fona para yatırmış yatırımcılar, bir borsa şirketi hissesi almış gibi işleme tabi tutulmalıdır. Yatırımcı, bir şirketin Hisse Senedinin yükseldiği gibi düşme riskinide kabul ederek yatırım yapıyor. Fon yatırımcısıda Fonun yükseliş ve düşme riskinin olabileceğini kabul ederek Fona yatırım yapmaktadır. Nitekim geçmiş yıllarda sürekli yükselen Fonlarda da düşüşler olabilmiştir.
131 Fona yatırım yapmış 450 bin kişi Fona ilk yatırdığı meblağı almalıdır. Fondan Spekülatif kazanç sağlayan bütün yatırımcılar ki zaten bunlar sınırlı sayıda büyük yatırmcılardır, ilk yatırdığı meblağ esas alınarak Fonların suni yükselişinden oluşan tüm kazançlar, 2008 yılında Amerikadaki Bernie Madoff Fon krizi tecrübelerinden yararlanılarak geri alınmalıdır.
Amerika'daki (2008 Bernie Madoff) fon krizi devlet tarafından doğrudan bir bütçe kurtarması ile değil, uzun süreli hukuki davalar, mal varlığı el koymaları ve "clawback" (kâr geri çağırma) yöntemi ile çözüldü. Kârları Geri Çağırma Davaları açılarak, Sistemden ana parasından fazlasını (kâğıt üzerinde kazançları) çekmiş olan erken dönem yatırımcılardan, fonlardan ve finans kurumlarından mahkeme yoluyla bu haksız gerçekleşmemiş karlar geri toplandı. ABD Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumlar, küresel çapta varlık dondurma ve el koyma operasyonları yürüterek zaman içinde tahsilat yaptı.
Tasfiye edilen varlıkların satışı ve geri tahsil edilen paralar, kurulan özel bir mağdur fonu (US Victim Fund) aracılığıyla hak sahiplerine orantısal olarak yıllar içinde dağıtıldı, bu sayede onaylanmış zararların çok büyük bir bölümü (%93'ün üzerinde) telafi edildi.
Türkiyede bugün yaşanan Fon Krizi ABD de geçmişte yaşanmış Fon Krizi uygulamalarından yararlanılarak çözülmelidir.
Bu Fon Krizi Türkiye Borsası için bir Milat olarak Kabul edilmelidir. Umarız Borsaya çöreklenmiş maniplasyoncular da gerekli kanuni düzenlemeler yapılarak bu sayede temizlenir ve Türkiye Borsası Dünya standartlarında bir yapıya kavuşur.
