Kuzey Kıbrıs’ta balık yan gidiyor. Ama batan balığın yan gitmesi ile bizim balığın yan gitmesi aynı değil. KKTC balığı batmadan yan gidiyor. Çok küçük doğru ekonomik operasyonlar balığın düzelip sağlıklı yüzmesi için yeter de artar bile. Bütün mesele karar vericilerin kendilerini düşünmek için harcadıkları zamandan birazını toplumsal gelişim için harcaması.

 

 

Bir söz var...

“Battı balık yan gider.”

Batmış balık nasıl yan gider, bilmem. Ama ölmek üzere olan akvaryum balığının yan ve dengesiz hareket ettiğini bilirim.

***

Kime sorsanız “Battı balık yan gider” diyor.

İyimserliğin kırıntısı bile kalmadı.

1950’li yıllardan günümüze yaşadıklarımızı biliyorum.

Bugünle kıyaslandığı zaman inanılmaz, zor dönem geçirdik.

Gerçek anlamda ekmek bulamadığımız dönemleri nasıl unuturuz?

***

Senelerce ya yokluk ya da yoksulluk yaşadık.

Ama her ikisinde de mutluyduk.

Yokluk ve yoksulluk geniş tabanlıydı.

Dahası yaşanılanlar verilen mücadele için katlanılandı, özveriydi.

Eğer eşlik komünizmin yansımalarındansa, komünizm olmadan komünizmin eşitliğini yaşadık uzun zaman.

Rahmetli bubacığımın yaprak tütünü ince ince kesip, sigara kağıdı özelliği taşıyan gazete kağıdına sarıp içtiğini çok iyi hatırlarım.

***

Şimdi tablo ortada.

Yaklaşık 9 milyar TL mevduat var.

Bu mevduat bizim insanımızın parasıdır.

Eğer korkutulmamış olsa ve bu paranın bir hade bir buçuk milyar TL’si hareket etse çarşı ihya olacak.

Kimse, “Battı balık yan gider” demeyecek.

Biz gazeteciler çok konuda az şey biliriz.

Ekonomik konularda ekonomistlerle yarışma gibi bir iddiamız olamaz.

Ancak aklı başında ekonomistler kemer sıkmayla ekonominin düzlüğe çıkamayacağını çok iyi anlatıyorlar.

Hareket olmayan yerde bereket olmaz.

Ekonomik yaşam için de hareket gerekir.

***

Daha önce de altını çizmiştim.

Ekonominin de tıpkı insan gibi morali var.

Ya morali yerindedir, ya da morali bozuktur.

Bütün mesele ekonominin moralini bozmamaktır.

Ekonominin morali bozuldu mu arkası çorap söküğü gibi gelir.

***

Güney Kıbrıs, ciddi anlamda kriz yaşıyor.

Tek başına olmasa da en önemli neden Güney Kıbrıs’taki bankaların Yunanistan’daki kriz sırasında Güney ekonomisini sarsacak boyutta parayı Yunan bankalarında bir anlamda batırmasıdır.

Para ekonominin kanıdır.

Nasıl ki insan bedeninde damarlarda sağlıklı ve yeterli miktarda kanın dolaşması gerekir. Aynı şekilde ekonomik yaşam için piyasada olması gereken kadar paranın olması, dolaşması koşuldur.

Bu olmaz ve piyasa daralırsa domino taşı gibi zincirleme yıkılmalar olur.

Ekonomik anlamda taşlar bir kez yıkıldı mı yeniden ayağa kaldırmak için gereken miktar başlangıçta önlem için gerekli miktardan kat kat fazladır.

Bütün mesele en başta doğru kararları alıp uygulamaya koymaktır.

Bizde temel mesele doğru teşhis koyup, doğru tedavi uygulamak yerine, her aşamada yanlışta ısrar edilmesidir.

***

2008 ekonomik anlamda piyasaların son iyi yılıdır.

2009’dan başlayarak aşağı doğru kaymaya başladık.

2009’dan beri hükümet ekonomik yaşamın sorunlarını tanıyıp, çare üretme bir yana sorunların krize dönüşmesine neden oluyor.

İnsanımızın kullanmak için elinin altında bulunan parasının bir kısmı, tüm panik dürtülerine rağmen piyasayı yıkılmadan ayakta durmasına yetiyor.

Piyasa tümüyle ayakta mı?

Bunu söylemek olası değil.

İnsanlar mecbur kalmadıkça harcama yapmıyor.

Neden yapmıyor?

Çünkü bir gün ansızın maaşını bile alamayacağından korkuyor.

Düşünebiliyor musunuz, adamın biri ekranlara çıkıp, kendini Ankara’da içerili olarak yansıtmayı becerdikten sonra, öz olarak, “UBP’deki genel başkanlık yarışından İrsen Küçük kaybeder ve Ahmet Kaşif kazanırsa üç beş ay maaş alamayabilirsiniz” diyor.

Başbakan,  Maliye Bakanı ya da Ankara adına gerçekten konuşma yetkisi olan birileri ortaya çıkıp, “Olamaz öyle şey” demiyor.

Bu ve benzeri yaklaşımlar insanımızın derin kaygıları doğru sürüklüyor.

O kaygıyla da parası olmayanlar gibi parası olanlar da harcamaktan korkuyor.

***

Merak edip araştırdım.

Marketlerde alış verişin durumu nedir?

Güney Kıbrıs’ta marketler de krizden etkilenmiş durumda. En büyük marketler zincirinden biri olan Orphanides’in on şubesini kapattığı söyleniyor.

Güneyde alış verişte ciddi düşüşler var.

Bizde ise 2009’dan beri büyümede kademeli bir düşüş olmakla beraber hala marketlerin büyümesi ya da kar etmesi devam ediyor.

Büyük marketlerin 2012 yılı ortalama büyümesi % 8 ile % 10 arasında.

***

Kuzey Kıbrıs’ta balık yan gidiyor. Ama batan balığın yan gitmesi ile bizim balığın yan gitmesi aynı değil. KKTC balığı batmadan yan gidiyor. Çok küçük doğru ekonomik operasyonlar balığın düzelip sağlıklı yüzmesi için yeter de artar bile. Bütün mesele karar vericilerin kendilerini düşünmek için harcadıkları zamandan birazını toplumsal gelişim için harcaması.

Bunu yapsalar inanılmaz bir hızla toplumun tüm kesimlerinin yüzü gülecek.

 

Günün sözü:

 

İdareli kullanılan akıl, ekonomik akla çalışmaz


(Havadis gazetesinden alınmıştır)