İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin açıklamalarında operasyonun en dikkat çekici başlığı, yapılanmanın üst yönetiminin kullandığı ileri sürülen “Blopper” adlı gizli yazılım oldu.

Diyarbakır’da konuşan Bakan Çiftçi, “Bir dini cemaat, bir akım gizli yazılım kullanır mı?” diyerek söz konusu uygulamayı FETÖ’nün geçmişte kullandığı ByLock ile karşılaştırdı. Çiftçi, “Önceden FETÖ’cüler ByLock uygulamasını kullanıyorlardı. Bu akımın da şu anda kullandığı, örgüt üst yönetiminin kullandığı Blopper diye bir uygulama var” ifadelerini kullandı.

Bakanın verdiği bilgiye göre Blopper’a üst kademenin üç aşamalı doğrulama sistemiyle girebildiği öne sürülüyor. Bu ayrıntı, uygulamanın sıradan bir mesajlaşma programından ziyade, yapılanmanın üst düzey yöneticileri arasındaki kapalı iletişim için kullanıldığı iddiasını gündeme taşıdı.

Operasyonun hedefi: “Taban değil, üst yönetim”

Çiftçi, operasyonun bütün bir dini cemaate veya muhafazakâr kesime yönelik olmadığını özellikle vurguladı. Bakan, AK Parti iktidarları döneminde dindar insanlara, cemaatlere veya muhafazakâr kesime yönelik bir operasyon yapılmadığını savunarak, soruşturmanın odağında yapının “çıkar örgütüne dönüştüğü” öne sürülen üst yönetiminin bulunduğunu söyledi.

Çiftçi ayrıca yapılanmanın alt kademelerinde yer alan inananlarla, üst yönetimde bulunduğu ileri sürülen kişiler arasında ayrım yapılması gerektiğini belirterek, “Üst yönetimine bir operasyon var. Geniş kesimlere yönelik operasyon yok” mesajını verdi.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Kuriş’in 2016’da başa geçmesinden sonra para ve mal varlığı hareketleri iddiası

Bakan Çiftçi, soruşturmanın mali boyutuna da dikkat çekti. Açıklamasında Alihan Kuriş’in 2016 yılında yapının başına geçtiğini, sonrasında ise “büyük para hareketleri” ve “mal varlığı hareketleri” yaşandığını ileri sürdü.

Bu nedenle soruşturmanın yalnızca örgütsel yapılanma ve haberleşme ağıyla sınırlı olmadığı, mali kaynaklar ve mal varlığı hareketlerinin de incelemenin önemli başlıkları arasında bulunduğu ifade edildi.

17 ilde operasyon, 32 tutuklama

Soruşturmanın son aşamasında kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, 13 Ağustos’ta kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapıya yönelik 17 ilde operasyon düzenlendi. Gözaltına alınan 38 şüpheliden Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu 32 kişinin tutuklandığı, 6 kişinin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı bildirildi.

Kuriş’in tutuklanmasıyla birlikte soruşturma, Türkiye’de dini yapılanmaların örgütsel ve mali faaliyetleri konusunda yeni bir tartışmanın da merkezine yerleşti.

Blopper iddiası soruşturmanın en kritik başlıklarından biri

Çiftçi’nin açıklamasıyla birlikte soruşturmanın dikkat çekici boyutlarından biri de gizli haberleşme iddiası oldu.

ByLock örneğinde olduğu gibi belirli bir grubun üst düzey isimleri arasında kullanılan kapalı bir iletişim sisteminin bulunup bulunmadığı, Blopper olarak adlandırılan uygulamanın nasıl çalıştığı ve kimler tarafından kullanıldığı soruşturmanın ilerleyen aşamalarında daha fazla gündeme gelebilecek başlıklar arasında bulunuyor.

Ancak şu aşamada uygulamanın teknik özellikleri, kullanıcı sayısı, mesaj içerikleri veya soruşturma dosyasındaki delil niteliği konusunda kamuoyuna ayrıntılı ve bağımsız bir resmî açıklama yapılmış değil. Bu nedenle Blopper’ın varlığı ve kullanım biçimine ilişkin bilgiler, İçişleri Bakanı Çiftçi’nin açıklamalarına dayanan iddialar olarak aktarılıyor.

ByLock benzetmesi neden önemli?

FETÖ soruşturmalarında ByLock, örgüt üyeleri arasındaki iletişimin tespit edilmesinde uzun süre en çok tartışılan dijital unsurlardan biri olmuştu. Bu nedenle Çiftçi’nin Blopper’ı ByLock ile karşılaştırması, mevcut soruşturmada dijital haberleşme ağının örgütsel hiyerarşiyi ortaya çıkarmada önemli bir delil olarak değerlendirilebileceği mesajını taşıyor.

Bakanın açıklamasındaki “üç kademeli doğrulama” ayrıntısı da bu açıdan özellikle dikkat çekiyor. Eğer soruşturma dosyasında uygulamanın kullanımına ilişkin dijital deliller doğrulanırsa, bu bulguların yapılanmanın üst yönetimi arasındaki iletişim zincirinin ortaya çıkarılmasında önemli rol oynayıp oynamayacağı önümüzdeki süreçte netleşecek.

Not: Uygulamanın adı, farklı haber kaynaklarında “Blopper”, “Blooper” ve “Glooper” şeklinde yazıldı. Bakan Çiftçi’nin açıklamasının haberleştirilmesinde “Blopper/Blooper” kullanımı öne çıkıyor. Bu nedenle uygulamanın teknik adı konusunda bağımsız bir resmî doğrulama gerekiyor.