Hollanda’daki Türk toplumu için yoğun bir hafta geride kaldı.
Ramazan’la birlikte başlayan iftar programları bir tarafta, NATO tatbikatı çerçevesinde Anadolu Türk Deniz Görev Kuvvetimize ait gemilerin Rotterdam’a demirlemesi diğer tarafta…

Gemilerin Hollanda’da bulunduğu günlerde yaşanan heyecan, hiç şüphesiz Hollanda Türk tarihinin altın sayfalarındaki yerini alacaktır.

Aynı günlerde Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından Amsterdam’da “YTB Sanatçılar ve Yazarlar Buluşması” gerçekleştirildi. Yine bu hafta, Necmeddin Bilal Erdoğan, Zafer Sırakaya, Abdullah Eren ve Bahadır Yenişehirlioğlu’nun katılımıyla UID Hollanda’nın iftar programı düzenlendi.

Veyis Gungor Hollanda Secimden Gecilmiyor 4

Görüldüğü üzere, Hollanda Türkleri için oldukça hareketli bir hafta yaşandı.

Bu yoğun gündemin ardından Hollanda Türk toplumunun önünde şimdi, yapılacak yerel seçimler var. Zira 18 Mart’ta ülke genelinde 342 belediyede seçim yapılacak ve seçmenler belediye meclis üyelerini belirleyecek.

Hollanda’ya “seçimler ülkesi” desek abartmış olmayız. Geçtiğimiz yıl Hollanda’da Temsilciler Meclisi seçimleri yapıldı. Bu yıl belediye seçimleri var. Önümüzdeki yıl İl Genel Meclisi ve Su Yönetimi seçimleri gerçekleştirilecek. 2029 yılında ise Avrupa Parlamentosu seçimleri yapılacak. Neredeyse her yıl sandık başına gidilen bir siyasal sistem söz konusu.

Diğer taraftan, 2026 yılı aynı zamanda Hollanda Türkleri için ayrı bir anlam taşıyor. Zira, yerel yönetimlerde seçme ve seçilme hakkının verilişinin 40. yılı. Türkler kırk yıldır belediye seçimlerinde oy kullanıyor, kırk yıldır yerel siyasetin içinde yer alıyor.

1980’li yılların sonlarında daha çok Hristiyan Demokratlar (CDA) ve İşçi Partisi (PvdA) listelerinde yer alan Türk adaylar, zamanla diğer partilerde de siyaset yapmaya başladılar. 2000’li yıllarda yaşanan bazı siyasal kırılmalar ana akım partilerle mesafelerin artmasına yol açsa da, son yıllarda Türk kökenli siyasetçilerin farklı partilerden yeniden güçlü şekilde aday olduklarını görüyoruz.

Veyis Gungor Hollanda Secimden Gecilmiyor 2

1986–2026 yılları arasında inişli çıkışlı bir siyasal katılım süreci yaşayan Hollanda Türkleri, ana akım partilerin yanı sıra, kurucuları arasında Türk kökenli siyasetçilerin bulunduğu DENK partisinde de aktif olarak siyaset yapıyorlar.

18 Mart yerel seçimlerinde, Zaandam ve Rotterdam gibi şehirlerde GroenLinks-PvdA ve Sosyalist Parti listelerinin başında Türk kökenli siyasetçilerin yer alması dikkat çekicidir. Bu tablo, Hollanda’da doğup büyüyen Türk gençlerinin siyasetteki başarısının açık bir göstergesidir. Aynı zamanda Hollanda Türk toplumunda siyasal bilincin yükseldiğine de işaret etmektedir.

Siyasal bilinç demişken, bu hafta bizleri gururlandıran bir gelişmeye de değinmeden geçemem. 2023 yılında Demokrat 66 (D66) listesinden Senato’ya aday olan Meryem Karaaslan Kılıç, geçtiğimiz günlerde yemin ederek görevine başladı. Kılıç, Hollanda siyasi tarihinde Senato’ya giren ilk başörtülü Türk kökenli senatör olarak kayda geçti. Bu gelişme, kırk yıllık siyasal katılım mücadelesinin ulaştığı noktayı göstermesi bakımından ayrıca anlamlıdır.

Her seçim döneminde dile getirilen klasik çağrıları tekrar etmek yerine, artık daha bilinçli ve kurumsallaşmış bir siyasal katılım kültürünün nasıl inşa edileceğini konuşmamız gerekiyor. Katılımın sürekliliği, temsilin niteliği ve genç kuşakların siyasete hazırlanması üzerinde durulmalıdır.

Hollanda Türklerinin kırk yılı aşan siyasal katılım serüveni bugün yeni bir eşiğe gelmiş bulunuyor. Artık mesele sadece sandığa gitmek değil, temsilin niteliğini artırmak, genç kuşakları siyasete hazırlamak ve yaşadığımız şehirlerin geleceğinde kalıcı söz sahibi olmaktır. 18 Mart seçimleri bu bakımdan sıradan bir yerel seçim değil, aynı zamanda bir bilinç ve sorumluluk sınavıdır.

Veyis Güngör
3 Mart 2026