Acaba dünyada kafası karışmayan sıradan bir insan kaldı mı?
Batı’nın lağımı patladı. Her gün yeni bir pislik saçılıyor dünya gündemine.
Mevzu; zengin, kudretli ve aynı zamanda azgın elitler kitlesinin, her türlü insanlık sınırlarının ötesine geçmesinden ibaret değil.
Sansürlü de olsa yayınlanan milyonlarca belge, resim ve görüntü içinden, her yeni gün ‘bundan ötesi olamaz’ dedirten malzemeler fışkırıyor.
Azgın kitleye dâhil olmayan, ‘beriki insanlık kitlesi’, muhatap olduğu manzara karşısında, midesine yumruk yemiş gibi hissediyor.
Hani bunca bilgi, belge, delil, tanık olmasa, karşımızdaki tabloyu komplo teorileriyle açıklamaya çalışacağız
Hoş, oturduğumuz tribünden izlediğimiz şey, her an bir komplolar yumağına dönüşebilecek nitelikte.
Şaşkınlık içindeyiz; çünkü ortaya dökülen malzemeler, ‘medenî dünya’ dediğimiz kurulu düzenin, aslında ‘medeniyetler karşıtı koro’ olduğunu sergiliyor.
Ve bu tiyatronun nereye evirileceğini kestiremiyoruz. Önümüze konan görüntüye bakarsak, şöyle bir manzara var:
SALLAYAN, KUYRUK MU YOKSA KÖPEK Mİ?
En az iki taraf arasında, dünyayı sarsacak boyutta bir bilek güreşi yapılıyor. Bir yanda, Epstein tezgâhına gelmiş çok sayıda devlet yöneticisi, işadamı, film ve müzik ünlüsü… Öte yanda, o saltanat sahiplerinin saltanatını yıkmak üzere harekete geçmiş ‘yeni efendi adayları’…
Ve hangi taşı kaldırsanız altından çıkan Mossad/İsrail/Siyonizm silueti…
Kim, kimin ipini çekiyor, anlaşılmıyor.
Siyonizm karşıtları, bugüne kadar tüm dünyayı şantajla kendisine köle yapmış Siyonist bloğu mu silkeliyor?
Yoksa Siyonist çete, süngünün ucunu bir yerlere dürterek, Gazze soykırımı sonrasında değişen güç dengelerini yeniden ve kendi lehine tasarlamaya mı çalışıyor?
Mecazî söylersek; köpek mi kuyruğunu sallıyor, yoksa kuyruk mu köpeği sallıyor? Şimdilik anlayamıyoruz.
Eğer bu mevzuda inisiyatif, ABD’nin menfaatlerini önceleyenlerin elindeyse, köpeğin kuyruğu salladığına hükmedebiliriz. Ki, bu biraz içimizi rahatlatır.
Yok, Mossad ve Siyon iblisleri, artık sürdürülemez hale gelmiş bir istihbarat-şantaj ağını, yerine yenisini koymak üzere tasfiye niyetiyle kanalizasyonu patlattıysa, kuyruğun köpeği silkelediğini düşünebiliriz. Ki, en kötü senaryodur.
Kuyruk köpeği sallıyorsa, Siyonist tiyatronun yeni bir sahnesiyle karşı karşıyayız demektir.
BUNCA BENZERLİK İLGİNÇ DEĞİL Mİ?
Bu arada, Epstein merkezli şantaj çetesi, bizim yakın geçmişte muhatap olduğumuz benzer bir çeteyi, FETÖ iblislerini hatırlatmıyor mu?
Epstein gibi ‘sübyan adaları’ kurmamış olsalar bile, FETÖ de aynı tuzakları kurup, birçok ‘önemli’ şahsı ya safdışı bırakmış ya da kendisine hizmet eder hale getirmişti.
Denilebilir ki, bu benzerliğin nesi şaşırtıcı? FETÖ de tıpkı Epstein gibi, İsrail/Mossad/CIA eksenli bir istihbarat yapılanmasıydı. Yani aynı kuklacının kuklaları…
Arada biraz fark var tabi. FETÖ, tüm pislikleri ‘dinî cemaat maskesi’ gerisinden yaparken; Epstein iblisi, muhataplarının ‘hedonist’ zaaflarını kullanarak ilmeği boyunlarına geçirmiş.
Birisi uhrevî kazançları yem olarak kullanırken, diğeri ahlâkî düşüklüğü tepe tepe kullanmış.
YA BAŞKA YAPILAR DA VARSA
Şu soruyu da sormak lazım: Siyonist çete, Türkiye’de sadece FETÖ üzerinden mi istihbarat-şantaj eylemleri yürüttü? Yani başka yapılar da olamaz mı? Bilhassa ‘hedonist’ varsılları tezgâha getirip de kullanan?
Son haftalarda gündemimizden hiç düşmeyen uyuşturucu-kumar-fuhuş soruşturma ve davalarını biraz da bu pencereden görmemiz gerekmez mi?
Bu mevzuda söylenmesi gereken bir husus daha var: Bizdeki entel-dantel, çalgı-çengi ve her ota-bota maydanoz olan oyuncu-ünlü tayfasından, Epstein pisliklerine dair niye bir ses gelmez?
Yoksa onlar da mı Epstein benzeri ‘ada’lardan geçtiler? Ya da her birinin rızkı Mossad üzerinden mi aktarılıyor?
Evet, bu Epstein hamuru daha çok su kaldırır. Bakalım bu sular, kimleri sürükleyip götürecek…
