Yine sözde soykırım meselesi karşımıza çıktı. Bu sefer bu konuyu Amerikan Başkan Yardımcısı JD Vance gündeme getirdi..

JD Vance Ermenistan’a gidiyor. Ve orada sözde Ermeni Soykırımı Anıtına çelenk koyuyor. JD Vance, X hesabından sözde soykırımı paylaşıyor. Ve 1,5 milyon Ermeni’nin öldürüldüğünü yazıyor. Ama hemen arkasından Beyaz Saray bu paylaşımı siliyor. (1)

Söz konusu sözde Ermeni soykırımı olunca tarihi belgelere bir kez daha bakmak gerekiyor.

Bu sözde Ermeni soykırımı konusunda Amerikalı tarihçi Prof. Dr. Justin Mccarthy aynı gazetede şunları yazdı:

“Yapılan bütün tarihsel araştırmalar sonucu şu gerçek ortaya çıkmıştır. Türkler ile Ermeniler arasında çok korkunç bir savaş yaşanmıştır. Fakat bu kesinlikle bir soykırım değildir.

Ermenistan hükümeti, bütün Türkleri ve Kürtleri öldürmesi için askerine emir vermiştir. Buna karşılık Osmanlı hükümeti de kendini savunmak için savaş emri vermiştir ve tehcir uygulamıştır.

Bu tehcir sırasında Osmanlı askeri, çantasındaki ekmeğini, matarasındaki suyunu Ermenilerle paylaştı. Bunun için bu olay kesinlikle soykırım olamaz.” (2)

Şu son paragraftaki merhamet, acıma ve paylaşma duyguları ne kadar önemli. İşte Türk budur.

“BU TOPRAKLAR SİZİN”

Avusturyalı tarihçi Prof. Erich Feigl de bu tezleri destekleyen görüşleri savunuyor.

“Soykırım konusunda tartışma olmaz. Bu kabul edilemez. Ermenilerin iddialarını bir kez tanıdınız mı arkasından tazminat ve toprak talepleri gelir. Bunu kesinlikle yapmayın. Soykırımı sakın tartışmayın.’


‘Bu topraklar sizin. Siz Malazgirt Savaşı’ndan bu yana değil, tam 10 bin yıldır bu topraklardasınız. Unutmayın ki bu, Çatalhöyük’teki kazılarda elde edilen bulgularla kanıtlandı.” (3)

Bakınız bir yabancı tarihçi Anadolu’muzun 10 bin yıldır bizlere ait olduğunu yazıyor.

TEHCİR DOĞRUYDU

Ermenistan'ın ilk Başbakanı Ovanes Kaçaznuni'nin de 1923 yılında Bükreş'te yapılan Taşnak Partisi toplantısında bakınız neler diyor?

"Türklere karşı ayaklandık. Askeri operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya'ya bağlandık. Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz.

Türklerin milli mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. Türklere karşı ayaklandık ve savaştık. Sevr Antlaşması gözümüzü kör etmişti. İsyanımızın temelinde İtilaf devletlerinin bize vaat ettiği büyük Ermenistan hayali vardı. Ama biz hiçbir zaman devlet olamadık. Türkiye Ermenistan'ı diye bir devletin hayalden öte olmadığı gerçeğini göremedik.” (4)

AMERİKAN BASINININ ÇAĞRISI

Son bir nokta daha bilgilere sunmak istiyorum.

1985 yılında Washington Post ve New York Times gazeteleri, Beyaz Saray'a ve Kongre üyelerine şu çağrıyı yaptılar:

'Bu olaylar, 1915-1923 yılları arasında olmuştur. O zaman başta Osmanlı hükümeti vardı. Oysa şimdi Türkiye Cumhuriyeti var. Öyleyse Osmanlı Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ayrımı yapınız. Tarihsel ve hukuksal araştırmalar yapılmadan soykırım kelimesini kullanmayınız."

Ben bu sözlere eklenecek kelime bulamıyorum. Gerçekler ancak böyle güzel anlatılır.

Kaldı ki soykırım ifadesi 1948’te BM tarafından kabul edildi. Ondan önceki olaylara bu ifade kullanılmıyor. İşte örneği Hitler, İkinci Dünya Savaşında 6 milyon Yahudi’yi Almanya’da fırınlarda yakıp öldürdü. Ama o olaya soykırım değil, holokost deniyor.

Sonuç olarak . 24 Nisan asla soykırım değildir.

24 Nisan 1915 isyan eden Ermeni çetelerinin tehcir edildiği gündür. O da Ermenistan Başbakanının dediği gibi doğruydu.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Bekir CEBECİ

Rotterdam, 13 Şubat 2026

e-mail: [email protected]

Kaynakça:

1) de Volkskrant gazetesi, 12 Şubat 2026.

2) de Volkskrant, 9 Haziran 2005

3) Hürriyet, Turan Tüfenç, 22 Nisan 2005

4) Milliyet, Güneri Civaoğlu, 11 Ekim 2007