İrlanda Cumhuriyeti’nin İsrail ile oynayacağı UEFA Uluslar Ligi karşılaşması öncesinde günlerdir devam eden boykot tartışması, maçtan bir gün önce takım kampında ciddi bir krize dönüştü.
İrlanda’nın 27 Eylül Pazar günü İsrail ile karşılaşması, güvenlik koşulları nedeniyle İsrail yerine Macaristan’ın Debrecen kentindeki Nagyerdei Stadı’nda oynanacak. Karşılaşmanın başlama saati İngiltere ve İrlanda saatiyle 19.45 olarak programlandı.
Cumartesi sabahı teknik direktör Heimir Hallgrímsson ve bir futbolcunun katılması planlanan basın toplantısı, başlamasına yaklaşık 15-20 dakika kala ertelendi. Ardından saat 11.00’de yapılması gereken son antrenmanın da zamanında başlamadığı ve daha sonra ertelendiği ortaya çıktı.
Bunun nedeni kısa süre sonra anlaşıldı: İrlandalı futbolcular takım otelinde İsrail karşılaşmasına çıkıp çıkmama konusunu görüşüyordu.

Gavin Bazunu: İsrail’e karşı oynamayacağım
Krizin merkezindeki isimlerden biri milli takım kalecisi Gavin Bazunu oldu.
FAI CEO’su David Courell, bir futbolcunun teknik direktöre karşılaşmaya çıkmaktan rahatsız olduğunu ve kadrodan çekilmek istediğini bildirdiğini açıkladı. Daha sonra bu oyuncunun Bazunu olduğu doğrulandı.
Bazunu böylece İsrail karşılaşmasına katılmayacağını açıklayan ilk İrlandalı milli futbolcu oldu. İrlanda basınına göre başka oyuncuların da benzer bir tutum alıp almayacağı konusunda yoğun görüşmeler yapıldı.
Bu gelişme teknik açıdan da sorun yarattı. UEFA kuralları maç kadrosunda üç kaleci bulunmasını gerektirdiği için İrlanda’nın yeni bir kaleci çağırması ya da gerektiğinde bir saha oyuncusunu üçüncü kaleci olarak göstermesi seçenekleri gündeme geldi.
Saatler süren görüşmenin ardından oylama
Takım içindeki tartışma aslında cuma günü başlamıştı. Oyuncular İsrail maçları konusundaki ortak tutumlarını belirlemek amacıyla bir araya geldi. Cumartesi günü ise görüşmeler yaklaşık dört saat daha sürdü.
Sonunda futbolcular arasında İsrail karşılaşmasının oynanıp oynanmaması konusunda oylama yapıldı.
FAI CEO’su David Courell, oylamadan karşılaşmaya çıkılması yönünde “önemli bir çoğunluk” çıktığını açıkladı. Bunun üzerine federasyon, pazar günkü İsrail-İrlanda maçının programlandığı şekilde oynanacağını duyurdu.
Dolayısıyla gün içinde ortaya çıkan “İrlanda İsrail maçına çıkmayabilir” ihtimali şimdilik ortadan kalkmış durumda.
Siyah kol bandı, el sıkışmama ve medya boykotu
Ancak İrlanda takımının sahaya çıkma kararı, karşılaşmanın normal koşullarda oynanacağı anlamına gelmiyor.
İrlandalı futbolcuların İsrail karşısında siyah kol bandı takacağı açıklandı. Oyuncular ayrıca İsrailli futbolcularla maç öncesinde el sıkışmayacak ve geleneksel flama değişimi yapılmayacak.
Takımın İsrail karşılaşmalarıyla bağlantılı medya görevlerini de yerine getirmemesi kararlaştırıldı. İrlanda basınına göre bu tutum 1 Ekim’de Avusturya ve 4 Ekim’de yeniden İsrail ile oynanacak karşılaşmalar çevresindeki medya faaliyetlerini de kapsayacak. Avusturya maçından elde edilecek gelirin bir bölümünün hayır amaçlı bağışlanması da planlanıyor.
İsrail Milli Takımı oyuncularının da İrlandalı futbolcularla maç sonunda forma değiştirmeyeceği daha önce bildirilmişti.
Teknik direktör: “Kimse bu maçları oynamaktan rahat değil”
İrlanda Teknik Direktörü Heimir Hallgrímsson da takım içerisindeki rahatsızlığı gizlemiyor.
Hallgrímsson, “Kimse birçok nedenden dolayı bu maçları oynamaktan rahat değil” diyerek sahaya çıkmanın Gazze’de yaşananların kabul edildiği anlamına gelmediğini söyledi.
İrlanda orta saha oyuncusu Jason Knight da Kosovo karşılaşmasının ardından İsrail maçlarının oynanmaması gerektiğini açıkça söylemişti. Knight, milli takım davetini kabul edip etmeme konusunda dahi düşündüğünü belirtmişti. Takım kaptanı Dara O’Shea ise futbolcuların federasyon, hükümet ve UEFA tarafından son derece güç bir konumda bırakıldığını söylemişti.

160'tan fazla İrlandalı sporcu boykot çağrısı yaptı
İrlanda Milli Takımı üzerindeki baskı yalnızca futbol dünyasından gelmiyor.
Aralarında eski milli futbolcular, ragbi oyuncuları, olimpik sporcular, boksörler ve GAA sporcularının bulunduğu 160'tan fazla İrlandalı sporcu, Irish Sport for Palestine tarafından hazırlanan açık mektuba imza atarak milli takım oyuncularından İsrail karşılaşmalarına çıkmamalarını istedi.
FAI ise daha önce UEFA'ya İsrail Futbol Federasyonu’nun uluslararası müsabakalardan uzaklaştırılması için resmî başvuruda bulunmuştu. Federasyon, UEFA'nın bunu kabul etmemesinin ardından maçlara çıkmamanın İrlanda açısından puan kaybı, olası küme düşme, sıralama kaybı ve daha ileri disiplin cezaları doğurabileceğini belirterek karşılaşmaları oynama kararını savundu.
RTÉ de yayını en aza indiriyor
Tartışma İrlanda'nın kamu yayıncısı RTÉ'ye de yansıdı.
RTÉ, İsrail ile oynanacak iki karşılaşmayı sözleşme gereği yayınlayacağını ancak yayınların olağan milli maçlardan farklı olacağını açıkladı. Stüdyo programı ve yorumcu ekibi olmayacak, uluslararası yayın sinyali kullanılacak ve karşılaşmalar çevresinde reklam veya sponsorluk alınmayacak.
İkinci İsrail maçı da tarafsız sahada
İki ülke yalnızca pazar günü karşılaşmayacak.
İrlanda'nın 4 Ekim'deki ikinci İsrail maçı da Dublin'deki Aviva Stadı yerine Sırbistan'ın Bačka Topola kentindeki TSC Arena'da, seyircisiz ve tarafsız sahada oynanacak. FAI, karşılaşmanın İrlanda'da düzenlenmesinin yaratabileceği operasyonel ve güvenlik sorunları nedeniyle UEFA'dan yer değişikliği istemişti.
Böylece 27 Eylül'deki karşılaşma öncesinde ortaya çıkan tablo, İrlanda'nın takım halinde maçı boykot etmesinden ziyade, sahaya çıkarken çeşitli protesto adımları uygulaması yönünde şekillendi. Ancak Gavin Bazunu'nun bireysel olarak karşılaşmadan çekilmesi, haftalardır süren tartışmanın ilk somut oyuncu boykotu olarak öne çıktı.
Son durum itibarıyla İsrail-İrlanda karşılaşmasının 27 Eylül Pazar günü Debrecen'de oynanması bekleniyor.







