Beyin; vücudun komuta merkezidir. Bizi ve vücudumuzu beynimiz yönetir. Düşünme, eğitim, öğrenme, karar verme, hafıza gibi tüm bilişsel ve fiziksel işlevleri kontrol eder. Tüm hayatımızı ve hayati faaliyetleri beyin koordine eder.
Onun için bu önemli konuyu siz değerli okurlarımızla da paylaşmak istedim.
Bugün sizlere beyin üzerine yazılmış kitap ve yazılardan söz etmek istiyorum. Çünkü BEYNİMİZ NEYSE BİZ OYUZ. Yani bizi biz yapan beynimizdir. Bunu Hollandalı bilim insanı nörobiyolog Dick Swaab söylüyor. (1)
Dick Swaab, 2010 yılında piyasaya çıkan “Wij zijn ons brein” yani BEYNİMİZ NEYSE BİZ OYUZ kitabının da yazarıdır. Bu kitap Hollanda’da 50. baskısını yaptı.
Bu kitap Türkçeye de tercüme edilip yayımlandı. İlgi duyanlar alıp okuyabilirler.
Nörobiyolog Dick Swaab, tam 81 yaşında ve haftada tam 60 saat çalışıyor. Ve kendisini bu sayede 18 yaşında hissediyor.
Sağlıklı kalmak için ne yapıyorsunuz, sorusuna şöyle cevap veriyor:
"Çok çalışıyorum."
Peki, ölene kadar çalışmaya devam etme arzunuz var mı, sorusuna ise şöyle yanıt veriyor:
"Sanırım öyle. Çünkü çalışmayı bıraktığımda huzursuz oluyorum.”
Müthiş bir saptama. Bir bilim adamı sağlığı ve geleceği ölene kadar çalışmakta buluyor. Bu örnek alınması gereken bir durumdur.
Swaab, kırk yıllık geçmişi olan NHB (Hollanda Beyin Bankası)’nda çalışıyor. Burada şu an için eksi 70 derecede saklanan 550 insanın beyni var. Bütün bu beyinler, ölümden altı saat sonra kafatasından çıkarılıyor. Yurt içinde ve yurt dışında incelemeye sunuluyor.
Geliniz birlikte Nörobiyolog Dick Swaab’ın sorulara verdiği yanıtları okuyalım.
Soru: “Karakterimiz doğumda mı sabitleniyor?”
Cevap: "Evet. Miras aldığınız karakter erken gelişimde oluşur. Beyninizin yapısında yer alır ve genlerinize ve anne karnında yaşadıklarınıza bağlı olarak edinilir. Karakterinizin %50'si genetik olarak belirlenir ve %50'si erken gelişiminiz tarafından belirlenir. Özgürce seçim yaptığımızı düşünüyoruz, ancak gerçekte seçimlerimiz büyük ölçüde biyolojik 'yapımız' tarafından belirleniyor."
Bunu değiştiremezsiniz, tıpkı cinsiyet kimliğimizi, cinsel yönelimimizi veya zekâmızı değiştiremeyeceğiniz gibi. Bu büyük ölçüde genetiktir. Ve evet, davranışları biraz değiştirebilirsiniz, yıkıcı davranışları gizlemeye çalışabilirsiniz, ancak karakteri değiştiremezsiniz. Bu, bazı insanlar için kabullenmesi çok zor bir şey. Yani evet, biz beynimiz neyse biz oyuz.."
Swaab; “Beynimiz değişirse biz de değişiriz,” diyor. Bunu da şöyle açıklıyor:
"Kalbiniz veya akciğerleriniz gibi hayati bir organı nakledebilirsiniz ve uzuvlarınızı kaybedebilirsiniz, ama aynı kişi olarak kalırsınız. Ama beyninizin stratejik bir yerinde küçük bir delik açılması yeterlidir ve anında tamamen farklı bir kişi olursunuz."
Swaab, iki dil konuşulan bir ortamda büyümenin, Alzheimer riskini azalttığını, söylüyor. Ve ekliyor:
"Alzheimer'ın ana risk faktörü yaştır, bu nedenle hastalığı durdurmak için beyin yaşlanmasını durdurmamız gerekir. Bunun gerçekleşme olasılığının çok düşük olduğunu düşünüyorum. Beyin hasarını önleyerek hastalığı bir nebze geciktirmeye çalışabiliriz. Boks yapmayarak, futbolda topa kafa vurmayarak, iyi eğitim ve çalışma yoluyla beyni uyararak. Beyne yük bindiren, az rutinli işler yaparak. Egzersiz yaparak ve diyabet ve obeziteyi önleyerek."
Bekir CEBECİ
(Eğitimci, Araştırmacı Yazar)
Rotterdam, 15 Ocak 2026
e-mail: [email protected]
Kaynakça;
1) AD, Algemeen Dagblad Gazetesi, 11 Ocak 2026
Hollandalı nörobiyolog Dick Swaab ile yapılan 4 sayfalık röportajı yayımlandı.
