ABD Adalet Bakanlığı’nın kamuoyuna açtığı milyonlarca sayfalık Jeffrey Epstein dosyalarının son kısmı yayınlandı. Belgeler arasında İngiliz Kraliyet Ailesi’ne yakın isimlerin adlarının yeniden gündeme gelmesi, hem Birleşik Krallık’ta hem de uluslararası medyada sert tepkilere yol açtı. Özellikle Prens Andrew ve eski eşi Sarah Ferguson’un (York Düşesi) Epstein ile yazışmaları yeni tartışmalar başlattı.
Sarah Ferguson’un 2010 e-postası büyük yankı uyandırdı
Dosyalarda yer alan e-postalar arasında Sarah Ferguson’un 30 Ocak 2010 tarihli bir mesajında Jeffrey Epstein’a, “Hizmetindeyim. Benimle evlen” ifadelerini kullandığı görüldü. Mesajda ayrıca Epstein’a yakınlığını ve minnettarlığını ifade eden samimi cümleler yer alıyor. Bu yazışma, sosyal medyada ve basında yoğun eleştirilere neden oldu.

Ferguson’un eski York Düşesi olarak hafızalara kazınmış ismi, yüklü mali destek, marka anlaşmaları ve kişisel yardımlar konusunda Epstein’a teşekkür ettiği başka mesajlarda da geçiyor. Bazı yazışmalarda Ferguson’un neredeyse “kardeş” gibi hitap ettiği ve maddi sıkıntılarından söz ettiği iddia edildi.
Prens Andrew ile olan bağlantılar yeniden tartışılıyor
Prens Andrew’un da Epstein ile ilişkilerini hatırlatan fotoğrafların ve e-postaların dosyalarda yer alması skandalı yeniden alevlendirdi. Andrew’un Epstein’ın evinde yemeklere katıldığını ifade eden belgeler ve bazı e-postalarda “eskiden Epstein ailesinin bir ‘pet’i olduğuna” dair ifadeler bulunduğu öne sürüldü.
Bu yeni belgeler, Andrew’un 2022’de Epstein mağduru Virginia Giuffre ile yaptığı milyonlarca sterlinlik uzlaşmanın ardından gelen eleştirileri yeniden canlandırdı. Bazı hukuk çevreleri ve politikacılar, Andrew’un ABD’de ifade vermesi çağrılarına devam ediyor.
Kraliyet ailesi içinden tepkiler
Britanya Kraliyet Ailesi’nden de ilk resmi açıklamalar gelmeye başladı. Prens Edward, Dubai’de bir etkinlikte yaptığı konuşmada, “Bu dosyaların kurbanları unutturmaması gerektiğini” vurgulayarak skandala dair ciddi endişelerini dile getirdi.
Buckingham Sarayı henüz doğrudan isimlerle ilgili suçlamaları kabul etmediğini belirtse de, sarayın mağdurların korunmasına vurgu yaptığı açıklamalar yapıldı. Kamuoyu, palasların içine sızdığını iddia eden bu belgelerin yarattığı şok dalgasını tartışmaya devam ediyor.
Ferguson’un hayırseverlik çalışmalarına etkisi
Yeni yazışmaların ardından Ferguson’un kurucusu olduğu Sarah’s Trust adlı hayır kurumu sosyal medya ve belirli kurumlar tarafından eleştiri oklarına hedef oldu. Kuruluş, bugün yaptığı açıklamada olası itibar zararları nedeniyle faaliyetlerini durdurma kararı aldığını duyurdu. Bu da Ferguson’un kişisel ve toplumsal imajı üzerinde ek bir baskı oluşturdu.
Kraliyetin geleceği ve kamuoyu tepkisi
Kraliyet ailesinin bu yeni tartışmadan nasıl çıkacağı belirsizliğini koruyor. Prens Andrew’un kamuoyuna karşı hesap vermesi yönündeki çağrılar artarken, Ferguson’un kişisel ilişkileri ve ifadeleri halk arasında geniş yankı uyandırdı. Sosyal medya ve siyasi çevreler, yayımlanan bu belgelerin İngiliz monarşisi üzerinde uzun süreli etkileri olabileceğini belirtiyor.









