banner646

banner974

banner814

banner1013

03.10.2021, 01:14

Avrupa Türk orta sınıfıyla bir öğle yemeği

Geçen hafta, Kovid-19 salgınından sonra, belki de ilk kez, rahat bir şekilde, bir grup orta sınıf Avrupa Türküyle, bir araya geldik. Uzun zamandır ertelenen öğle yemeği için Amsterdam’dan yola koyulduk. Hava, tipik bir Hollanda sonbahar havasıydı. Yağmur bazen şiddetini artıyordu. Güneş üç beş dakika olsa da, yüzünü gösterip tekrar kayboluyordu. Yağmurun etkisiyle, her zaman olduğu gibi, yollar kalabalıktı. Bir saat sonra, Almanya, Belçika ve Hollanda üçgeninde yer alan, ana yol üzerinde yer alan bir iş yerine vardık. Ana yoldan günde yetmiş bin araç geçmekteymiş.    

Bizi, uzun yıllar Hollanda’daki medya ve STK’larda aktif olan değerli dostumuz, kapı önünde, kucaklayarak karşıladı. Yanında, birazdan göreceğimiz ve küçük dilimizi yutacağımız, son derece modern fabrikayı kuran güler yüzlü ortağı vardı. Hollanda usulü, kahvelerimiz hazırdı. Kahvelerimizi aldığımız misafirleri kabul odasında, yemeğe katılacak firmaların logoları ve temsilcilerinin isimleri büyük bir ekranda yerini almıştı. Şok üstüne şok yaşıyorduk. Her şey, kelimenin tek anlamıyla profesyoneldi. Hemen aklımdan, ‘Türkler bu işi öğrendiler’ cümlesi geçti.

Yemek hazırdı. Ama çok hızlıda olsa, binayı dolaşalım dedik. Üç katlı yönetim binasını gezdik. Patronların odası olduğu her halinden belli olan büyük odaya girince, yemek masasının donatıldığını gördük. Diğer şehirlerden gelenlerle birlikte altı kişiydik. İçimizden birisi vejetaryen olduğu için baya zorlandı. Yemek masası deniz ürünleriyle doluydu. Ne yiyeceğimi bir anda bilemedim. Adını bile bilmediğim böcek cinsi yiyecekler vardı masada. Denizden ne çıkarsa yemek için, ‘Şafi’ olmak lazımdı. Bu bizim için, ilk yirmi dakikada üçüncü şoktu. İçimden bir ses, ‘’bunlar tam Avrupalı olmuşlar” diyordu!

Yemek sofrasında aklıma, geçtiğimiz günlerde, Hollanda’da hükümet kurulma çalışmaları sürecinde, D66 lideri ve geçen dönem Dışişleri Bakanı Sigrid Kaag’ın, ‘Hollanda’da siyasi kararlar kahve içerken alınıyor’ sözü geldi. Gerçi, bizimkiler siyasi karar almıyorlardı, ancak yemek sırasında hem tanışma hem fikir alışverişi yapılıyordu. Yemeğe katılanlar, yemeklerini yerken bir taraftan da kendilerini temsil ettikleri firmaları anlatıyordu. Anlatıldıkça, Hollanda’da pek görünür olmayan Türk orta sınıfının başarılarını tek tek duymaya başladım. Turizm, inşaat, endüstri, konut, sağlık, eğitim sektörlerinde etkin olan Türkleri dinlemekten mutlu oldum elbette.

Sıra bana geldi. Yemekte, girişimci olamayan tek kişiydim. Bunu biliyorlardı. Buna rağmen, son 30 yılda yaptığımız kültürel faaliyetlerden bir iki örnek vererek, ben de adeti yerine getirmiş oldum.

Son söz, misafiri olduğumuz şirket temsilcisinindi. Misafirler için hazırladığı, bu işe başlama hikayesi de dahil, PowerPoint gösterimi eşliğinde neler yaptıklarını anlattı. Bizim için şoklar devam ediyordu. Çünkü, yıllardır tanıdığımız bu dostumuzun böyle büyük bir girişimci olduğuna şahit oluyor, duyduklarımız karşısında maşallah demekten başka kelime bulamıyorduk. Bilgiler arasında, fabrikanın 9,5 bin metre karelik bir alana oturduğunu duyuyorduk. Alanlarında şu anda ilk beş içinde olduklarını, hedeflerinin ise, önümüzdeki yıllarda Hollanda’da ilk üçe gireceklerini duymak, insanı daha çok duygulandırıyordu. Hollanda başta olmak üzere, Türkiye, Polonya, İtalya, Almanya, Belçika’da etkinlerdi.

Bu satırları takip eden dostlarım hatırlayacaklardır. Üç hafta önce Amsterdam’da iki Türk genç girişimci ile buluşmuştum. Gençlerin psikolojisinden hareketle, “Dünya dilini konuşan Türkler geliyor” başlığını taşıyan bir yazı yazmıştım. Yazıda, tipik Avrupa Türk orta sınıfı üyeleri olan bu gençlerin, üniversite eğitimlerini, Hollanda’da bitirip, İngiltere’de staj görüp, en az dört dil bildiklerini, Avrupa’nın mantığını çözüp, kendi işlerini kurduklarını ve dünyada geçerli dili konuştuklarına dikkat çekmiştim.

Aynı yazıda, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’in söz konusu Türklerle ilgili  "Onlarsız bir Almanya artık düşünülemez. Göçmenler, onların çocukları ve torunları artık fabrikalarda ve araştırma tesislerinde çalışıyor. Onlar sanatçılar ve müzisyenler, girişimciler ve aşı geliştiriciler, hakimler ve savcılar, parlamento üyeleri, müsteşarlar veya bakanlardır" sözlerine vurgu yapmıştım.

Alman Cumhurbaşkanının tarif ettiği, gösterişten uzak ve işlerine odaklanmış Türklerle aynı sofrada bir araya gelmekten büyük mutluluk duyduğumu belirtmeme gerek var mı bilmiyorum. Onlarla birlikte olmanın mutlu edici bir başka tarafı ise, sofradakilerin sohbet esnasında, Avrupa’daki Türkler ve Avrupa’daki gelecekleri le ilgili dertleri olmasıydı. Yanlış duymadınız, öğle yemeğindeki grup, Avrupa Türkleri başta olmak üzere, Avrupa, Türkiye, akraba topluluklar, soydaşlarımız ve hatta mazlum milletler hakkında sorumluluk hissediyorlardı. Ayrıca, konuşmalarda, Avrupa’da ‘ortak hedef’ etrafında yeni oluşumlara duyulan ihtiyacın dile getirilmesi dikkatimi çekti. Öncelikle ve ivedilikle bu konunun felsefesinin yapılması ve bu yönde somut adımlar atılması yönünde teklifte bulundular. Avrupa Türk orta sınıfının, meselelerimiz üzerine tespit ve diyagnozlara, somut eylemlere kafa yormaları, geleceğimiz için, hiç şüphesiz, takdire şayan gelişmelerdir.

Veyis Güngör
2 Ekim 2021

Yorumlar (2)
Drs. Mehmet Yamaç 2 ay önce
Veyis Bey dostum,
Yatırımcı ve işadamları ile biraraya gelerek incelemelerde bulunman ve bunu kaleminle paylaşman yeni vizyon doğrultusunda yön gösterici oluyor. Teşekkürler!
Nuri Gürgür 2 ay önce
Veyşis bey kahvaltı haberiniz beni çok sevindirdi Soydaşlarımızın ayakları üzerinde durmaları girişimci olmaları belli bir kapasiteye ulaşmaları ve en önemlisi kimliklerini yitirmemeleri ortak faaliyetler yapmaları milletimizin geleceği adına umut veren bir gelişmedir Sizin de bu husustaki çabalarınızı yıllardır takdirle izliyoruz Dilerim bu konulardaki gelişmeler siyasetçiler tarafından engellenmeden yozlaştırılmadan milli kültür ve ve ortak değerler üzerinden çok daha ileri düzeye taşınması Selam ve sevgiler
banner647
banner872
banner1022
18
açık
banner1028
banner673
banner1030
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 13 33
2. Hatayspor 13 26
3. Konyaspor 13 26
4. Alanyaspor 13 24
5. Fenerbahçe 13 23
6. Karagümrük 13 22
7. Başakşehir 14 22
8. Galatasaray 13 21
9. Beşiktaş 13 20
10. Adana Demirspor 14 20
11. Altay 14 17
12. Kayserispor 13 16
13. Antalyaspor 13 15
14. Gaziantep FK 13 15
15. Sivasspor 13 13
16. Giresunspor 13 13
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 13 12
18. Göztepe 13 10
19. Kasımpaşa 14 10
20. Rizespor 13 7
Takımlar O P
1. Ümraniye 12 27
2. Ankaragücü 13 27
3. Eyüpspor 13 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. Tuzlaspor 12 20
7. Kocaelispor 12 20
8. İstanbulspor 12 19
9. Adanaspor 13 18
10. Gençlerbirliği 13 17
11. Samsunspor 12 16
12. Bursaspor 13 14
13. Denizlispor 12 14
14. Menemenspor 12 14
15. Manisa FK 14 14
16. Boluspor 12 13
17. Ankara Keçiörengücü 12 10
18. Altınordu 13 10
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 12 29
2. Man City 12 26
3. Liverpool 12 25
4. West Ham 12 23
5. Arsenal 12 20
6. Wolverhampton 12 19
7. Tottenham 12 19
8. M. United 12 17
9. Brighton 12 17
10. Crystal Palace 12 16
11. Everton 12 15
12. Leicester City 12 15
13. Southampton 12 14
14. Brentford 12 13
15. Aston Villa 12 13
16. Watford 12 13
17. Leeds United 12 11
18. Burnley 12 9
19. Norwich City 12 8
20. Newcastle 12 6
Takımlar O P
1. Real Madrid 13 30
2. Real Sociedad 14 29
3. Sevilla 13 28
4. Atletico Madrid 13 26
5. Real Betis 14 24
6. Rayo Vallecano 14 23
7. Barcelona 13 20
8. Athletic Bilbao 14 20
9. Osasuna 14 19
10. Valencia 14 18
11. Espanyol 14 17
12. Villarreal 13 16
13. Mallorca 14 15
14. Deportivo Alaves 13 14
15. Celta de Vigo 14 13
16. Granada 14 12
17. Cádiz 14 12
18. Elche 14 11
19. Getafe 14 9
20. Levante 14 7
banner978
banner916
Günün Karikatürü Tümü
banner928