Butlan, şutlan, katlan, patlan… Derken, mahkeme kararını verdi: Mutlak butlan… Ve CHP’de çadır karıştı.

Ekrem İmamoğlu-Özgür Özel ikilisi, mahkeme kararına direneceklerini açıkladı. Nasıl olacaksa…

Halk TV’ye çıkan İmamoğlu taraftarı milletvekilleri, mahkeme kararını, ‘saray darbesi’ diye yaftalıyor.

Bu hesaba göre; Kemal Kılıçdaroğlu ve butlan davasını açan tüm CHP’liler, ‘sarayın adamı’ oluyor.

Mahkemenin kararı; milletin parasıyla delege ayartarak, bir partiye çökme eylemine, hukukun cevaz vermeyeceğini teyit etti.

Peki, bu saatten sonra ne olacak?

Özgür Özel ve destekçileri, Kılıçdaroğlu ve ekibinin CHP Genel Merkezine girmesini engellemeye çalışacak. Özel, binayı terk etmeyeceklerini söyledi.

Fakat bu hukuksuzluğu, İstanbul İl Başkanlığı’nda denediler. İl binasını ablukaya aldılar. Ama mahkemenin görevlendirdiği Gürsel Tekin, birkaç gün sonra gidip İl Başkanlığı binasını teslim aldı.

Şimdi CHP Genel Merkezi için de benzer bir süreç yaşanması, kuvvetli ihtimaldir.

TESTİ ÇATLADI

Esas mesele, bundan sonra İmamoğlu-Özel ikilisi ve destekçilerinin nasıl bir yol izleyeceğidir.

Ayrılıp, başka bir partiyle siyasete devam edebilirler. Nitekim Özgür Özel, yedek parti kurduklarını duyurmuştu.

İkinci ihtimal, butlanla görevden uzaklaştırılan ekip, Kemal Kılıçdaroğlu’ya biat edip, uslu uslu oturmaya devam edebilir. Ki, bu zayıf bir ihtimaldir.

Çünkü CHP’de testi çatladı, araya ‘kan girdi’.

Birileri çıkıp, “Kılıçdaroğlu mahkeme kararıyla Genel Başkanlığı kabul ederse, yüzüne tükürülür.” diyebildi. Kılıçdaroğlu’nun cevabı; “Ben çalmadım ki… Hırsızın yüzüne tükürülür…” oldu.

Özgür Özel, butlan kararının çıktığı gün, Kemal Kılıçdaroğlu destekçisi Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen’i, kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kuruluna sevk etti. Öncesinde de CHP yönetimi, Gürsel Tekin ve Berhan Şimşek başta olmak üzere, 900’e yakın üyeyi, ‘Kılıçdaroğlu destekçisi oldukları’ gerekçesiyle partiden atmıştı.

Butlan kararı sonrasında, bu ihraç kararları da muhtemelen yok sayılacak.

Bu durumda, tarafların CHP içinde bir arada siyaset yapması, aynı havayı soluyup, yüz yüze bakması mümkün olacak mı?

UFUKTA TASFİYE GÖRÜNÜYOR

Bu arada, Kemal Kılıçdaroğlu, butlan kararından 24 saat önce yayınladığı videoda; CHP’nin ‘harama bulaşanların sığınağı’ olamayacağını ve ‘arınması gerektiğini’ söylemişti.

Şimdi bu arındırma görevi, Kılıçdaroğlu’nun kucağına düştü.

Yani CHP’de ciddi bir tasfiye süreci beklenebilir.

Başta Ekrem İmamoğlu, Muhittin Böcek, Tanju Özcan, Rıza Akpolat, Murat Çalık gibi görevden alınan belediye başkanları olmak üzere, hakkında dava açılmış, hatta tutuklanmış isimlere, “Gidin, aklanın da gelin…” denilmesi sürpriz olmaz.

Dolayısıyla, İmamoğlu’nun gayrimeşru Cumhurbaşkanı adaylığı da butlanla batıl oldu. Herhalde ‘Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ de yakında kapıya kilit vurur.

Bir de Mansur Yavaş’ın ‘bir türlü beyan edilemeyen’ Cumhurbaşkanı adaylığı sorunsalı var. Gelinen noktada, o iş de butlanla batıl olmuşa benziyor.

Mutlak butlana uğrayan 38. Kurultayda, Özgür Özel’e oy verme karşılığında, delege veya yakınlarını belediyelerde işe yerleştiren CHP’li belediye başkanları, bundan böyle CHP’de kalabilecek mi?

İMAMOĞLU MEDYASI DA ZORDA

Şahsen merak ettiğim hususlardan birisi; başta Halk TV olmak üzere, İmamoğlu-Özel ikilisiyle organik ve akçeli ilişkileri olan CHP medyasının bundan sonra nasıl bir yol izleyecekleridir.

Öyle ya; Kemal Bey, ‘kimlerin kaç para maaşa bağlandığını bildiğini’ söylemişti.

Herhalde Kılıçdaroğlu; Kanadıkırık Mine’nin, üstü kapalı şekilde ‘Dersim Olayına’ atıf yaparak, kendisini ‘kılıç artığı’ diye nitelendirmesini de ‘görülecek hesaplar defterine’ işlemiştir.

Bir de, Kılıçdaroğlu döneminde CHP’den ayrılıp, yeni bir parti macerası yaşadıktan ve Cumhurbaşkanı adayı olduktan sonra, Özgür Özel yönetimindeki CHP’ye geri dönen Muharrem İnce’nin ne yapacağı, merak etmeye değer bir husustur.

Evet… CHP’de testi çatladı. Bundan böyle, su tutması pek mümkün değil.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti