Bu Dünya Kupası Fransa'nın zamanı olacaktı. Turnuvanın 1 numaralı takımı, dünya futbolunun en yıkıcı hücum hattı ve 14 yıllık görev süresinin ardından en büyük ödülle veda etmeye hazır bir teknik direktör — tüm yollar Pazar günkü final için New York'a çıkıyordu.
* * *
Bu sonucu önceden kim tahmin edebilirdi ki? Bunun yerine Fransa, Cumartesi günü üçüncülük maçı için Miami'ye gidecek... Heyecan verici hücum oynayan, bolca gol atan ve durdurulamaz görünen bir takım, sanki tanınmaz hale geldi...
* * *
Çoğu kişiye göre (ben de dahil) göre, Fransa grup aşamalarında ve ilk eleme turlarında turnuvanın en başarılı takımıydı. Ama akşam Avrupa şampiyonu İspanya, turnuvanın favorisi Fransa'yı 2-0 mağlup etti. Tamamen hak edilmiş bir zafer...
* * *
Fransa için Dünya Kupası yarı finalini bu şekilde kaybetmek? Duygusuz bir şekilde... Her şey neredeyse gerçeküstü gibiydi. Spor gazetesi L'Équipe, "Bu oyunun, stratejinin ve duyguların böylesine çöküşü" diyordu.
* * *
Fransız takımı teknik direktörleri Didier Deschamps'a veda niteliğinde görkemli bir Dünya Kupası finali yaşatamadı. Hiç şüphe yok: Dünya Kupası yarı finalinde alınan bir yenilgi sanırım acı verici. Özellikle de Deschamps için bu, şampiyonluk için son şansıydı.
* * *
Çünkü üçüncülük maçından sonra 14 yıl ve 27 Dünya Kupası maçı katılımının ardından Fransa milli takımından ayrılacak – Deschamps bu yarı final zaferiyle Helmut Schön'ün rekorunu geride bıraktı. Zinédine Zidane'ın Deschamps'ın yerini alacağı biliniyor...
* * *
Her şeyden önce, Deschamps gerçeği kabul etti: "Bugün hem taktiksel hem de fiziksel olarak yüzde 100'de olmalıydık. Ama değildik" dedi... Mbappé de ‘Oynamak istediğimiz oyunu oynamadık, ne taktiksel, ne teknik olarak, ne de genel performansımız açısından‘ diyordu...
* * *
Fransa, İspanya'yı hafife mi aldı? Bu karşılaşma için ‘hiçbir sürpriz ve beklenmedik olay içermeyen bir düello‘ diyorlar... Peki bu nasıl olmuş olabilir? Fransız kazası nasıl meydana gelmiş olabilir? Dünya futbol otoriteleri bunu konuşuyor...
* * *
Bir Alman meslektaşım ‘ İspanya, topa sahip olma odaklı futbol anlayışına sahip. En iyi karşı pres yapan takımlardan biri. Tabii ki bireysel yeteneklere de sahip... Ancak İspanya'ya yapılabilecek en büyük övgü, kolektif uyumlarının en büyük güçleri olması‘ diyor...
* * *
Bir başka spor yazarı ‘Önceki maçlar, şimdi kesinleşen bir gerçeğe işaret ediyordu: Fransa'nın belki de en büyük zayıf noktası, topu geri kazanarak kendi hücum fırsatlarını yaratmak için orta sahada yeterli yoğunluk üretememesi‘ diyor...
* * *
İspanya 2023'te UEFA Uluslar Ligi'ni kazanan, 2025'te tekrar finale ulaşan ve arada Avrupa Şampiyonası'nı kazanan bir ülke. İtalya'yı iki kez, İngiltere'yi, Almanya'yı, Norveç'i, Portekiz'i ve Belçika'yı birer kez yendiler. Ve Fransa'yı da üç kez. 37 maçtır yenilmiyor...
* * *
İspanya, 2010'da Dünya Kupası'nı kazandığı tek seferde sadece iki gol yemişti. 2012'deki Avrupa Şampiyonası'nı kazanırken ise sadece bir gol yemişti. Bu Dünya Kupası'nda ise İspanya sadece bir gol yedi ve savunmasını sadece Belçika aşabildi.
* * *
İspanyanın kusursuz topa sahip olma oyunu ve sürekli pas yollarını kapatmasının, Fransız ataklarını engellemedeki en büyük etken olduğu söyleniyor... Fransa 82. dakikaya kadar kaleye isabetli şut çekemedi. O da sonradan giren Doue'nun deneme amaçlı bir vuruşuydu.
* * *
The Athletic dergisinin ödüllü spor yazarı da ‘Bu maç bize turnuva futbolunun bazen en iyi hücumdan, en iyi savunmadan veya en yıkıcı anlık performanslardan ziyade 90 dakika boyunca sergilenen en tutarlı oyunla kazanılabileceğini hatırlattı‘ diyor...
* * *
Fransa gelecek turnuvalarda da favoriler arasında mutlaka yer alacak, ancak o zaman Deschamps olmadan; Halefi, muhtemelen Zinédine Zidane, zorlu bir görevle karşı karşıya... Çünkü Fransa‘nın büyük zafer özlemi hâlâ karşılanmamış durumda.
