Bu sabah hiç aklımda yokken kendimi bir Kore animesi izlerken buldum. Gelişigüzel tıkladığım animenin daha ilk bölümünü bitirmeden zihnimde bir kapı aralandı. İkinci bölümün ortalarında fark ettim ki ekranda ilerleyen hikâye değil, zihnimde açılan soruydu.
Bu kez beklemedim.
Eşikten geçtim.
Çünkü bazı sorular...
İzlediğiniz hikâyeyi değil,
Sizi izlemeye başlar.

İzlediğim hikâye aslında yabancı değildi. Ekranda ilerleyen hikâye; görünüşün bazı insanlar için kapıları sessizce açtığı, bazıları içinse daha ilk adımda yüzlerine kapattığı bir dünyanın içinden geçiyordu. Yaş, statü ya da sınıf fark etmiyordu.
Görünüş, çoğu zaman insanın adından önce konuşuyordu.
Ya karşındaki siluetin gölgesi bir hayal tozu gölgesiyse...
Hiç var olmamış ufukların çizgilerini aşıp geldiyse...
Üstü başı kirden değil, ruhunun azimli yolculuğundan yorgunsa...
Belki de yargıladığın yüzündeki izler, senin varlığından bile haberdar olamayacağın ufukların sessiz tanıklarıdır.
Ve belki...
Yüzünde dinginlik gördüklerinin içinde, cehennem yangınları çoktan başlamıştır.

Kimimiz yüzüne makyaj yapar. Kimimiz karakterine. Ama en ağır maskeleri çoğu zaman gözle göremeyiz. Bazen de makyaj, bakışlara yapılır.
Vicdan ağırlaşır.
Hüküm vermek hafifler.
İkisini bir türlü dengede tutmayı başaramayız. İşte o anlarda ilk bakışta önyargı dediğimiz konu devreye girer.

Bir gün bir yerde bir kapı açılır biri çıkar…başka bir evrenden farklı bir zaman algısından fırlamış gibi görünür. Tek kelime konuşmadan görüntüsüyle tüm biyografisini okuduğunu iddia edersin. Ve tüm bunlar sadece birkaç saniye içinde oluverir.

Psikoloji buna farklı isimler vermiş olabilir. Ama insan kalbi...bazen en eski yanılgılarını hâlâ ilk bakışta yapıyor. Etiketliyoruz. Saniyeler içinde yargılıyoruz. Çünkü artık ilk bakış, çoğu zaman ilk hükmün yerine geçti. Oysaki bazı insanlar kendilerini ilk bakışta göstermez.
İlk yargımız geçip gittikten sonra görünürler.

Bazen bir insanın yüzü, daha konuşmaya fırsat bulamadan hakkında verilmiş kararların taşıyıcısına dönüşür. Oysa yüz...
Bir karakter değildir.
Sadece kapaktır.

Biz ise çoğu zaman kitabı değil, kapağın üzerindeki rengi okuruz.

Belki de hiçbirimiz bir insanın biyografisini ilk bakışta okuyamayız.
En fazla...
Kendi önyargılarımızın önsözünü okuruz.


Instagram: neptunekosi

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti