Küresel finansın kalbi olarak anılan Londra, yalnızca bankacılık ve döviz piyasalarıyla değil, yerin metrelerce altındaki altın kasalarıyla da gündemde. İngiltere Merkez Bankası (BoE) bünyesinde bulunduğu belirtilen 12 ayrı kasa, toplamda 5.000 tonun üzerinde altın rezervine ev sahipliği yapıyor.
Uzmanlara göre bu miktar, dünyanın en güvenli depolarından biri olarak bilinen ABD’deki Fort Knox’ta muhafaza edilen altın miktarını geride bırakıyor. Küresel ölçekte yalnızca New York Federal Rezerv Bankası’nın daha büyük bir fiziki altın stoğuna sahip olduğu belirtiliyor.
Sadece İngiltere’nin Değil, Dünyanın Altını
Ekonomistler, Banka kasalarındaki altının tamamının Birleşik Krallık’a ait olmadığını vurguluyor. Londra, onlarca ülkenin merkez bankaları ve uluslararası finans kuruluşları için bir “emanet kasası” işlevi görüyor. Bu durum, şehrin tarihsel olarak altın ticaretinin ve saklamanın merkezi olmasından kaynaklanıyor.
Altın rezervlerinin büyük bölümü standart külçe formunda tutuluyor. Her bir külçe yaklaşık 400 ons (yaklaşık 12,4 kilogram) ağırlığında ve uluslararası saflık standartlarına uygun şekilde depolanıyor.
Güvenlik ve Gizlilik Ön Planda
Banka yetkilileri, kasaların tam konumuna ve güvenlik protokollerine ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşmıyor. Ancak çok katmanlı güvenlik sistemleri, biyometrik kontroller ve 24 saat izleme mekanizmalarının kullanıldığı biliniyor. Kasaların yer altına inşa edilmiş olması, olası tehditlere karşı ek koruma sağlıyor.
Finans analistleri, fiziki altının merkez bankaları açısından “son çare varlığı” olarak kabul edildiğini hatırlatıyor. Jeopolitik risklerin arttığı, küresel borçluluğun yükseldiği dönemlerde altın, rezerv çeşitlendirmesinde kritik rol oynuyor.
Küresel Güç Simgesi
Altın rezervlerinin büyüklüğü, ülkelerin ve finans merkezlerinin ekonomik güvenilirliği açısından da sembolik önem taşıyor. Londra’daki bu devasa stok, Birleşik Krallık’ın küresel finans sistemindeki ağırlığını pekiştiren unsurlardan biri olarak görülüyor.
Uzmanlara göre, altın kasalarının yeniden gündeme gelmesi, merkez bankalarının rezerv politikalarının ve küresel finans mimarisinin daha yakından tartışılmasına da zemin hazırlayabilir.









