Yeni Parti cenahında, hatlar giderek bulanıklaşıyor... Kırmızı çizgiler pembeleşiyor. Geçilen her virajda, arabadan yuvarlananlar düştüğü yerde kalıyor.
Hani hepsi siyasî operasyondu? Hani kurtuluş yoktu tek başına, ya hep beraber ya hiçbirinizdi…
O halde niye hepsine sahip çıkmıyorsunuz. Muhittin Böcek’ten Tunç Soyer’e... Tanju Özcan’dan Vahap Seçer'e...
Hadi İmamoğlu başınızın tacı, Mustafa Sarıgül ne yana düşer? Niye ona da sahip çıkmadınız?
Dilinizi tutan mı var? Onun için de ‘siyasi operasyon’ deyip geçseydiniz.
Yoksa Sarıgül sizin ‘makbul’ vekilleriniz arasında yer almıyor mu?
Ya da bu işin altından çıkması muhtemel ağır yükleri kaldıramayacağınızı bildiğinizden mi onu sahiplenmiyorsunuz.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Sarıgül’le konuşmuş. Sarıgül, hakkındaki ağır suçlamalar nedeniyle Yeni Parti üyeliğinin askıya alınmasını istemiş.
SARIGÜL’E VAR DA İMAMOĞLU’YA YOK MU?
Özel, kendisini partiden atabilmeleri için ‘somut delile ihtiyaç olduğunu’, ancak tartışmaların partiye zarar verdiğini Sarıgül’e anlatmış.
Ayrıca, üyeliği askıya almak gibi yasal bir uygulama olmadığını, bu yüzden Sarıgül’ün talebini ‘istifa’ olarak değerlendirdiklerini söylemiş.
Ve eklemiş:
“Biz Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirimini yaptık ve üyeliği bitti. Partimizle bir bağı yok.”
Sayın Özel, niye elinizi korkak alıştırıyorsunuz? Mustafa Sarıgül için uyguladığınız tarifeyi, mesela Ekrem İmamoğlu için niye uygulamıyorsunuz? Fazla mı kalın geliyor, testerenizin dişi için…
İmamoğlu hakkında, neredeyse mahkeme kararı haline gelmek üzere olan suçlamalar, Sarıgül’ünkinden daha mı hafif?
Manavgat’taki ‘Avrolu baklava kutusu’ için hâlâ ‘kumpas’ mı diyorsunuz? Hani elinizde 32 saatlik kumpas videosu vardı… Niye 32 saniyelik bile görüntü ortaya koyamadınız.
İLLA BİR ALMAN’I MI ÇARPMALI?
CHP’den ayrılmak zorunda kalan veya atılan bazılarına Yeni Parti kapılarını kapatmış olmanız yeterli mi?
CHP kökenli en az 37 belediye başkanı tutuklanmış. Bunların birçoğu şu an Yeni Parti şemsiyesi altında bulunuyor.
Gerçi, İmamoğlu dışındakiler için destek mitingleri düzenleme gafletine düşmeyişiniz bile ‘ilerleme’ sayılır.
Suça bulaşan birini partiden atmanız için, illa ki bir Alman vatandaşını dolandırması mı gerek?
Yahut peştamalla basılması veya belediyeden kadrolu sevgilisine “Ben yürüyen parayım, bebeğim…” diye hava atması mı lazım?
İtirafçılardan gelen suçlamalar, sadece Mustafa Sarıgül’e ulaşmakla kalmıyor; Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Özgür Karabat, hatta bizzat Özgür Özel’in şansına kadar uzanıyor.
Buyurun, Sarıgül tarifesini diğerlerine de uygulayın.
İMAMOĞLU HANGİ PARTİNİN ADAYI
Sorulması gereken başka sorular da var:
Geçtik, diplomasızlık engelini filan… Mesela Ekrem İmamoğlu, an itibarıyla hangi partinin Cumhurbaşkanı Adayı?
Yok öyle yağma; işin kolayına kaçıp, ‘15-20 milyon vatandaşın adayı’ demeyin.
İmamoğlu’yu, gayrimeşru yöntemlerle de olsa ‘CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı’ ilan ettiniz. O şimdi CHP üyesi değil. Yeni Parti üyesi mi, ondan da emin değiliz.
Özgür Bey ağzını açtığında, “Cumhurbaşkanı adayımıza kumpas kuruldu, önü kesildi...” diyor.
Yeni Parti ne zaman önseçim yaptı da İmamoğlu’yu Cumhurbaşkanı Adayı ilan etti?
Bir de Mansur Yavaş konusu var. Hiç bir konuda hiç bir fikri olmadığı için ‘Kadrolu Potansiyel Cumhurbaşkanı Adayı’ sayılan Mansur Yavaş, artık CHP'nin bir şeyi değil. Peki Mansur Bey, Yeni Parti'nin nesi oluyor?
Yeni Parti, bu dar alandaki kısa paslaşmalarla, zaten yalanlarla zehirlenmiş kitlesini bir süre daha oyalayabilir.
Lakin dikkat etmelerinde yarar var. Otobandan önceki son çıkış geçildi veya geçilmek üzere. Silivri’deki davada İmamoğlu kararı çıktığında, üzerinde konuşulacak zemin çok daha farklı olacak.
