Hollanda toplumunun bir parçası olan Faslılar, üç dört gündür sevinçli. Hollanda medyasında yer alan, “Fas, Hollanda’dan önce kadın bir başbakana sahip oldu.” başlıklı haberler, bu mutluluğu daha da artırdı.
Faslıların bu hali, ister istemez onlarla aşağı yukarı aynı kaderi paylaşan Hollanda Türklerini de etkiliyor. Zira Faslılar da Türkler gibi 1960’lı yılların ortalarında Hollanda’ya geldiler. Türklerle birlikte aynı fabrikalarda çalıştılar, aynı mahallelerde ikamet ettiler. Dolayısıyla onların sevinci, bizim de sevincimizdir elbette.
Hollanda’daki Faslıların bu sevincine geçmeden önce, kısaca Faslıların göç hikâyesine değinmek istiyorum.
1960’lı yıllarda Fas’ta işsizlik oldukça yüksekti. Hollanda’da da ciddi bir iş gücü açığı vardı. Bunun üzerine Hollanda hükümeti ve Hollandalı şirketler, çalışmak üzere Fas’tan işçi getirmeye başladılar. Sözleşmeli işçiler yanı sıra, bazı Faslılar turist olarak ülkeye geldiler.
1970’li yıllarda oturma izni olmayan çok sayıda Faslı işçi, yasal oturma hakkı elde etmek için gösteriler düzenledi. Oturma izni alan Faslılar ise zamanla bir seçim yapmak zorunda kaldılar: Fas’a geri dönmek ya da ailelerini de Hollanda’ya getirerek burada yaşamaya devam etmek. Birçoğu ikinci yolu tercih etti.
İlk gelenler eşlerini ve çocuklarını da Hollanda’ya getirmeye başlayınca, işçilerin ve Türklerin yaşadığı mahallelerin birçoğu zamanla Faslıların yoğun olarak yaşadığı mahallelere dönüştü.
Bugün Hollanda’da Fas kökenli 400 binden fazla kişi yaşamaktadır.
Şimdi de Fas’ta, Hollanda’daki Faslıları sevindiren gelişmeye değinelim.
Bilindiği gibi geçen hafta Fas Kralı VI. Muhammed, Fatima Zahra el-Mansuri’yi başbakan olarak görevlendirdi. Böylece El-Mansuri, Fas tarihinde bu göreve gelen ilk kadın oldu. Bu gelişme, ülkede kadınların siyasetteki temsili açısından dikkat çekici bir adım olarak değerlendirildi.
Fransa’da hukuk eğitimi alan El-Mansuri, halen Marakeş Belediye Başkanı olarak görev yapıyor. Daha önce de 2009-2015 yılları arasında aynı görevi yürütmüştü. İlk kez belediye başkanı seçildiğinde, bu göreve gelen ilk kadın olmuştu. İki yıl sonra parlamentoya girdi. Aynı yılın ilerleyen döneminde ise Şehir ve Konut Planlama Bakanı olarak atandı.

El-Mansuri’nin, Kral VI. Muhammed tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilmesi Fas siyaseti açısından tarihî bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bu yeni dönemde El-Mansuri’nin önünde yalnızca hükümeti kurmak değil, aynı zamanda ülkenin ekonomik ve sosyal meselelerine yönelik politikaları hayata geçirmek gibi önemli sorumluluklar da bulunuyor.
Hollanda’daki Faslılara geri dönersek. Onlarla yarım yüzyılı aşan bir süreyle aynı göçmenlik tecrübesini yaşadık. Hemen hemen aynı kaderi paylaştık. Ortak etkinlikler yaptık. Ülkenin yeni yerlileri olduk. Her ne kadar sosyolojik farklılıklarımız olsa da, Hollanda’daki Faslıların sevincini paylaşmamız yadırganmamalı.
Kader bizi; tarihin akışı içinde yani yirminci yüzyılın ikinci yarısında işçi statüsünde aynı ülkede birleştirdi. Faslılarla Türklerin yolları Hollanda’da kesişti. Dolayısıyla Fas’ın Hollanda’dan önce bir kadın başbakana sahip olmasının sevincini biz de paylaşıyoruz.
Veyis Güngör
3 Ekim 2026
