İngiltere’de göçmen ailelere yönelik yeni uygulamalar siyasi ve toplumsal tartışmaları derinleştiriyor. Bazıları henüz ilkokul çağında olan çocuklara gönderilen ve ülkeyi terk etmelerinin istendiği resmi mektuplar, İşçi Partisi hükümetini zor durumda bıraktı. Muhalefette olduğu dönemde Muhafazakâr Parti’nin göç politikalarını insanlık dışı ve ekonomik gerçeklerden kopuk olmakla eleştiren İşçi Partisi, şimdi kendi seçmen tabanından ve insan hakları örgütlerinden benzer eleştirilerle karşı karşıya.

Guardian gazetesinin ortaya çıkardığı belgelere göre, bakım çalışanı vizesi kapsamında İngiltere’ye gelen ailelerin çocuklarına gönderilen mektuplarda, ülkede kalma haklarının sona erdiği ve İngiltere’den ayrılmaları gerektiği bildirildi. Mektupların gönderildiği çocukların bazılarının yalnızca 5 yaşında olduğu belirtiliyor.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

Yasal Yollarla Geldiler, Kurallar Sonradan Değişti

Tepkilerin merkezinde, söz konusu ailelerin İngiltere’ye tamamen yasal yollarla ve mevcut mevzuata uygun şekilde gelmiş olmaları bulunuyor. Hükümetin 2024 yılında yürürlüğe koyduğu yeni düzenlemeler, bakım çalışanlarının aile üyelerini ülkeye getirmesini büyük ölçüde kısıtlamıştı. Ancak eleştirmenler, bu kuralların yürürlüğe girmesinden önce gelen ailelerin geriye dönük olarak cezalandırıldığını savunuyor.

İskoçya’da bakım görevlisi olarak çalışan Varuni Arachchige, ailesinin yıllardır İngiltere’de yaşadığını, çocuklarının eğitim sistemine uyum sağladığını ve tüm vergi yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiklerini söyledi. Arachchige, “Çocuklarım burayı evleri olarak görüyor. Bir mektupla hayatlarının altüst edilmesi kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Istikbal 860X450 Pxl

Benzer durumda bulunan çok sayıda aile, çocuklarının geleceği konusunda büyük kaygı yaşadıklarını belirtiyor. Eğitimciler ise okul çağındaki çocukların zorunlu ayrılık ve belirsizlik nedeniyle ciddi psikolojik sorunlarla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor.

Bakım Sektörü Alarm Veriyor

Göç politikalarına yönelik eleştirilerin önemli bir bölümü de İngiltere’nin kronik personel açığı yaşayan bakım sektöründen geliyor. Yaşlanan nüfus nedeniyle bakım hizmetlerine olan ihtiyacın sürekli arttığı ülkede, sektör uzun yıllardır göçmen çalışanlara bağımlı durumda.

Sektör temsilcileri, aile birleşimi hakkının sınırlandırılması ve mevcut ailelerin de ülkeden ayrılmaya zorlanmasının personel krizini daha da derinleştireceğini savunuyor. Son yıllarda çok sayıda bakım evi ve sağlık kuruluşu, yerli iş gücüyle açık pozisyonları doldurmakta zorlandığını açıklamıştı.

Uzmanlara göre göçmen çalışanların ailelerinden ayrılmaya zorlanması, İngiltere’nin uluslararası iş gücü piyasasındaki cazibesini de azaltabilir. Bu durumun özellikle sağlık ve sosyal bakım alanlarında yeni eleman bulmayı zorlaştıracağı belirtiliyor.

Independent Mortgage 3

İşçi Partisi Neden Sertleşti?

Başbakan Keir Starmer liderliğindeki hükümet, son aylarda göç rakamlarını düşürmeyi temel siyasi hedeflerinden biri haline getirdi. Yetkililer, kamu hizmetleri üzerindeki baskının azaltılması ve göç sisteminin daha kontrollü hale getirilmesi gerektiğini savunuyor.

Ancak eleştirmenler, İşçi Partisi’nin seçim öncesinde savunduğu söylemler ile iktidardaki uygulamaları arasında ciddi bir çelişki bulunduğunu öne sürüyor. Parti, Muhafazakâr hükümetlerin Ruanda planı ve düzensiz göç politikalarını sert şekilde eleştirmiş, göçmenlerin ekonomiye katkısına sık sık vurgu yapmıştı.

Bugün ise birçok insan hakları kuruluşu, sendika ve göçmen hakları savunucusu, İşçi Partisi’nin siyasi baskılar nedeniyle göç konusunda Muhafazakâr Parti çizgisine yaklaştığını savunuyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

İnsan Hakları Örgütlerinden Tepki

Göçmen hakları kuruluşları, çocuklara doğrudan gönderilen mektupların etik açıdan son derece sorunlu olduğunu belirtiyor. Hukukçular ise bazı vakalarda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında aile hayatının korunması ilkesinin ihlal edilmiş olabileceğini ifade ediyor.

Çocuk hakları savunucuları, yıllardır İngiltere’de yaşayan ve eğitim hayatlarını burada sürdüren çocukların yalnızca göç istatistiklerinin bir parçası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar, bu çocukların önemli bölümünün İngiltere dışında bir yaşamı hatırlamadığını ve zorunlu ayrılık kararlarının uzun vadeli sosyal sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.

Kafkas Crispy Yatay Gazete

Kamuoyunda Büyüyen Tartışma

Konu İngiliz kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Sosyal medyada binlerce kişi çocuklara gönderilen mektupları eleştirirken, bazı milletvekilleri İçişleri Bakanlığı’ndan açıklama talep etti. Muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları, hükümetten söz konusu kararların gözden geçirilmesini isterken, birçok uzman bu uygulamanın İngiltere’nin uzun yıllardır savunduğu insani değerlerle bağdaşmadığını savunuyor.

Göç politikaları konusunda seçmenlerin güvenini kazanmak isteyen İşçi Partisi hükümeti, bir yandan göç rakamlarını azaltma baskısıyla karşı karşıya kalırken diğer yandan insan hakları ve aile bütünlüğü konularında giderek artan eleştirilerle mücadele ediyor. Çocuklara gönderilen “ülkeyi terk edin” mektupları ise bu tartışmanın en çarpıcı sembollerinden biri haline gelmiş durumda.