St James Sarayı’nı görmeden Londra seferinizi tamamlamayacaksınız.
Hep öyle olur ve hatta dönmek, turu bitirmek, devamında alışverişe dalma telaşındayken hiç farkına bile varılmaz bazen. Sanki hiç yokmuş gibi.
Halbuki ihtişamlı Kral 8. Henry’nin zifaf gecelerini geçirdiği saraylardan biridir.
Lakin benim üzerinde durmak istediğim şey saray değil ama saraydan adını alan St James Caddesi^dir; 17. yüzyılın en ihtişamlı yeri ki kraliyet ailesi mensuplarının ve aristokrat sınıfın tercih ettiği alışveriş caddesi olduğunu, onların terzileri, ayakkabıcıları, mücevhercileri, berberleri, parfümcülerinin yeri olduğunu unutmamak gerekir.
İşte, bunlardan birisi de Galler Prensi ayakkabıcısı ünlü John Lobb ayakkabı dükkanıdır. Başarılı ayakkabı ustası John Lobb’un 66 yıllık ilginç yaşamı 17 Ocak 1895 tarihinde sona erdi; bu tarihin anısına;
Avustralya'da altın madeni arayanlar için ayakkabı ve bot üretti önce. Altın için kazanlar maden buldukça ayakkabılarına doldurmak istediler bu değerli madeni. Kıymetli şeyleri ayakkabılarda saklama adedi eskiye dayanır demek ki. O, maden kaçakçıları için içi boş olan topuklu botlar üretti. İşinin ustalığı ve temelinde işte bu duruş var ki devamında da Galler prensi için ayakkabı siparişi alınca da adı daha öne çıkmaya başladı.
1866 yılında Londra butiğini açtı, 1899 yılında kendisi artık hayatta değildi ama ikinci nesil Lobb ailesi fertleri markayı uluslararası piyasaya taşıdı; en öncelikle yer tabi ki Paris idi.
1970'li yıllarda Hermes markası tarafından satın alındı; ne de olsa yolların, seyahatlerin, ticaretin ve tüccarların tanrısıdır ve tüm bunlar eskimeyen ayakkabılar, sandallar ve botlar gerektir. Lobb da tam da bunu iddia ediyordu.
Şimdi artık New York'tan Dubai'ye, Banhkok'tan Amsterdam'a kadar pek çok şehirde karşımıza çıksa da hala ısmarlama ayakkabı, bot ve diğer klasikleşmiş ürünlerini almak için önce ayakkabı kalıbınızı verip istediğiniz model, renk ve deseni seçmelisiniz.
O halde bu ısmarlama usulünğ devam ettiren dükkanın içerisindeki ayakkabı modellerinde ünlü kişilerin ve elbette ki kralların ayakkabı kalıpları var.
Beşinci kuşak ‘Ayakkabıcı Lobbs’lardan Jonathan sürdürüyor işi bugün ve hem de aynı dükkanda.
Ismarlama bir ayakkabı 7 aşamadan ve 7 kişinin el emeği ve ayakkabıya eklediği 7 farklı şeyden geçiyor. Sonuçta da 4000 İngiliz parası ile bir çift deri Oxford Ayakkabı lakaplı ayakkabı ortaya çıkıyor.
Frank Sinatra, Edinburg Dükü ve tabi Kral III. Charles hazretleri; prensliği ve şimdiki krallığı dönemiyle.
Moda tasarımcılarının da tercih ettiği ürünler üretir, eski tip olmakla suçlansa da zaman zaman…hala daha modacıların bu markayı tercih ettikleri ve ayakkabılarını sipariş ettikleri düşünülürse Lobb ayakkabılarının kıymeti, kalitesi ve her daim klasik zevkin bir parçası olduğu anlaşılır.
Kim mi bu ünlü modacılar?
Sir Norman Hartnell, Ralph Lauren, Oscar de la Renta,… sahibi de bu örnekleri vererek aslında zanaatkarlığın aslında hiçbir zaman demode olmadığını, eskiyi korumanın ve yaşatmanın hep güzel yanları olduğuna işaret eder.