Her şeyin suyunu çıkarmaya bayılıyoruz. Kimi zaman muhalefet ederken, kimi zaman da icraatları desteklerken… Sürekli aşırılık hallerindeyiz. İfrat ve tefrit sarkacı arasındaki makul olan orta yolu bulmayı beceremiyoruz.
Son birkaç haftanın sakız yapılan konularından birisi de, emeklilere verilen bayram ikramiyesi.
Önce hakkı teslim edelim: Geçmişte, emekliye bayramda veya başka bir vesileyle ikramiye vermek gibi bir uygulama yoktu. Zaten SGK’nın gelir-gider dengesi, hiçbir zaman ikramiye vermeye uygun olmadı. Durum bugün de değişmiş değil.
Emeklilere bayram ikramiyesi verilmesi uygulaması, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla ilk defa 2018 yılında başladı. Ramazan ve Kurban bayramlarında, emeklilere 1000’er lira (toplam 2.000 lira) ikramiye verildi.
Sonrasında ikramiye miktarı; 2019’da 1.100 TL’ye, 2023’te 2000 TL’ye, 2024’te 3000 TL’ye ve 2025’te de 4000 TL’ye çıkarıldı.
KUYUMCU TERAZİLERİ İŞBAŞINDA
Haftalardır ekranlarda; eline keçeli kalemi alıp, beyaz yazı tahtasına yazdığı bir yığın ihtimal hesapları eşliğinde, “Bayram ikramiyesi kaç lira olacak?” sorusuna cevap arayan büyük hesap uzmanlarını seyrediyoruz.
Yok efendim, yüzde 20 artış yapılırsa, ikramiye tutarı 4.400 lira olur…
Artış oranı, yeniden değerleme oranına denk gelirse, yüzde 25 zamla, ikramiye 5.000 TL olur…
Biraz daha cömertlik ağır basarsa, yüzde 30’luk enflasyon hesabıyla, tamı tamına 5.200 liraya ulaşılır…
İşin tuhaf yanı, sarraf terazinde tartar gibi hesaplamayla, ikramiye zammının 400 lira ile 1.200 lira arasındaki değişim analizlerini yapan büyük sosyal güvenlik uzmanlarının neredeyse tamamı, mevcut iktidarı destekleyenlerden oluşuyor.
Yahu, emekli ikramiyesini 4 bin lirada bıraksanız ne yazar, 5 bin liraya çıkarsanız ne yazar. Ne diye elinize kuyumcu terazisini alıp, çok hassas bir hesap yapıyormuş havalarına giriyorsunuz?
İNCE HESAPLAR ÇÖPE
Derken… AK Parti cenahından, emekli ikramiyesine artış yapılmasının, mevcut şartlar altında mümkün olmadığına dair açıklama geldi.
Buyurun buradan yakın… Durduk yere 16.8 milyonluk emekli kitlesinde gereksiz bir beklenti oluşturuldu.
Öngörülen düşük zamla yüksek zam arasındaki fark, esnaf lokantasında bir öğün yemek parasından fazla olmamasına rağmen, bir yığın gürültü koparıldı. Üstelik bu gürültü, her akşam ekranlarda tekrarlandı.
Sonunda, yumurta küfesini sırtında taşıyanlar, zam yapmanın zor olduğunu söyleyince, bizim uzmanlar ıslık eşliğinde tavanı seyretmeye başladı.
Şimdi eğri oturup doğru konuşmak lazım. Bir kere, en düşük emekli aylığının 20 bin liraya yükseltilmesi, SGK’nın gelir-gider dengesine göre zaten mümkün değildi.
Kimse hemen şarlamasın; 20 bin lira ‘iyi bir paradır’ demedim; sistemin aldığıyla verdiği arasındaki orantının dışına çıktığını söyledim.
Tabi bu arada, en düşük düzeydeki pirimin 7-8 kat fazlasını ödeyen ve ‘yüksek emekli aylığı’ alanlar da her yıl biraz daha tıraşlanıyor. Muhtemelen birkaç sene içinde, sigorta primini asgari ücret üzerinden ödeyenle, bunun 7-8 katı üzerinden ödeyen arasında pek bir aylık farkı kalmayacak.
KAMU BÜTÇESİNİN NEREDEYSE ÜÇTE BİRİ
Maalesef tablo böyle. Memlekette kayıtlı-kayıtsız 33 milyon civarında çalışan varken… Bunun yarısından fazla, 16.8 milyon kişiye emekli aylığı ödeniyor. Tabi, sağlık sigortası da oradan karşılanıyor. Sosyal güvence dışında ödenen yaşlı, malul, gazi, bakıma muhtaç, muhtaca bakan, kömür parası, elektrik ve doğalgaz desteği alan… Say say bitmez…
Hadi, buyurun bütçe yetirin…
16.8 milyon insana, yılda 2 kez ödenen 4’er bin liralık bayram ikramiyesinin toplam tutarı 134 milyar lirayı geçiyor. Bin lira artış yapılsa, toplam yıllık maliyet 200 milyar lirayı aşacak.
Tabi bir de normal aylıklar var, 12 ay boyunca ödenmesi gereken. Ortalama 30 bin liradan hesaplasanız, yılda 6 trilyon lirayı aşar. Ki, toplam kamu bütçesinin neredeyse üçte biri demektir. Daha geride, maaş verilecek 5 milyon kadar memur ve kamu işçisi var.
BEKÂRIN BİR DE ASLI YOK YAYLASI VARSA…
Elbette, aramızda ‘siyasî bekârlar’ bulunuyor. Ki, ekseriyeti CHP bünyesinde kasaba politikası icra eder.
İşte onlardan birisi, Ankara Milletvekili Murat Emir, CHP iktidarında, emeklilere her bayramda birer asgari ücret tutarında ikramiye vereceklerini üfürmüş. Yani adam başı yıllık 56.150 TL çarpı 16,8 milyon eşittir 943 milyar küsur TL…
Tabi, geçmişte verdikleri bedava traktörleri, litresini 1 TL yaptıkları mazot fiyatlarını filan hatırlamıyorlar. Bedava su, bedava ulaşım, öğrenciye bedava yurt, çalışana bedava kreş, herkese bedava ekmek ve süt… Onlar hepten masaldı zaten.
Hatta yönettikleri birçok belediyede, personelin maaş ve ikramiyelerini aylardır ödemediklerinin de bir önemi yok.
Önemli olan ‘sallamak’… Hem bekârken boşamanın zevki bir başka oluyor. Hele de aslı yok yaylasında bin beş yüz koyunu varsa…
Lafı şöyle bağlayalım:
Lüzumsuz adamların ortaya attığı lüzumsuz tartışmaların faturası, eninde sonunda gelip Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çıkıyor.
İktidarı desteklediğini zanneden ve emekli aylığına yapılacak zammın 400 lira mı yoksa bin 200 lira mı olacağı hususunda fal bakan değerli zevata duyurulur.