ABD ve İngiltere'de yürütülen epidemiyolojik araştırmalar, bağırsak enfeksiyonlarına neden olan Shigella bakterisinin bulaşma yollarında ve antibiyotiklere karşı geliştirdiği dirençte önemli değişiklikler yaşandığını gösteriyor.
Geçmişte daha çok kirli su, kontamine gıdalar ve yetersiz hijyen koşullarıyla ilişkilendirilen enfeksiyon, son yıllarda cinsel temas yoluyla bulaşması nedeniyle de sağlık otoritelerinin gündeminde.
Özellikle İngiltere'de erkeklerle cinsel ilişkiye giren erkekler arasında görülen bazı enfeksiyon kümeleri, bakterinin cinsel temas ağlarında yayılabildiğini ortaya koyuyor.
Ancak uzmanlar, Shigella'nın yalnızca cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon olmadığını; çocuklar, aileler, seyahat edenler ve hijyen koşullarının yetersiz olduğu ortamlarda yaşayan herkes için risk oluşturduğunu vurguluyor.
ABD'de her yıl yaklaşık 450 bin enfeksiyon
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerinin (CDC) tahminlerine göre ülkede her yıl yaklaşık 450 bin Shigella enfeksiyonu meydana geliyor.
Shigella, çok az sayıda bakterinin ağız yoluyla alınmasıyla bile hastalığa neden olabiliyor. Bu özelliği, bakterinin kişiler arasında kolayca bulaşmasına yol açıyor.
Enfeksiyonun belirtileri genellikle bakteriye maruz kalındıktan sonraki bir ila iki gün içinde ortaya çıkıyor. Hastalarda sulu veya kanlı ishal, ateş, karın ağrısı ve dışkılama ihtiyacı hissi görülebiliyor. Bazı hastalarda bulantı ve kusma da gelişebiliyor.
Hastalık çoğu kişide yaklaşık beş ila yedi gün içerisinde iyileşse de ağır vakalarda hastanede tedavi gerekebiliyor.
Antibiyotik direnci neden endişe yaratıyor?
Shigella ile ilgili en önemli gelişmelerden biri, bakterinin bazı türlerinin tedavide kullanılan birden fazla antibiyotiğe direnç kazanması.
CDC, 2023 yılında yayımladığı sağlık uyarısında, yaygın olarak kullanılan beş antibiyotik grubuna karşı dirençli olan ve extensively drug-resistant (XDR) olarak tanımlanan Shigella enfeksiyonlarındaki artışa dikkat çekmişti.
Bu direnç kategorisi, azitromisin, siprofloksasin, seftriakson, trimetoprim-sülfametoksazol ve ampisiline karşı dirençli bakterileri kapsıyor.
CDC'nin o tarihte açıkladığı verilere göre XDR Shigella enfeksiyonlarının bildirilen vakalar içerisindeki oranı 2015'te yüzde 0 iken 2022'de yüzde 5'e yükselmişti.
Bu veriler, antibiyotik direncindeki artışın boyutunu gösteren önemli bir erken uyarı niteliği taşıyor. Ancak 2022'ye ait oranların 2026'daki güncel durumu temsil ettiği düşünülmemeli.
Uzmanlar, dirençli enfeksiyonlarda standart ağızdan antibiyotik tedavisinin etkisiz kalabileceğini, bazı ağır hastalarda ise alternatif ilaçların ve uzman değerlendirmesinin gerekli olabileceğini belirtiyor.
Bununla birlikte Shigella enfeksiyonlarının tamamı antibiyotik tedavisi gerektirmiyor. Hafif vakaların önemli bir bölümü yeterli sıvı desteğiyle kendiliğinden iyileşebiliyor. Dolayısıyla antibiyotik direnci, bakterinin bütün enfeksiyonlarının tedavi edilemez olduğu anlamına gelmiyor.

İngiltere'de 2025 verileri: Direnç oranları yüzde 90'a yaklaşıyor
İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansının (UKHSA) yayımladığı 2016–2025 dönemini kapsayan sürveyans verileri, antibiyotik direncinin ulaştığı boyutu ortaya koydu.
2025 yılında cinsel yolla bulaşmış olabileceği değerlendirilen vakalardan ayrıntılı incelemeye alınan örneklerde, Shigella sonnei bakterilerinin yüzde 86'sı, Shigella flexneri bakterilerinin ise yüzde 94'ü çoklu veya ileri düzey antibiyotik direnci gösterdi.
İncelenen Shigella sonnei örneklerinin yarısından fazlası ileri düzey dirençli (XDR) olarak sınıflandırıldı.
Aynı inceleme grubunda siprofloksasine karşı direnç yüzde 83, azitromisine karşı yüzde 58 ve seftriaksona karşı yüzde 73 olarak belirlendi.
Bu oranların İngiltere'deki bütün Shigella vakalarını değil, direnç incelemesine alınan belirli örnekleri kapsadığı özellikle belirtiliyor.

2026 araştırması: İngiltere'de yeni direnç mekanizması belirlendi
Ağustos 2026'da Microbial Genomics dergisinde yayımlanan bir araştırma, İngiltere'de antibiyotik direncinin farklı genetik mekanizmalar üzerinden gelişmeye devam ettiğini gösterdi.
Araştırmacılar, Haziran 2025'te tespit edilen ve 2025–2026 döneminde incelenen bir Shigella sonnei salgın kümesindeki 83 vakayı analiz etti.
Vakaların yüzde 91,5'ini yetişkin erkekler oluştururken, hastaların hiçbirinin yakın dönemde Avrupa dışına seyahat bildirmediği kaydedildi.
İncelenen 83 örneğin 75'inde, yani yüzde 90,4'ünde, üçüncü kuşak sefalosporinlere dirençle ilişkili blaCTX-M-3 geni tespit edildi.
Araştırmacılar, bu direnç geninin İngiltere'de söz konusu cinsel temas ağlarıyla ilişkili Shigella bakterilerinde yeni bir genetik taşıyıcı üzerinden ortaya çıktığını belirledi.
Bulgular, antibiyotik direncinin yalnızca mevcut dirençli türlerin yayılmasıyla değil, bakterilerin yeni direnç genleri kazanmasıyla da gelişebildiğini gösteriyor.
Temmuz 2026 araştırması: Bakteri artık yalnızca seyahat kaynaklı değil
The Lancet Infectious Diseases dergisinde 8 Temmuz 2026'da yayımlanan genomik epidemiyoloji araştırması da İngiltere'deki bulaşma dinamiklerine ışık tuttu.
Cambridge Üniversitesi ve diğer araştırma kurumlarından bilim insanlarının katıldığı çalışmada, İngiltere'nin 15 sağlık bölgesindeki 138 laboratuvardan ulusal izleme sistemine gönderilen Shigella sonnei örnekleri değerlendirildi.
Araştırma, yüksek gelirli ülkelerde Shigella'nın yalnızca uluslararası seyahatlerle ilişkili dönemsel bir enfeksiyon olmaktan çıkarak bazı cinsel temas ağlarında sürekli dolaşabilen bir enfeksiyona dönüştüğüne dikkat çekti.
Bu durum, enfeksiyonun kontrolünde yalnızca gıda güvenliği ve seyahat sağlığı önlemlerinin yeterli olmadığını; cinsel sağlık hizmetlerinin de mücadelede önemli bir rol üstlendiğini ortaya koyuyor.
Cinsel temas sırasında nasıl bulaşıyor?
Shigella, dışkı-ağız yoluyla bulaşan bir bakteri.
Cinsel temas sırasında enfekte kişiden gelen mikroskobik dışkı parçacıklarının ağız yoluyla alınması, enfeksiyonun yayılmasına neden olabiliyor.
Bulaşma, doğrudan ağız-anal temasla gerçekleşebildiği gibi kirlenmiş eller, cinsel oyuncaklar veya vücut yüzeyleri aracılığıyla da meydana gelebiliyor.
CDC, bakterinin çok düşük miktarlarda bile enfeksiyona yol açabildiğine dikkat çekiyor.
Bu nedenle prezervatif kullanımı riski azaltabilse de tek başına bütün bulaşma yollarını ortadan kaldırmıyor.
Sağlık yetkilileri, özellikle cinsel temas öncesinde ve sonrasında ellerin ve ilgili vücut bölgelerinin sabun ve suyla temizlenmesini öneriyor.
Londra da riskli bölgeler arasında
İngiltere'de daha önce yayımlanan salgın incelemeleri, dirençli Shigella vakalarının Londra'da yoğunlaşabildiğini göstermişti.
UKHSA'nın 2023 yılındaki uyarısında, belirli bir dirençli salgın kümesinde Londra'da 45, İngiltere'nin kuzeybatısında 21 ve güneydoğusunda 12 vaka tespit edildiği açıklanmıştı.
Kurum ayrıca Eylül 2019'da ülke genelinde bildirilen 392 Shigella tanısının Eylül 2023'te 485'e yükseldiğini bildirmişti. Bu, aynı aylar karşılaştırıldığında yaklaşık yüzde 24'lük artış anlamına geliyor.
Söz konusu rakamlar geçmiş dönemlere ait olmakla birlikte, Londra'nın Shigella enfeksiyonlarının izlenmesinde önemli bölgelerden biri olduğunu gösteriyor.
Hastalık tamamen tedavi edilemez hale gelebilir mi?
Uzmanların temel endişesi, bakterinin yeni direnç mekanizmaları kazanması sonucunda ağır enfeksiyonlarda kullanılabilecek etkili antibiyotiklerin giderek azalması.
Ancak mevcut bilimsel bulgular, Shigella'nın bütün türlerinin tedavi edilemez hale geldiğini göstermiyor.
Hastaların önemli bir kısmı antibiyotik kullanmadan iyileşirken, ağır enfeksiyonlarda dışkı kültürü ve antibiyotik duyarlılık testleri tedavinin belirlenmesinde önem taşıyor.
Dirençli enfeksiyonların yayılması, hastaneye yatış ihtiyacını artırabilecek ve özellikle bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler açısından daha ciddi sonuçlar doğurabilecek bir risk olarak değerlendiriliyor.
Sağlık yetkililerinden korunma uyarısı
CDC, Shigella enfeksiyonu belirtileri gösteren kişilerin cinsel temastan kaçınmasını ve ishal sona erdikten sonra en az iki hafta beklemesini öneriyor.
Uzmanların diğer önerileri arasında el hijyenine dikkat edilmesi, güvenli içme suyu ve gıda tüketimi, cinsel temas sırasında koruyucu önlemler alınması ve antibiyotiklerin hekim önerisi olmadan kullanılmaması bulunuyor.
Kanlı ishal, yüksek ateş, şiddetli karın ağrısı veya susuzluk belirtileri gelişen kişilerin sağlık kuruluşlarına başvurması gerekiyor.
Bilim insanları yeni direnç türlerini izliyor
ABD ve İngiltere'deki araştırmalar, Shigella enfeksiyonlarının artık yalnızca geleneksel gıda ve su kaynaklı hastalıklar çerçevesinde değerlendirilemeyeceğini ortaya koyuyor.
Bakterinin cinsel temas yoluyla yayılabilmesi, antibiyotik direncinin farklı bakteri soylarında gelişmesi ve bazı tedavi seçeneklerinin etkisini kaybetmesi, sağlık sistemleri açısından yeni zorluklar yaratıyor.
Bilim insanları, yeni direnç genlerinin tespit edilmesi, genomik izleme sistemlerinin güçlendirilmesi ve hastaların uygun antibiyotiklerle tedavi edilmesinin önümüzdeki dönemde kritik önem taşıyacağını belirtiyor.
Uzmanların ortak uyarısı, Shigella'nın henüz genel olarak tedavi edilemez bir enfeksiyon olmadığı, ancak dirençli türlerin yayılmasının önlenmemesi halinde özellikle ağır vakaların tedavisinin giderek zorlaşabileceği yönünde.








