İngiltere'de hükümetin Fransa ile uygulamaya koyduğu tartışmalı "bir kişi girerse bir kişi çıkar" (one in, one out) göç anlaşması önemli bir yargı engeliyle karşı karşıya kaldı.

Yüksek Mahkeme, Kasım 2025'te anlaşma kapsamında Fransa'ya gönderilen Sudanlı bir sığınmacının insan ticareti ve işkence mağduru olduğuna ilişkin "makul gerekçeler" bulunduğunu belirterek, sınır dışı işleminin hukuka aykırı olduğuna karar verdi.

Mahkeme, İçişleri Bakanlığı'na söz konusu sığınmacının İngiltere'ye geri getirilmesi talimatını verdi. Bu karar, anlaşma kapsamında ilk kez sınır dışı edilen bir kişinin geri kabul edilmesine hükmedilmesi bakımından dikkat çekici bir emsal niteliği taşıyor.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

İçişleri Bakanlığı'nın politika değişikliği iptal edildi

Kararın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise insan ticareti mağdurlarına ilişkin uygulamaya yönelik oldu.

Mahkeme, İçişleri Bakanlığı'nın Eylül 2025'te yaptığı politika değişikliğiyle, ilk aşamada reddedilen insan ticareti mağduriyeti başvurularının yeniden değerlendirilmesi hakkını kaldırmasının hukuka aykırı olduğuna hükmetti.

Yargıç, söz konusu düzenlemeyi iptal ederek, bunun "hiç yürürlüğe girmemiş sayılması" gerektiğini belirtti. Böylece Fransa'ya gönderilen ve benzer durumda bulunan kişilerin dosyalarının yeniden incelenmesinin önü açılmış oldu.

Istikbal 860X450 Pxl

Yüzlerce dosya yeniden gündeme gelebilir

Göç hukuku uzmanlarına göre karar yalnızca Sudanlı sığınmacıyı değil, aynı uygulama kapsamında Fransa'ya gönderilen çok sayıda kişiyi etkileyebilir.

İngiltere ile Fransa arasında geçen yıl yürürlüğe giren anlaşma kapsamında bugüne kadar yüzlerce, hatta binin üzerinde düzensiz göçmenin Fransa'ya gönderildiği belirtiliyor. Mahkeme kararının ardından insan ticareti mağduriyeti iddiasıyla sınır dışı edilen diğer kişilerin de İngiltere'ye dönüş talebinde bulunmasının önü açılabilir.

Anlaşmanın hukuki zemini yeniden tartışılıyor

"Bir kişi girerse bir kişi çıkar" sistemi, İngiliz Kanalı'nı küçük botlarla geçen düzensiz göçmenlerin Fransa'ya geri gönderilmesini; buna karşılık Fransa'daki, İngiltere ile aile bağı bulunan veya belirli kriterleri sağlayan eşit sayıda sığınmacının yasal yollarla İngiltere'ye kabul edilmesini öngörüyor.

İngiliz hükümeti bu modeli insan kaçakçılığıyla mücadelede önemli bir caydırıcı araç olarak tanımlarken, insan hakları kuruluşları ise uygulamanın özellikle insan ticareti mağdurları açısından ciddi hukuki riskler taşıdığı uyarısında bulunuyordu.

Independent Mortgage 3

Önce geçici durdurma, şimdi geri dönüş kararı

Bu karar, aynı göç sistemiyle ilgili yargının verdiği ilk kritik karar değil.

Mart ayında yine Yüksek Mahkeme, Eritreli olduğu belirtilen ve travma sonrası stres bozukluğu (PTSD) yaşayan bir sığınmacının Fransa'ya gönderilmesini geçici olarak durdurmuştu. Mahkeme, Fransa'da uygun barınma ve sağlık hizmetlerine erişim konusunda ciddi belirsizlikler bulunduğunu vurgulamıştı. Son kararla birlikte yargının söz konusu anlaşmaya yönelik denetimi daha da güçlenmiş oldu.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Hükümet temyize hazırlanıyor

İçişleri Bakanlığı, mahkeme kararını incelemeye aldığını ve temyiz seçeneğini değerlendirdiğini açıkladı.

Bakanlık, düzensiz göçle mücadele kapsamında son anda yapılan insan ticareti iddialarının sınır dışı işlemlerini engellemek amacıyla kullanılmasına izin vermeyeceklerini savunurken, gerçek mağdurların korunmasına yönelik yükümlülüklerin sürdüğünü belirtti.

Kararın ardından gözler şimdi Temyiz Mahkemesi'ne çevrilirken, hukukçular davanın yalnızca bireysel bir sınır dışı işlemiyle sınırlı kalmayıp, İngiltere-Fransa göç anlaşmasının uygulanma biçimini ve geleceğini de etkileyebilecek önemli bir içtihat oluşturabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.