Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişinin hayatını kaybettiği helikopterin düşmesine ilişkin yürütülen soruşturmada yeni tutuklama kararlarını açıkladı.

Başsavcılığın 29 Eylül 2026 tarihli açıklamasına göre son operasyon kapsamında gözaltına alınan 38 şüpheliden 36’sı, savcılık işlemlerinin ardından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Hakimlik, 36 şüphelinin tamamının tutuklanmasına karar verdi. Diğer iki şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı.

47 şüpheli hakkında gözaltı kararı

Son operasyon Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi tarafından yürütüldü.

Başsavcılığa göre, FETÖ faaliyetleri kapsamında “tasarlayarak kasten öldürme” suçuna iştirak ettikleri ve olayın “maddi gerçeğinin ortaya çıkmasını engellemek” amacıyla çeşitli suçlar işledikleri ileri sürülen 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı.

Ankara merkezli 16 ilde toplam 45 adreste eş zamanlı arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi. Haklarında işlem başlatılan 47 kişiden 10’unun halihazırda cezaevinde bulunduğu belirlendi.

Operasyonun başladığı 25 Eylül’de 33 kişi gözaltına alındı. Soruşturmanın ilerleyen aşamasında aynı suçlamalar kapsamında beş kişinin daha gözaltına alınmasıyla gözaltındaki şüpheli sayısı 38’e çıktı.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Temmuz ayında 19 kişi tutuklanmıştı

Son operasyon, 2026 yazında Yazıcıoğlu dosyasında başlatılan yeni soruşturma sürecinin ikinci büyük dalgasını oluşturuyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı temmuz ayında da FETÖ faaliyetleri kapsamında Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin düşmesine ilişkin “tasarlayarak kasten öldürme” suçuna iştirak ettikleri iddiasıyla 29 şüpheli hakkında işlem başlatmıştı.

Ankara merkezli 10 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 27 kişi gözaltına alınmış, bunlardan 19’u tutuklanırken sekiz kişi hakkında adli kontrol kararı verilmişti. Diğer iki şüphelinin ise başka dosyalardan cezaevinde bulunduğu açıklanmıştı.

Böylece temmuzdaki 19 tutuklamaya son operasyondaki 36 tutuklama da eklendiğinde, 2026 yılında gerçekleştirilen iki operasyon kapsamında tutuklanan şüphelilerin toplam sayısı 55’e yükseldi. Bu sayı, iki operasyonun tutuklama kararlarının toplamını ifade ediyor.

Adil Öksüz bağlantısı ve ByLock kayıtları inceleniyor

Soruşturmanın temmuz ayındaki ilk dalgasının ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosyada FETÖ’nün “mahrem yapılanması”, örgütsel bağlantılar, ByLock yazışmaları ve bazı şüphelilerin geçmişte örgüt kapsamında haklarında işlem yapılmış olması gibi hususların araştırıldığını açıklamıştı.

Gürlek ayrıca soruşturmada, 15 Temmuz darbe girişiminin kilit isimlerinden Adil Öksüz ile bağlantı iddialarının da değerlendirildiğini belirtmişti.

Soruşturmanın temmuzdaki bölümünde tutuklanan emekli Albay Ali Armağan’a da, helikopterin düştüğü 25 Mart 2009 günü Malatya Erhaç Havalimanı’ndan gerçekleştirilen F-4 uçuşlarıyla ilgili sorular yöneltildiği ortaya çıkmıştı. Soruşturma makamlarının Armağan’a belirli F-4 uçuşlarına ilişkin kayıtları göstererek sorular yönelttiği bildirilmişti.

Bu unsurlar soruşturma dosyasındaki iddia ve delil incelemelerini oluşturuyor; şüphelilere yöneltilen suçlamalar bakımından kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı anlamına gelmiyor.

25 Mart 2009’da altı kişi hayatını kaybetti

Muhsin Yazıcıoğlu, 25 Mart 2009’da yerel seçim çalışmaları kapsamında Kahramanmaraş’taki mitingin ardından Yozgat’a gitmek üzere helikopterle yola çıkmıştı.

Helikopterin Kahramanmaraş’ın Keş Dağı bölgesinde düşmesi sonucu Yazıcıoğlu’nun yanı sıra BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, BBP Sivas İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya, pilot Kaya İstektepe ve İhlas Haber Ajansı muhabiri İsmail Güneş hayatını kaybetti.

Enkaz ve altı kişinin cenazelerine kazadan yaklaşık 48 saat sonra Keş Dağı’nın Kuru Dere Kanlıçukur mevkisinde ulaşıldı.

GPS cihazlarının sökülmesi ayrı davaya konu oldu

Kazadan sonraki yıllarda dosyanın en çok tartışılan başlıklarından biri, helikopter enkazındaki bazı cihazların sökülmesi oldu.

Helikopterdeki GPS cihazlarının sökülmesine ilişkin 10 sanığın yargılandığı dava daha sonra Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan ve soruşturmaya FETÖ müdahalesi iddialarını konu alan başka bir davayla birleştirildi. Sanıklar arasında eski yarbay Davut Uçum ile eski astsubay Aydın Özsıcak da bulunuyordu.

Bu süreç, helikopterin düşmesinin hemen ardından başlayan arama-kurtarma faaliyetleri, enkaza ulaşılmasındaki gecikme, cihazların sökülmesi ve daha sonraki adli işlemlerin nasıl yürütüldüğüne ilişkin tartışmaların yıllarca devam etmesine yol açtı.

17 yıl sonra soruşturmanın kapsamı genişledi

2026’daki gelişmeleri önceki soruşturmalardan ayıran en önemli nokta, savcılığın dosyayı artık yalnızca kazadan sonraki delillerin durumu veya soruşturmanın yürütülüşündeki olası usulsüzlükler açısından değil, doğrudan “tasarlayarak kasten öldürme” suçuna iştirak edildiği iddiası kapsamında da ele alması.

Ancak mevcut aşamada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamaları soruşturma ve tutuklama tedbirlerine ilişkin. Helikopterin neden düştüğü ve şüphelilerin her birine isnat edilen somut eylemlerin tamamı konusunda kamuoyuna açıklanmış, kesinleşmiş yeni bir yargı hükmü bulunmuyor.

Başsavcılık son açıklamasında soruşturmanın “çok yönlü ve titizlikle” sürdürüldüğünü bildirdi.

Son operasyonla birlikte, 25 Mart 2009’dan bu yana Türkiye’nin en tartışmalı siyasi-adli dosyalarından biri olan Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüyle ilgili soruşturma, 17 yılı aşkın süre sonra yeni ve daha kapsamlı bir aşamaya girmiş durumda.