Güney Kıbrıs’taki ‘kara para’ skandalının sorumlularından bir tanesi Tassos Papadopulos’tur...
   Hayatta olmayan bir insanın ardından ‘iddiaya dayalı’ fikir yürütmek doğru değildir...
   Ancak benim yazacaklarım, Papadopulos hayatta iken ortaya atılmış iddialardır...
   Hayatını ENOSİS’e adayan ve Kıbrıslı Rumlar arasında ‘en fanatik Türk düşmanı’ olarak bilinen Tassos Papadopulos, Sırbistan kasabı Miloseviç’in kaçırdığı paraların aklanmasında başrolü oynamıştı...
   Cumhurbaşkanlığı öncesinde kendisine ait hukuk bürosu aracılığıyla paravan şirketler kurmuş, Miloseviç’in bavullarla aktardığı milyonlarca doları Laiki Bankası’nda bu şirketler adına açılan hesaplara yönlendirmişti...
   Fakir Sırp halkı, Miloseviç’in tutuklanması sonrasında bu paraların peşine düştü...
   Jorjevik Pregnag isimli Sırp vatandaşı, Güney Kıbrıs’a yerleşerek, Papadopulos’un hukuk bürosunu, ayrıca Rum Merkez Bankası ile Laiki Bank aleyhinde dava açtı...
   Sırbistan’ın eski adalet bakanı Baliç üç kez adaya gelerek Rum mahkemelerinde tanıklık yaptı ve yüzlerce evrak sunarak, kara para olayına açıklık getirdi...
   Buna karşın Rum Mahkemesi davayı ileri götürmedi...
   Papadopulos cumhurbaşkanı olduktan sonra da, Sırbistan tarafının iddiaları geçersiz kılındı...
   Bunlar Avrupa’nın yakından takip ettiği gelişmelerdi...
   Hemen herkes Güney Kıbrıs’ın ‘kara para aklama merkezi’ olduğundan emindi...
   Ve bir plan, program dahilinde düğmeye basılarak Güney Kıbrıs’taki bankalar iflas noktasına getirildi...
   Özellikle Laiki Bankası ağır darbeler yedi...
   Bundan sonraki süreçte Laiki’deki eski hesapların ciddiyetle araştırılması halinde olup bitenleri daha somut bir şekilde öğrenmiş olacağız...
   Papadopulos, 2004 referandumunda OHİ kampanyasının başını çekmişti...
   Sağduyu sahibi Kıbrıslı Rumların sık sık vurguladığı gibi Papadopulos’un değişmez bir sloganı vardı:
   “En iyi Türk, ölü Türk...”
   Yaşadığı süre içinde bunu inkar etmedi...
   Daha da ileri giderek yabancı bir gazeteye yaptığı açıklamada, 1963-1974 yılları arasında ‘tek bir Kıbrıslı Türkün öldürülmediğini’ söyledi...
   Güney Kıbrıs’ın ünlü işadamları da, başta Laiki yönetimi her zaman Papadopulos’un arkasından yürüdü...
   Debenhams, Zara, Next, McDonalds gibi büyük mağazaların sahibi olan işadamı Nikolas Şagolas, 2004’te ‘OHİ’ için büyük paralar harcadı...
   Papadopulos’un arkasından yürümeyi görev bildi...
   OHİ kampanyası başarılı olunca da mükafatlandırıldı...
   Nasıl mı?..
   Larnaka ve Baf havaalanlarının işletmesi onun da içinde olduğu Hermes şirketine verildi...
   Ama dünya yerinde durmuyor...
   Bir gün geldi ve esen rüzgarın etkisiyle güneydeki bankalar iflas etti...
   Bankaların iflası, hemen tüm ticari kuruluşları da peşinden sürüklemeye başladı...
   Yüzlerce işletme kapısına kilit vururken, bir o kadarı can çekişir hale geldi...
   Bankadaki parasını alamayan veya işsiz kalan Kıbrıslı Rumlar eskisi gibi alışveriş yapamıyor...
   Geriye ne kalıyor?..
   Kıbrıslı Türk müşteriler...
   Öyleyse; Papadopulos’un “En iyi Türk, ölü Türk’ sloganını değiştirme zamanı geldi...
   Yeni slogan şu:  
   “En iyi müşteri, Kıbrıslı Türk...”


(Kıbrıs'tan)