Öncelikle bir gerçeğin altını çizmem gerekiyor. Aynı gün ve aynı saatlerde farklı etkinliklerin düzenlenmesine, hatta havanın oldukça sıcak olmasına rağmen katılımın yüksek olması, toplantının başarısının somut bir göstergesidir.

Mayıs ayı, Avrupa’daki Türkler için hareketli geçer. Havaların ısınmasıyla birlikte festivallerden seminerlere, hayır çarşılarından çalıştaylara kadar pek çok etkinlik peş peşe gelir. Bazen aynı gün ve aynı saatlere denk düşen bu programlar, insanı tercih yapmakta zorlar. Geçtiğimiz günlerde ben de aynı gün içinde üç ayrı etkinliğe katılma imkânı buldum. İlk ikisi Den Haag’da, üçüncüsü ise Corendon Amsterdam Schiphol Airport Hotel’deydi.

Corendon Hotel’deki etkinlik, geçen yıl ilk büyük organizasyonunu gerçekleştiren Türk Bilgi ve Dokümantasyon Merkezi Vakfı (TCID) tarafından düzenlendi. Gençlere yönelik program “Kimlik, Siyaset ve Yapay Zekâ” başlığını taşıyordu. Konuşmacılar arasında Hollanda Türk toplumunun yakından tanıdığı Prof. Mehmet Akşit, Prof. Bedir Tekinerdoğan ve Sibel Köker gibi isimler vardı.

Toplantıyla ilgili haberler Hollanda’daki Türkçe medya ve sosyal medya kanallarında yer aldı. Bu nedenle programın içeriğine girmeyeceğim. Genel bir değerlendirme ve toplantı sonrasında küçük gruplar hâlinde yapılan sohbetlerde gündeme gelen birkaç konuya değinmek istiyorum.

Öncelikle bir gerçeğin altını çizmem gerekiyor. Aynı gün ve aynı saatlerde farklı etkinliklerin düzenlenmesine, hatta havanın oldukça sıcak olmasına rağmen katılımın yüksek olması, toplantının başarısının somut bir göstergesidir. Diğer taraftan organizatörlerin herhangi bir siyasi ya da dinî grubu temsil etmemelerine rağmen, toplantıya toplumun farklı kesimlerinden insanların katılması da başlı başına bir başarı örneğidir. Bu vesileyle başta Mustafa Özcan olmak üzere organizasyonda emeği geçen herkesi tebrik etmek isterim.

Veyis Gungor Genclik Kimlik Iyilik 10 A A

Toplantı salonundaki katılımcıların çeşitliliği, gençlerin tutum ve davranışları, ilgi alanları ve sordukları sorular bize Hollanda Türk toplumundaki değişim sancılarını göstermektedir. Ancak bu değişim, bazılarının bir süredir uygulamaya çalıştığı gibi despotik yöntemlerle gerçekleşmeyecektir. Toplumdaki değişim, kendiliğinden ve milletin iradesiyle ve ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara verilecek cevaplarla gerçekleşecektir.

Çok katmanlı kimliklerin öne çıktığı günümüzde Hollanda’daki Türk gençleri de birden fazla kimliğe sahiptir. Bu durum bir tehdit değil, hem genç için hem de toplum için bir zenginliktir. Konuşmacıların da yer yer işaret ettikleri gibi, rol modeller kimliğin oluşmasında önemli bir yere sahiptir. Hollanda Türk toplumunda başarılı bireylerinin sayısının artması, gençlerin kimlik oluşumuna olumlu yönde katkı sağlayacaktır.

Toplantının devamında gruplar arasında yapılan serbest sohbetlerde de kimlik ve aidiyet konuları öne çıktı. Başarı ve mutluluğun sırları konuşulurken, insana ve elbette gençlere dokunmanın önemine dikkat çekildi. Masamıza yaklaşan bir grup genç, biraz da çekingen bir tavırla, yıllar önce düzenlediğimiz Mevlana Sempozyumlarını, Amsterdam Tartışmaları ve Türkiye Dışında Türkçe Süreli Yayınlar Sempozyumu gibi programları referans göstererek elimizi sıkmak istediklerini söylediler.

Belki de ilk defa gördüğüm bu gençlerin anlamlı ve bir o kadar da vefalı davranışları beni ziyadesiyle etkiledi. Şu gerçeği bir defa daha anladım: yapılan hiçbir iş, hiçbir etkinlik karşılıksız kalmıyor. Unutulmuyor. Belki o gün takdir edilmiyor ama milletin vicdanında yer ediniyor. Vakti, günü ve saati geldiğinde karşınıza böyle çıkıveriyor.

İşte bu toplantıda da gençliğe ve insana, onların ruhlarına ve vicdanlarına dokunuldu. İiyilik yapıldı. Takdir ve alkış beklemenden yola devam denildi.

Son olarak, toplantının benim için bir başka artı tarafı da; geride bıraktığımız yirmi yılda Hollanda Türk toplumuna yönelik etkinlikler gerçekleştiren onlarca aktörü görmek, onlarla hâlleşmek ve hasret gidermek oldu. Bunlar arasında Mehmet Emin Ateş, Muzaffer Yanık, Gülali Alkılıç, Raşit Bal, Dursun Kılıç, Bedir Tekinerdoğan, Mehmet Akşit, Deniz Alparslan Köker, Nazmi Türkkol, Nafize Şener, Okan Akın, Mustafa Özcan, Zafer Aydoğdu, Gürcan Tomruk ve daha niceleri vardı.

Bu vesileyle Türk Bilgi ve Dokümantasyon Merkezi Vakfı'nın (TCID), yaz sonrasında Hollanda Türk göçünün 60 yılını, Hollanda Türkleri sosyolojisini uzmanlarla birlikte mercek altına almak istediklerini de haber vermek isterim.

Veyis Güngör
2 Haziran 2026

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti