Savaşsız bir dünya için el ele verelim.
Çünkü insanlık tarihi neredeyse bir savaşlar tarihidir.
Bu demek ki yaklaşık beş bin yıldır dünyada savaşlar olmaktadır. Savaş nedenleri hep aynı kalmıştır: Paylaşım ve egemenlik kurmak.
Bu konuda Hürriyet gazetesinde yıllar önce yayımlanmış bir yazıyı birlikte okuyalım.
“İNSANLIK 5590 YILDIR SAVAŞIYOR
Oslo (UBA) İnsanların Milattan Önce (MÖ) 3600 yılından başlayarak, 5590 yıldır birbirleriyle savaştığını bildirdi. Norveç Bilimler Akademisi tarafından yapılan araştırmaya göre insanlar, tarih boyunca 14.361 ayrı savaşa tanık oldu ve bu savaşlarda 3 milyar 640 bin insan hayatını kaybetti. Bu savaşlardaki zararın, dünyayı ekvator üzerinden çevreleyen 10 metre yükseklikte ve 156 metre genişliğinde altından yapılacak bir duvarın maliyetine eşit olduğu bildirildi.” (Hürriyet Gazetesi, 29-08-1990)
Bu demek ki 4 milyara yakın insanı ve büyük servetleri bu savaşlarda kaybettik. Peki, buna bizler insan olarak hiçbir şey söylemeyecek miyiz?
Günümüze geldiğimizde ABD, İsrail ve İran Savaşı devam ediyor. Diğer yandan Ukrayna, Rusya Savaşı da 4 yıldır durmadan ilerliyor. Bu savaşta milyonlarca insanın kayıp olduğunu basın yazıyor.
İsrail’in 7 Ekim 2023’de başlattığı soykırım savaşında ise 75 bine yakın Filistinli öldürüldü.
Neden? Neden bu insanlar, çocuklar, kadınlar öldürülüyor? Neden?
SAVAŞ SUÇU İŞLENİYOR
Savaş kanunlarının ihlali ile ortaya savaş suçu çıkmaktadır. Savaşlarda sivil halkın, kadınların, çocukların ve esirlerin öldürülmesi savaş suçu sayılmaktadır. Veya onlara kötü muamele yapılması, mallarının yağmalanması savaş suçu kapsamındadır. Ve bunlar uluslararası hukuk çerçevesinde cezalandırılmaktadır.
Peki, bu savaşları kimler ve nasıl önleyecek? İşin can alıcı noktası da burasıdır.
TEK YOL BARIŞ
Türkiye, bu konuda örnek bir durum sergiliyor. Örneğin Birinci Dünya Savaşı’na giren Osmanlı İmparatorluğu Almanların savaşı kaybetmesi ile savaştan yenik çıktı. Ve Osmanlı’ya Sevr Antlaşması dayatıldı.
Ancak Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen Milli Kurtuluş Savaşı ile bugünkü Türkiye Cumhuriyetimiz kuruldu. Ve Türkiye, İkinci Dünya Savaşında da tarafsız kalarak vatan, millet ve devlet bütünlüğünü korudu.
Şimdilerde Ortadoğu’daki savaşlara da katılmayarak milli duruşumuz olan BARIŞ ilkesini koruyoruz. Çünkü Atatürk, bu konuda çok önemli bir tespitte bulunmuştur: “Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmıyorsa savaş bir cinayettir.”
Atatürk’e göre vatan savunması elbette zorunluluktur. Ama Atatürk’ün temel felsefesi: “YURTTA BARIŞ DÜNYADA BARIŞTIR.”
Barış bütün insanlığın ortak yolu olmalıdır. Dünyanın her yerinde barışı sağlamalıyız. Tek yol barıştır.
Bütün kötülüklerin anası, ahlaki ve manevi konulardaki cehalettir. Ahlak; bizlere iyi insan olmayı öğretir. Fakat ahlaksızlık ise her türlü kötülüğü yapmaya hazır insan olmaktır. O bakımdan bugün bence dünyanın en büyük sorunlarından birisi de ahlak sorunudur.
Savaş yerine barışı, diplomasiyi seçmek insanlığı kurtarır. Savaşa giden bütçelerle yoksulluğu dünya üzerinden silmek mümkündür. Onun için savaşsız bir dünya herkesin barış, refah içinde yaşadığı yoksulluğun bitirildiği bir dünyadır.
Öyleyse hep birlikte savaşsız bir dünya için mücadele edelim.
Bekir CEBECİ
(Eski Güney Hollanda Eyalet Milletvekili)
Rotterdam, 7 Nisan 2026
e-mail: [email protected]