LONDRA – İngiltere hükümeti, iltica sistemini kökten değiştirecek yeni bir düzenlemeyi sonbaharda hayata geçirmeye hazırlanıyor. Yeni modele göre gönüllü kuruluşlar, üniversiteler, işletmeler, hayır kurumları ve topluluk grupları, Birleşmiş Milletler tarafından uygun görülen mültecilere sponsor olarak onların İngiltere'de yeni bir yaşam kurmasına destek verebilecek.
Hükümet, Kanada'da onlarca yıldır uygulanan "topluluk sponsorluğu" modelinden esinlenerek hazırlanan sistemle hem güvenli ve yasal göç yollarını genişletmeyi hem de Manş Denizi üzerinden gerçekleşen düzensiz göçü azaltmayı hedefliyor. Yetkililer, uygulamanın "gerçekten korunmaya ihtiyaç duyan mültecilere" yasal bir alternatif sunacağını vurguluyor.
Başvurular sıkı denetimden geçecek
İçişleri Bakanı Shabana Mahmood tarafından açıklanan plana göre sponsor olmak isteyen kuruluşlar ayrıntılı güvenlik ve mali yeterlilik incelemesinden geçirilecek. Programa kabul edilen kuruluşlar, mültecilerin barınma, dil eğitimi, iş bulma, sağlık hizmetlerine erişim ve topluma uyum süreçlerinde aktif sorumluluk üstlenecek.
İlk etapta programa kabul edilecek mülteci sayısının sınırlı tutulacağı belirtilirken, sistemin başarısına göre kapasitenin kademeli olarak artırılması planlanıyor. Hükümet, bu model sayesinde yerel toplumların entegrasyon sürecine doğrudan katkı sağlayacağını savunuyor.

Kanada modeli örnek alındı
Yeni sistemin temelini oluşturan Kanada'nın "Community Sponsorship" modeli, 1979'dan bu yana yaklaşık 400 bin mültecinin ülkeye yerleşmesini sağladı. İngiliz hükümeti, benzer uygulamanın mültecilerin daha kısa sürede iş bulmasına, İngilizce öğrenmesine ve topluma uyum sağlamasına katkı sağlayacağını ifade ediyor.
Üç yeni yasal göç yolu geliyor
Göç ve İltica Yasası kapsamında yalnızca topluluk sponsorluğu değil, yeni yasal göç kanallarının da açılması planlanıyor. Taslak düzenlemeye göre;
- Topluluk sponsorluğu programı,
- Üniversiteler aracılığıyla oluşturulacak eğitim temelli kabul sistemi,
- İşverenlerin destek vereceği çalışma sponsorluğu modeli,
önümüzdeki dönemde İngiltere'nin yeni "güvenli ve yasal göç yolları"nı oluşturacak. Böylece sığınmacıların insan kaçakçılarına yönelmeden yasal yollarla ülkeye gelmesi hedefleniyor.
İltica yasaları aynı anda sertleşiyor
Hükümet, yeni sponsorluk sistemini açıklarken iltica mevzuatını da önemli ölçüde sıkılaştıracak düzenlemeleri duyurdu.
Hazırlanan yasa taslağıyla insan hakları ve modern kölelik yasalarının iltica başvurularını geciktirmek amacıyla kötüye kullanılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Ayrıca aile birleşimi kapsamının daraltılması, yalnızca çekirdek aile bireylerini kapsaması ve "asılsız" olduğu değerlendirilen başvuruların daha hızlı sonuçlandırılması planlanıyor.

Geçici koruma sistemi güçlendirilecek
Bu düzenlemeler, hükümetin son aylarda açıkladığı kapsamlı iltica reformlarının devamı niteliğinde görülüyor.
Mart ayında yürürlüğe giren yeni uygulamayla İngiltere, kalıcı mülteci statüsü yerine belirli aralıklarla gözden geçirilen geçici koruma modeline geçmişti. Buna göre mülteci statüsü 30 ayda bir yeniden değerlendirilecek; ülkelerindeki savaş veya zulüm tehdidinin sona erdiği belirlenen kişilerin geri dönmeleri beklenecek. Ayrıca düzensiz göçü teşvik ettiği düşünülen uygulamaların da aşamalı olarak kaldırılması planlanıyor.
Siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi
Yeni model İngiltere siyasetinde de tartışma yarattı. Muhafazakâr muhalefet, düzenlemenin ülkeye daha fazla göçü teşvik edeceğini savunurken, hükümet ise tam tersine güvenli yasal yolların artırılmasının insan kaçakçılığı şebekelerini zayıflatacağını ve düzensiz göçü azaltacağını öne sürüyor.
İşçi Partisi içinde ise reformların insani yönü ile sınır güvenliği arasındaki dengenin nasıl kurulacağı konusunda farklı görüşler dile getiriliyor. Buna rağmen hükümet, yeni sistemin hem uluslararası yükümlülükleri yerine getireceğini hem de iltica sistemini daha kontrollü ve sürdürülebilir hale getireceğini savunuyor.







