Hollanda'nın işgal altındaki Filistin toprakları ile Suriye’ye ait Golan Tepeleri’ndeki İsrail işgalcilerine yönelik yeni ticaret yaptırımı resmen yürürlüğe girdi.
Hollanda hükümetinin 21 Temmuz’da yayımladığı karar, iki aylık geçiş süresinin ardından 22 Eylül 2026 tarihinde uygulanmaya başladı. Düzenleme; söz konusu yerleşimlerden gelen malların Hollanda’ya ithal edilmesini, satın alınmasını, satılmasını ve bu ürünlerin ticaretine aracılık edilmesini yasaklıyor. Yaptırımların etrafından dolaşmaya yönelik işlemler de ayrıca yasak kapsamına alındı.
Hollanda hükümeti kararın gerekçesini, İsrail’in 1967’den bu yana işgal altında tuttuğu topraklardaki yerleşimlerin uluslararası hukuka aykırı olduğu yönündeki tutumuna ve Uluslararası Adalet Divanı'nın 19 Temmuz 2024 tarihli danışma görüşüne dayandırıyor. Hollanda'nın resmî kararında Batı Şeria'daki zorla işgallerin yanı sıra Doğu Kudüs ve Golan Tepeleri’ndeki İsrail yerleşimleri ve ileri karakolları da açık biçimde kapsam içine alınıyor.

Yasak sadece ticari malları kapsamıyor
Yeni düzenlemenin yolcular açısından en dikkat çekici yönü, ticari ithalatla sınırlı olmaması.
Hollanda Gümrüğü'nün yolcular için yayımladığı resmî bilgilendirmede, 22 Eylül'den itibaren yasa dışı kabul edilen İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin kişisel bagaj içinde dahi Hollanda'ya getirilemeyeceği açıkça belirtiliyor.
Gümrük idaresine göre yasak, ürünün:
- hediyelik eşya olarak getirilmesi,
- bir başkasından hediye olarak alınmış olması,
- kişinin kendi kullanımı için taşınması
durumlarında da geçerli.
Dolayısıyla düzenleme yalnızca şirketleri ve ticari ithalatçıları değil, Hollanda'ya giriş yapan bireysel yolcuları da doğrudan ilgilendiriyor.
Bir parçasının yerleşimlerden gelmesi de yeterli
Kararın kapsamı ürünlerin menşei konusunda da oldukça geniş tutuldu.
Hollanda Resmî Gazetesi'nde yayımlanan yaptırım kararına göre, işgal altındaki bölgelerde bulunan İsrail yerleşimlerinde tamamen veya kısmen elde edilen ya da üretilen mallar yasak kapsamına giriyor.
Bu tanım, söz konusu yerleşimlerde herhangi bir işleme tabi tutulan ürünlerin yanı sıra, bu bölgelerden gelen ham madde veya yarı mamul içeren ürünleri de kapsıyor.
Bu nedenle ürünün son üretim veya paketleme noktasının İsrail'in uluslararası alanda tanınan sınırları içinde bulunması tek başına yeterli olmayabiliyor. Ürünün içeriğinin veya üretim zincirinin bir bölümünün yasak kapsamındaki yerleşimlerle bağlantılı olması halinde düzenleme uygulanabiliyor.
Bununla birlikte resmî karar bazı teknik istisnalar da içeriyor. Avrupa Birliği Gümrük Kodu'nun 64. maddesi uyarınca tercihli menşe statüsüne hak kazanan belirli mallar kapsam dışında tutuluyor.
Schiphol'de bagaj kontrolleri başladı
Düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonra tartışmanın odağı Amsterdam'daki Schiphol Havalimanı oldu.
The Jerusalem Post, Tel Aviv'den Schiphol'e gelen bazı yolcuların gümrük görevlileri tarafından durdurulduğunu ve bagajlarının kontrol edildiğini bildirdi. Gazetenin görüştüğü bir yolcu, valizinin açıldığını ve içindeki kişisel ürünlerin menşei açısından incelendiğini anlattı.
Ancak ilk haberlerde yer alan, İsrail'den gelen yolcuların tamamının özel kontrole tabi tutulduğu yönündeki izlenim daha sonra Hollanda Gümrüğü tarafından doğrulanmadı.
Hollanda Gümrüğü Sözcüsü Oscar van Elferen, kontrollerin ülkenin farklı havalimanlarında risk analizi ve rastgele kontroller temelinde yürütüldüğünü belirtti. Gümrük idaresine göre İsrail yerleşimlerine yönelik yeni yaptırım 22 Eylül'den itibaren mevcut gümrük denetimlerinin bir parçası haline geldi; ancak İsrail'den gelen her uçaktaki bütün yolcuların kontrol edilmesi söz konusu değil.
Hollanda'daki Yahudi kuruluşlarının çatı örgütü Central Jewish Consultation da kendilerine ulaşan bilgilere göre bir uçuşta yaklaşık 15 yolcunun kontrol edildiğini, İsrail'den gelen bütün yolcuların sistematik biçimde ek kontrole tabi tutulduğuna ilişkin bir işaret bulunmadığını açıkladı.
Transit yolcular için farklı uygulama
Yeni düzenlemenin önemli ayrıntılarından biri de Hollanda üzerinden başka ülkelere seyahat eden transit yolcularla ilgili.
Hollanda Gümrüğü, yalnızca Schiphol üzerinden aktarma yapan ve malları Hollanda'ya ithal etmeyen transit yolcuların bu yaptırım kapsamında kontrol edilmeyeceğini bildirdi.
Ancak gümrük, uyuşturucu, ürün güvenliği veya başka gümrük mevzuatı kapsamında transit yolcuların farklı nedenlerle kontrol edilmesinin mümkün olduğunu da vurguladı.
Daha önce alınan ürünler için de geçiş dönemi yok
Düzenlemede ayrıca eski stokları koruyan genel bir geçiş dönemi bulunmuyor.
Hollanda Girişimcilik Ajansı RVO'nun açıklamasına göre kurallar 22 Eylül itibarıyla mevcut stoklar için de uygulanmaya başladı. İşletmelerin ellerindeki eski stokları ticari olarak satmasına izin verilmiyor; bunların yalnızca ticari olmayan kişisel kullanımına izin veriliyor.
Yolcular açısından ise belirleyici unsur ürünün ne zaman satın alındığından çok, 22 Eylül'den sonra Hollanda'ya sokulup sokulmadığı ve menşeinin neresi olduğu. Hollanda Gümrüğü kişisel bagajda bulunan hediyelik ve kişisel kullanım ürünlerinin de ülkeye giriş yasağına tabi olduğunu açıkça belirtiyor.
Kasıtlı ihlallerde ağır cezalar mümkün
Yaptırım kararına uymamak Hollanda hukukunda cezai sonuç doğurabiliyor.
Düzenleme, Hollanda'nın 1977 tarihli Yaptırımlar Yasası kapsamında çıkarıldı. Yaptırım kurallarının ihlali ekonomik suç olarak değerlendirilebiliyor. Hollanda Ekonomik Suçlar Yasası'na göre ilgili kategorideki kasıtlı ihlallerde azami ceza altı yıla kadar hapis, kamu hizmeti cezası veya beşinci kategori para cezasına kadar çıkabiliyor. Kasıt bulunmayan ihlaller içinse ilgili suç kategorisinde bir yıla kadar hapis öngörülebiliyor.
Bu nedenle “bagajında yasaklı bölgeden bir ürün bulunan herkes altı yıl hapis cezasıyla karşı karşıya” şeklindeki bir yorum doğru değil. Altı yıl, yaptırım mevzuatının kasıtlı ekonomik suç niteliğindeki ihlaller için öngördüğü azami ceza.
Yasak İsrail'in tamamını kapsamıyor
Hollanda hükümeti, düzenlemenin İsrail ile genel ticarete yönelik bir ambargo olmadığının özellikle altını çiziyor.
Yasak, İsrail'in 1967 öncesi uluslararası kabul gören sınırları içerisindeki ekonomik faaliyetleri kapsamıyor. Hollanda Girişimcilik Ajansı da yeni tedbirin Hollanda ile İsrail arasındaki, bu sınırlar içindeki ikili ticaret ilişkisini değiştirmediğini belirtiyor.
Düzenlemenin coğrafi kapsamının belirlenmesinde Avrupa Birliği'nin, İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin tercihli gümrük uygulamalarından yararlanıp yararlanamayacağını belirlemek amacıyla kullandığı posta kodu listesi esas alınıyor.
Hollanda: Uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülük
Hollanda hükümeti, yaptırım kararını uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerinin bir sonucu olarak savunuyor.
Hükümet açıklamasında İsrail'in işgal ettiği topraklardaki yerleşimlerin hukuka aykırı olduğunu belirterek, Hollanda'nın ekonomik faaliyetler yoluyla bu durumun sürdürülmesine katkıda bulunmaması gerektiğini kaydetti.
Amsterdam yönetimi 2006'dan bu yana şirketlere İsrail yerleşimleriyle ekonomik ilişki kurmamaları yönünde “caydırma politikası” uyguluyordu. Yeni düzenleme ise bu politikayı belirli ürünlerin ithalatı, satın alınması ve satışının doğrudan yasaklandığı bağlayıcı bir hukuki rejime dönüştürdü.
Karar diplomatik krize dönüştü
Ticaret yasağı ve Schiphol'deki kontroller Hollanda ile İsrail arasında diplomatik gerilime de yol açtı.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, 27 Eylül'de Hollanda'nın Ramallah'ta görev yapan diplomatlarının İsrail tarafından verilmiş diplomatik statülerinin kaldırılacağını açıkladı. Diplomatlardan belgelerini yedi gün içinde iade etmeleri istendi. İsrail Dışişleri Bakanlığı kararın, Hollanda'nın yerleşim ürünlerine yönelik yaptırımına karşılık olduğunu açıkladı.
Bunun ardından Hollanda Dışişleri Bakanı Tom Berendsen, İsrail'in kararını “gereksiz” olarak nitelendirerek İsrail'in Hollanda Büyükelçisini Dışişleri Bakanlığı'na çağırdı.
Böylece 22 Eylül'de yürürlüğe giren ve başlangıçta ticaret ile gümrük mevzuatı çerçevesinde şekillenen yaptırım, birkaç gün içinde Hollanda-İsrail ilişkilerinde diplomatik bir anlaşmazlığa dönüşmüş oldu.







