4’üncü Rutte hükümeti, bugün, 10 Ocak pazartesi, göreve başladı. Hükümet her ne kadar dört partiden oluşan bir koalisyon olsa da, yeni dönemde iki isim öne çıkıyor: Başbakan Mark Rutte ve Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Sigrid Kaag. Her iki isimden de kamuoyunun beklentileri yüksek. Zira her iki lider, 17 mart seçimlerinden, bulundukları yeni vaatler nedeniyle güçlü çıktılar.

Göreve yeni başlayan hükümette, Başbakan Rutte’den beklenenler arasında şu üç konu öne çıkıyor:
‘Açık yönetim kültürü’,
‘muhalefete fırsat vermek’,
‘kaybedilen güveni tekrar kazanmak’
.
Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Sigrid Kaag’dan beklenenler arasında ise, ‘yeni liderlik örneği’ ile ‘değişim ve yenilenme’ yer alıyor.

Gazeteci Niels Markus’a göre, Başbakan Mark Rutte yeni hükümetle birlikte bambaşka bir Rutte olabilir. Zira bu yıl sonunda Rutte, Hollanda siyasi tarihinde en uzun Başbakanlık yapmış biri olarak tarihe geçecek. Yine siyasi tarihin en uzun koalisyon müzakeresi ve iki yıl devam eden korona krizi yöneticisi olarak da hafızalarda yer edinecek Mark Rutte. Bilindiği üzere Mark Rutte, yıllardır “Teflon Mark” olarak anılır. Çünkü, meslektaşları ve Bakanları yaptıkları bazı hatalarından dolayı veya gelişen skandallardan sonra istifa ederken, Rutte yaptığı bir çok yanlışından dolayı istifa etmedi. Markus’a göre, Rutte’nin korona krizi sürecinde yaptığı hatalar, hükümet kurulması sürecinde, Pieter Omtzigt gafı bir taraftan, hükümetin düşmesine sebep olan vergi dairelerindeki skandallar karşısındaki suskunluğu diğer taraftan, Rutte’ye olan güveni çok sarstı.

 
Lahey’deki İkinci Mecliste genel kanaat, Rutte’nin 5’inci defa hükümet kurmasının çok zayıf bir ihtimal olduğu yönünde. Şimdi bütün gözler Rutte’nin yeni dönemde, geçmişte zedelenen güveni ve imajı nasıl sağlayacağı ve halkla devlet arasında açılan uçurumu nasıl kapatacağına çevrilmiştir. Şunu da belirtmek gerekir: Koalisyon çevreleri, yeni hükümet ve Rutte’ye büyük oranda güvenirken, bu oran muhalefet tabanında yüzde onlara düşüyor. Velhasıl, Rutte’yi zor bir süreç bekliyor.

İktidarın ikinci güçlü ismi, Sigrid Kaag, hem Başbakan Yardımcısı olarak hem de ilk kadın Maliye Bakanı olarak bütün dikkatleri üzerine toplamış durumda. Bir başka gazeteci Wilma Kieskamp’ın, Sigrid Kaag ile ilgili yaptığı değerlendirmelerden hareketle, 4’üncü Rutte hükümetinin, “Birbirimize dikkat ederek, geleceğe bakmak” şiarı, Sigrid Kaag’ın tutumunda daha net görüleceği söylenebilir. Wilma Kieskamp’a göre, yeni hükümet, Sigrid Kaag ve D66 sayesinde, geçmiş koalisyonlardan daha farklı olacak. Kaag’ın hükümet temsilciliğinde, yeni hükümet daha çok Avrupa Birliği kararlarına yönelecek.

Hatırlanacağı üzere, dokuz ay süren koalisyon müzakerelerinde Sigrid Kaag, yeni koalisyonda sol partilerin, özellikle PvdA ve Groen Links’in olmasını çok arzu etmişti. Kaag’ın bu isteği gerçekleşmedi tabi ki. Ancak, yeni hükümet politikalarının hayata geçirilmesi ve yakalanacak rüzgarda, sol muhalefet partilerle kurulacak ilişki ve diyalogda Sigrid Kaag önemli rol oynayacak. Hal böyleyken, Kaag, D66 partisi toplantısında, muhalefet partilerinin hükümet protokolünü değerlendirirken, daha olumlu bir tavır sergilemeleri beklentisinde hayal kırıklığı yaşadığını söyledi. Oysa, Kaag’a göre, muhalefet partileri de, iktidar partileri kadar sorumludur.

Kamuoyunun beklentisi, 2025 yılına kadar uygulanacak hükümet politikalarında, öne çıkan iki isim Mark Rutte ve Sigrid Kaag’dır. Özellikle, seçim sürecinde dile getirilen ‘yeni bir yönetim şekli’ başarılması gereken en önemli yeniliktir. Hatta, Rutte, yaptığı hatalardan sonra, bir televizyonun canlı yayın programında, yeni bir yönetim şeklini savunduğu için, bir nebze olsun affedilmişti. Diğer taraftan, ‘değişim ve yenilenme’, ‘yeni liderlik’ gibi çıkışlarıyla göz dolduran ve oylarını yükselten Sigrid Kaag’ın, bu söylemlerini siyasette gerçekleştirmesi bekleniyor. Mark Rutte’yi ve Sigrid Kaag’ı, çok ağır bir sınav bekliyor, vesselam. Bu aynı zamanda, neo liberalizm ile sosyal liberalizmin de sınavı olacak…

Veyis Güngör
10 Ocak 2022