İngiltere, yaz boyunca süren sıcak ve yağışsız havanın ardından giderek ağırlaşan bir kuraklık ve aşırı sıcaklık kriziyle karşı karşıya. Ulusal Kuraklık Grubu’nun son değerlendirmesiyle ülkenin yüzde 71,3’lük bölümü resmi olarak kuraklık statüsüne alınırken, yaklaşık 45 milyon kişi kuraklıktan etkilenen bölgelerde yaşıyor. 27 milyon kişi ise su kullanım kısıtlamalarına tabi durumda.
Krizin üzerine yeni bir sıcak hava dalgasının gelmesi tabloyu daha da ağırlaştırdı. İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı (UKHSA) ile Meteoroloji Kurumu Met Office, Londra'nın da aralarında bulunduğu bölgelerde turuncu sıcaklık-sağlık alarmı yayımladı. Uyarı 11 Ağustos Salı sabahından 14 Ağustos Cuma akşamına kadar geçerli olacak.
PERŞEMBE GÜNÜ KRİTİK
Met Office tahminleri, sıcaklıkların hafta ortasından itibaren yeniden hızla yükseleceğine işaret ediyor. Özellikle perşembe günü güney ve doğu İngiltere ile Midlands'ın bazı kesimlerinde sıcaklıkların 36-37 dereceye ulaşması bekleniyor. Hükümetin aşırı sıcaklar, kuraklık ve yangın riskini görüşmek üzere acil toplantı düzenlemesi de krizin boyutunu ortaya koyuyor.
Amber alarm, sıcaklığın özellikle yaşlılar, küçük çocuklar, kronik hastalığı bulunanlar ve açık havada çalışanlar açısından ciddi sağlık riski oluşturabileceği anlamına geliyor.
İNGİLTERE’NİN EN KURU TEMMUZ AYLARINDAN BİRİ
Kuraklığın temel nedenlerinden biri, uzun süreli yağış eksikliği. Temmuz ayı, İngiltere'nin 1836'da başlayan kayıtlarındaki en kurak temmuz olarak kayda geçti. Güney İngiltere'de ise temmuz, kayıtların başladığı tarihten bu yana herhangi bir ay için ölçülen en kurak dönem oldu.
Environment Agency'nin temmuz ayı ortasındaki verileri bile durumun ne kadar hızlı kötüleştiğini gösteriyordu. 21 Temmuz itibarıyla İngiltere genelinde nehirlerin yüzde 84'ü normalin altında veya daha düşük seviyede bulunuyordu. Rezervuar doluluk oranı ise yüzde 75,3'e gerilemişti.
Sıcak hava nedeniyle su talebinin bazı günlerde normalin yüzde 30 üzerine çıkması, rezervuar ve yeraltı suyu kaynakları üzerindeki baskıyı artırdı.
27 MİLYON KİŞİ SU KISITLAMASINDA
Su kaynaklarını korumak amacıyla çok sayıda bölgede hortum kullanımı yasaklandı. Geçici kullanım yasakları, başlangıçta Kent, Hampshire, Isle of Wight, Norfolk ve Cambridge gibi bölgelerde devreye alınırken daha sonra kapsam genişledi.
Kısıtlamaların amacı yalnızca evlerde su tüketimini azaltmak değil; aynı zamanda nehirlerdeki ekolojik dengeyi korumak ve su arıtma tesisleri ile rezervuarların üzerindeki yoğunluğu azaltmak.
Bazı bölgelerde uygulanan yasakların su talebini yaklaşık yüzde 9'a kadar azaltabildiği belirtiliyor.

TARIMDA HASAT KAYGISI
Kuraklığın en ağır etkilerinden biri tarım sektöründe görülüyor.
East Anglia başta olmak üzere bazı bölgelerde tahıl hasadı normalden daha erken başladı. Özellikle geç ekilen ilkbahar ürünlerinde yağış eksikliği nedeniyle verim kaybı endişesi bulunuyor. Hayvancılık yapan bazı çiftçiler ise yeterli yem ve ot üretilememesinden şikâyet ediyor.
Environment Agency verilerine göre temmuz sonunda tarımsal sulama amacıyla nehirlerden su çekilmesine yönelik kısıtlamaların sayısı da hızla yükselmişti. Bazı bölgelerde sulama rezervuarlarının doluluk oranları yalnızca yüzde 30-50 seviyelerinde bulunuyordu.
Çiftçiler açısından sorun yalnızca bu yılın hasadıyla sınırlı değil. Yağışların uzun süre yetersiz kalması, sonbahar ve kış aylarında hayvan yemi üretimi ile gelecek sezonun ekim koşullarını da tehdit ediyor.
NEHİRLER VE DOĞA DA ALARM VERİYOR
Kuraklık yalnızca insanların kullandığı suyu azaltmıyor; doğal yaşamı da doğrudan etkiliyor.
Bazı nehirlerde su seviyeleri kritik ölçüde düşerken, yüksek su sıcaklıkları balıklar ve diğer su canlıları için yaşam koşullarını zorlaştırıyor. Environment Agency, 2026 boyunca kuraklık ve kuru hava koşullarıyla bağlantılı çok sayıda çevresel olay kaydetti; balık ölümleri ve alg patlamaları da bunlar arasında bulunuyor.
Sulak alanların kuruması, kuşların üreme alanlarını da tehdit ediyor. Ulusal Kuraklık Grubu daha önce sıcak hava dalgalarının gölet ve sulak alanlar üzerindeki etkisinin arttığı, bazı nehirlerin ise yer yer tamamen kuruduğu konusunda uyarıda bulunmuştu.
YANGIN RİSKİ PATLADI
Aşırı sıcak ve kuru bitki örtüsü, orman yangınlarını da ciddi biçimde artırıyor.
Hampshire'daki New Forest Ulusal Parkı'nda 100 hektardan fazla alanı etkileyen büyük yangınla 120'den fazla itfaiyeci mücadele ediyor. Şiddetli sıcaklık, kuru zemin ve değişken rüzgârlar yangının kontrol altına alınmasını zorlaştırıyor. A31 yolu da yangın nedeniyle kapatılırken bölgedeki ulaşımda ciddi aksamalar yaşandı.
İngiltere ve Galler genelinde 2026 yılında şimdiye kadar yüzlerce büyük yangına müdahale edilirken, yalnızca ağustos ayının ilk 10 gününde 185 yangın kaydedildi.

KRİZ LONDRA'YI DA YAKINDAN İLGİLENDİRİYOR
Kuraklık ve sıcaklık artışından Londra da etkileniyor. Thames Water daha temmuz ayında Londra için kuraklık seviyesinde izlemeye geçmişti.
Başkentte yüksek sıcaklıklar yalnızca sağlık açısından değil, su tüketimi açısından da baskı yaratıyor. Özellikle sıcak günlerde bahçe sulama, duş ve diğer evsel tüketimin artması şebekedeki talebi yükseltiyor.
Bu nedenle uzmanlar, sıcak hava alarmı boyunca insanların günün en sıcak saatlerinde güneşten kaçınmasını, yeterli sıvı tüketmesini ve özellikle yaşlı ve hassas gruplardaki kişilerin yakından takip edilmesini istiyor.
“İNGİLTERE ARTIK ESKİ İKLİMİYLE KARŞI KARŞIYA DEĞİL”
Uzmanlar açısından 2026 yazındaki gelişmeler tek başına kısa süreli bir sıcak hava olayı olarak görülmüyor. Bu yıl peş peşe yaşanan sıcak hava dalgaları, rekor düzeyde düşük yağış ve artan yangınlar, ülkenin su ve iklim dayanıklılığı konusundaki kırılganlığını yeniden gündeme taşıdı.
Hükümet ve Environment Agency, su kaynaklarının korunması için sızıntıların azaltılması, yeni su kaynaklarının geliştirilmesi, sulak alanların korunması ve nehir havzalarında suyun daha uzun süre tutulmasını sağlayacak doğa temelli çözümlerin artırılması gerektiğini vurguluyor.
Ancak kısa vadede en kritik ihtiyaç yağış. Met Office'in uzun vadeli görünümünde 11-25 Ağustos döneminde özellikle güneyde sıcaklıkların normalin üzerinde, yağışların ise genel olarak normalin altında kalabileceği öngörülüyor. Bu da kuraklığın, sıcak hava dalgası sona erse bile kısa sürede ortadan kalkmayabileceği anlamına geliyor.
İngiltere şimdi aynı anda üç cephede mücadele ediyor: aşırı sıcak, su kıtlığı ve yangın riski. Perşembe günü beklenen 36-37 derecelik sıcaklıklar ise bu üçlü krizin daha da derinleşip derinleşmeyeceği açısından kritik bir eşik olacak.








