İngiltere günlerdir Hampshire’ın Fordingbridge bölgesinde görülen ve kamuoyunu ayağa kaldıran cinsel saldırı davasını tartışıyor. Yaşları 13 ila 15 arasında değişen üç erkek çocuğu, iki kız çocuğuna yönelik toplam 10 tecavüz suçundan suçlu bulunmalarına rağmen hapse gönderilmedi. Mahkeme, sanıklara yalnızca “gençlik rehabilitasyon emirleri” verilmesine karar verdi.
Kararın açıklanmasının ardından ülke genelinde büyük bir öfke dalgası yükseldi. İngiliz basını kararı “adalet sisteminin çöküşü”, “kurbanlar için ikinci travma” ve “utanç verici bir karar” başlıklarıyla duyurdu. Özellikle sosyal medyada milyonlarca görüntülenmeye ulaşan yorumlarda, verilen cezanın suçun ağırlığıyla bağdaşmadığı savunuldu.

STARMER: “BİR BABA OLARAK DA SARSILDIM”
Tepkilerin büyümesi üzerine Başbakan Keir Starmer da doğrudan devreye girdi. Doğu Sussex ziyareti sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Starmer, davayı “gerçekten dehşet verici” olarak tanımladı.
Başbakan, mağdurların mahkemede ifade vermesini “olağanüstü cesaret” diye nitelerken şu ifadeleri kullandı:
“Bu davayı görmek ve duymak herkes için üzücü. Bir politikacı olarak da bir baba olarak da bunu son derece sarsıcı buluyorum.”
Starmer ayrıca cezanın kamu vicdanında ciddi soru işaretleri yarattığını belirterek, dosyanın üst mahkemeye taşınacağını açıkladı. İngiltere Başsavcılığı’nın davayı “gereğinden hafif ceza” kapsamında resmen incelemeye aldığı bildirildi.
AİLELERDEN İSYAN: “HİÇBİR MAZERET KABUL EDİLEMEZ”
Kararın ardından mağdurlardan birinin ailesi tarafından yapılan açıklama ise İngiltere’de geniş yankı uyandırdı.
Aile açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Umarız ilk ceza bozulur ve doğru ceza verilir. Bunun hakimlere de mesaj olmasını istiyoruz. Cezanın suça uygun olduğundan emin olun. Hiçbir mazeret kabul edilemez.”
Ailelerin özellikle saldırıların planlı olduğu, mağdurların psikolojik olarak ağır travma yaşadığı ve suçların çoklu şekilde işlendiği gerekçesiyle hapis cezasının kaçınılmaz olması gerektiğini savunduğu belirtiliyor.
HÂKİMİN GEREKÇESİ TEPKİ ÇEKTİ
Davaya bakan hâkim Nicholas Rowland’ın karar sırasında yaptığı değerlendirme de tartışmaları büyüttü. Hâkim, sanıkların yaşlarını, zihinsel gelişim düzeylerini ve psikolojik durumlarını dikkate aldığını söyledi. Hapis cezasının çocukları “gereksiz yere kriminalize edebileceğini” ifade etti.
Ancak bu gerekçe kamuoyunda adeta infial yarattı.
İngiliz televizyonlarında hukukçular ve eski savcılar günlerdir kararı tartışıyor. Birçok yorumcu, “rehabilitasyon” yaklaşımının ağır cinsel suçlarda sınırının ne olması gerektiği sorusunu gündeme taşıyor. Kadın hakları örgütleri ise kararın mağdurlara “sistem sizi korumuyor” mesajı verdiğini savunuyor.
MUHAFAZAKÂRLARDAN VE MUHALEFETTEN TEPKİ
Muhafazakâr Parti lideri Kemi Badenoch kararı “utanç verici” olarak nitelerken, bazı milletvekilleri ceza sisteminin gözden geçirilmesi çağrısında bulundu.
Özellikle İngiliz kamuoyunda son yıllarda artan çocuk suçları, çete şiddeti ve cinsel saldırı davaları nedeniyle yargıya yönelik güvensizliğin büyüdüğü yorumları yapılıyor. Bazı gazeteler, davanın yalnızca bir ceza tartışması değil, aynı zamanda İngiltere’de “adalet sistemine güven krizi” yarattığını yazdı.

TEMYİZ MAHKEMESİ KARARI DEĞİŞTİREBİLİR
Şimdi gözler Temyiz Mahkemesi’ne çevrilmiş durumda. İngiltere’de “Unduly Lenient Sentence” adı verilen sistem kapsamında mahkeme, verilen cezanın suçun ağırlığına göre açık biçimde yetersiz olup olmadığını inceleyecek.
Eğer üst mahkeme cezayı yetersiz bulursa, üç genç sanık için daha ağır yaptırımlar ve hapis dahil yeni cezalar gündeme gelebilecek.
Ancak dava şimdiden İngiltere’de çok daha büyük bir tartışmayı ateşledi:
Çocuk yaşta suç işleyen faillerin rehabilitasyonu mu öncelikli olmalı, yoksa ağır suçlarda toplum vicdanını rahatlatacak sert cezalar mı?
İngiltere bugün tam da bu sorunun cevabını arıyor.







