banner814

banner974

banner646

banner1053

banner1100

banner1013

banner1068

18.02.2022, 11:29

KKTC’deki basın örgütleri de sınıfta kaldı...

KKTC’de Türkiye’deki gazetecilikten, onun biçiminden en çok şikâyet edenler kendilerine “gazeteci” diyenlerdir.

Hatta basın örgütleridir.

Beğenmezler!

Türkiye’deki gazetecilerin haklarını falan savunurlar arada bir…

Bizim gazetecilerimiz ise mafyaya tazminat öder, yargı çıkışı…

Bunları konuşmazlar!

Türkiye’deki bazı gazetecileri, tek satır ne yazdıklarını bile bilmedikleri halde; afaki ve bizimle alakası olmayan gazetecilik faaliyetlerini “basın etiği” üzerinden bildirilerle savunurlar arada bir...

Öyle ya bizim basın örgütlerimiz “evrensel değerlerin” peşindedirler…

Bunlar Türkiye’deki medyaya “zift medyası” da der; “rejim medyası” da der, “Erdoğan medyası” da derler… 

Kim kime ne der daha bilmeden!

Der de, derler.

Gece sokakta gezen avare lağım farelerinin bile bildiğini, duyduğunu ve yaşadığını mahalle dedikodusu tadında söylemekten, yazmaktan öteye geçemeyen bu gazetecilerimizin gerçek durumu ise Sedat Peker’in videoları sürecinde ortaya çıktı…

Gazeteciliğimizin ne pespaye, kendisine gazeteci diyenlerin de ne “ahlaksız” tipler ve derinlikten yoksun ve aslında meslekte bir “ustaları” da doğru düzgün olmadığı için “okumuş” bireyler bile olmadıklarını, hatta eğitimli ve fakat “eğitilmemiş”, selam vermeye değmez birer müsvedde olduklarını Sedat Peker sürecinde gördük…

**

Bunu bile söyleyemezler: Sedat Peker yayınları sürecinde KKTC’de en çok medyanın; ondan da daha çok ve önemlisi bir fert- birey olarak "gazeteci" ve “gazeteciliğin” imtihanı olarak üstümüzden geldi, geçti…

Gazetecilerimizin neredeyse hiçbiri, Peker KKTC’nin namusunu kurtarırken ve kırk yıllık bir kara lekeyi, yani merhum Cumhurbaşkanı Denktaş’ın “Rumlar yaptı…” dediği Kutlu Adalı'nın katlini “itirafları” ile temizlerken aynı anda resmettiği, diğer asıl ve bugüne dair iddialarını hiç konuşamadılar, yazamadılar.

En radikalleri bile, gece gündüz “statüko da statüko” diye şikayet edip işaret etmeden yaşıyorlardı zaten ama Kıbrıs’ın “pis trafiği” konusuna girmediler.

Korkaktılar ama "tükürmeye" de şerefleri yoktu bunların.

Halil Falyalı ismine ve onun temsil ettiği Türkiye ile ilişkili ağının ortaya çıkmış yüzlerine “tek kelime” edemediler…

Bu konuları paylaşmadılar, didiklemediler, gönderme yapmadılar.

Bu gazeteciler KKTC Cumhuriyet Meclisi, Kutlu Adalı Cinayeti Komisyonu kurduğunda “tamam ama diğer konu ne olacak, asıl günümüzle ilişkili Falyalı iddiaları boş mu yani?” bile diyemediler!

Ne kurumlarında, ne sosyal medya hesaplarında ne de –korkaklıkta dip yaptıkları için- arkadaş sohbetlerinde bile dillendirmediler...

Onlar, sosyalist bildikleri Ömer Kalyoncu’nun “Falyalı yargıya da hâkim, savcılar ile arası çok iyi” dediğini de beğenmedikleri Türkiye medyasından okudular, dinlediler ama bunu sosyal medya hesaplarından dahi paylaşmaya ürktüler.

Bizim gazetecilerimiz de tıpkı Peker’den çekinen, O’nu susturan diğer odaklar gibi “bu videolar da bir an evvel bitse” diye beklediler, bu besin zinzirinde en ufak halka olduklarını bildikleri için!

Üç maymunların atası olduklarını ortaya böylelikle döktüler.

Türkiye’nin arka bahçesi olmakla, bir suç cenneti olduğumuzu boş boş yazarak ve konuşarak ama hiçbir zaman adres vermeden; rejim dedikleri bekçi isimlere girmeden, onlarla aralarına mesafeyi koyabilecek -gazetecilik becerisinden de yoksun oldukları için- geceleri güzel güzel uyuyup gündüzleri de “gazetecilik dersi” verdiler…

**

Bu meslekte her şeyin başı “muteber” olmaktır!

Siz Falyalı’ya “hal çaresi” nedeniyle şikâyet edilen insanların sadece dedikodu olduğunu zannedenlerdensiniz…

Öyle varsayarak bu mesleği icra ettiniz.

Siz nereden bileceksiniz mesela benim gibi bir gazetecinin hem “naylon faturacı” hem de “iftiracı, çamurcu” bazı Türkiyeli yetkililer tarafından da uğraşılan biri olduğumu!

Tamamen gazetecilik faaliyetlerim nedeniyle KKTC'den en üst düzey siyasilerce hem polise; hem mafyaya; hem de bazı Türkiyeli yetkililere şikâyet edilmiş biri olduğumu…

Siz daha kim kimdir bilmiyorsunuz, kim nerede görmüyorsunuz…

Sizler zaten kim olabilirsiniz ki "Kimin kim adına kimi tehdit ettiğini" bilecek de temel duruşundan yoksun olduğunuz gazetecilik adına kınayıp kendinize “gazeteci” diyebileceksiniz…

Siz “Kıbrıslılıkta” da “gazetecilikte” de sınıfta kaldınız.

Milliyetçilerimiz, Solcularımız ve müslümanlarımız gibi... 

Ben ama “yurttaşlığımı” ispat ettim.

Bu konularda sözde burada mangalda kül bırakmayıp; bu sayede de Türkiye’de gazetelere konuk olup TMT’yi bile bu işlere bulaştırmış olabilirsiniz ama biz burada size o sözleri söyletenin reklam ücretleri olduğunu biliyoruz.

İşte tam da bu nedenle bizim tweetlerimiz 15 bin okunmanın altına inmezken sizinkileri kimse fark etmiyor bile!

İlkelerle değil, kişisel ilişkilerle yürütmeye gayret ettiğiniz o yolun yolcususunuz.

**

Bunları sizleri ciddiye aldığım için yazmadım.

Kıbrıs’taki PKK’lı odaklar tarafından da; Güney Kıbrıs’a kaçmış FETÖ’cüler tarafından da gerek sosyal medya paylaşımlarım, gerekse de sadece onların anlayabileceği satır arası bazı köşe yazılarımdaki ifadelerim nedeniyle de tehdit edilmiş bir gazeteciyim!

İstediğiniz kadar köşenizi tutun siz, okunmuyorsunuz…

Kimseyi de rahatsız etmiyorsunuz.

Politika belirleyen kimsenin de dikkatini çekmiyorsunuz.

Hatta onlar sizi kontrast efekti oluşturduğunuz için seviyor da!

Herkes sizin “gazeteciliğinizden” de "karakterinizden" de memnun.

Ben en azından bu süreci, benim de sizler gibi “suç örgütü lideri” unvanıyla andığım Sedat Peker’in twitter hesabında “namuslu gazeteci” olarak ilan ettiği bir meslektaşınız olarak kapatıyorum...

Siz Halil Falyalı’nın cenazesine ne yapacağınızı bilememişlerdensiniz..!

Beğenmediğiniz Türkiye’deki havuz medyası mensupları parayı çuvalla alıyor da böyleler.

Onların da çocukları, eşleri var.

Siz ve fakat bir zarfa tavsınız…

Benden size bu satırlar lütuf sayılır: Sessiz kalan basın örgütlerini kınıyorum!

Tam da benim de almış olduğum Kutlu Adalı basın ödülünü iade etmeyi düşündüğüm hengâmda ve son anda "kınayan" Basın-Sen’e de teşekkür ederim.

Bana hayrınız yok, kendinizi temizliyorsunuz sadece…

**

Sizler kendinize gazeteci deyip bakanları tırtıklamaya, birini indirip yerine ötekini atamaya; sendikaları söğüşlemeye ve kendinize de basın örgütü mensubu “gazeteci” demeye devam ediniz...

Ben örgütsüz basın emekçisiyim; siz örgütlüsünüz ama “teslim” alınmışsınız.

Anlata biliyor muyum yoksa daha da detaylı mı yazayım istersiniz.

Ben kendimi korurum da sizi kim ne yapacak onu kestiremiyorum

Hangi torbada, hangi ideolojide olduğunuzun önemi yok: Bir sıkıntı yaşarsanız seslenin, “gerçek bir gazeteci” olduğum için “gerçek kaynaklarım” da benimle münasebette “gerçek odaklar” da çoktur…

Sizin bilebileceğiniz şeyler değil; gerçek gazetecilerin durumu öyledir çünkü.

Sadece kendi evlatları ve akrabaları tarafından okunanların bilebileceği ya da öğretebileceği bir meslek değildir gazetecilik...

Bari bize öğretmeyin!

Bizi kimse “kendinden” görmez ve bilmez.

Siz örgütler, herkesin aynı anda adamısınız!

“Gazetecilerin” yanına bekleriz…

(kibrispostasi'ndan)

Yorumlar (0)
banner647
banner872
banner1095
19
açık
banner1087
banner673
banner1030
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 36 86
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 36 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31
banner892
banner916
Günün Karikatürü Tümü
banner928