Hollanda bandıralı MV Hondius adlı keşif gemisinde ortaya çıkan hantavirüs salgınında şimdiye kadar 11 vaka tespit edildi, 3 kişi yaşamını yitirdi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), olayın ardından çok uluslu izleme ve temas takibi çalışmalarını sürdürüyor. Yolcuların Kuzey Amerika, Güney Amerika ve Avrupa dahil 23 farklı ülkeden olması nedeniyle çok sayıda ülke alarm seviyesini yükseltti.
DSÖ verilerine göre vakaların büyük bölümü “Andes hantavirüsü” olarak bilinen türle bağlantılı. Yetkililer, virüsün küresel toplum için oluşturduğu riskin şimdilik “düşük” olduğunu belirtse de, yakın temas yoluyla insandan insana bulaş ihtimali dikkatle izleniyor.
“Sadece kemirgenlerden bulaşıyor” görüşü değişiyor
Hantavirüs uzun yıllardır esas olarak enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salyasıyla temas sonucu insanlara geçen bir hastalık olarak biliniyor. Özellikle kapalı alanlarda kuruyan kemirgen atıklarının havaya karışmasıyla bulaş riski artıyor.
Ancak son yıllarda yapılan çalışmalar, bazı hantavirüs türlerinin insanlar arasında da bulaşabildiğini gösterdi. Özellikle Güney Amerika’da görülen “Andes” tipi virüsün, yakın fiziksel temas halinde insandan insana geçiş yapabildiği bilimsel olarak doğrulandı. MV Hondius salgınında da araştırmacılar, bazı vakaların gemi içinde gerçekleşen yakın temas sonucu ortaya çıkmış olabileceğini değerlendiriyor.
ABD’de yaygın görülen “Sin Nombre” tipi hantavirüs için ise insandan insana bulaş çok daha sınırlı görülüyor. Uzmanlar, mevcut verilerin bu tür için yaygın bulaşı desteklemediğini vurguluyor.

ABD’deki yeni araştırma ne söylüyor?
Amerikalı bilim insanlarının yürüttüğü son saha çalışmalarında, özellikle Pasifik Kuzeybatısı olarak bilinen Washington, Oregon ve Idaho çevresindeki kemirgen popülasyonları incelendi. İlk bulgular, bazı bölgelerde kemirgenlerin yaklaşık yüzde 30’unun hantavirüs taşıdığını ortaya koydu.
Araştırmacılar, iklim değişikliği, şehirleşme ve insan yerleşimlerinin doğal yaşam alanlarına yaklaşmasının kemirgen-insan temasını artırdığı görüşünde. Uzmanlara göre bu durum, gelecekte daha fazla hantavirüs vakası görülme ihtimalini yükseltiyor.

Belirtiler grip gibi başlıyor
Hantavirüs enfeksiyonu ilk aşamada grip benzeri belirtilerle ortaya çıkıyor. Ateş, kas ağrısı, halsizlik, baş dönmesi ve mide bulantısı en sık görülen semptomlar arasında yer alıyor. İlerleyen vakalarda ise ciddi solunum yetmezliği gelişebiliyor.
Özellikle “Hantavirüs Pulmoner Sendromu” adı verilen ağır tabloda ölüm oranı yüzde 30 ila 40 arasında değişebiliyor. Uzmanlar, erken teşhisin hayati önem taşıdığı konusunda uyarıyor.
Uzmanlardan panik değil dikkat çağrısı
Sağlık otoriteleri, hantavirüsün Covid-19 benzeri kolay yayılan bir salgına dönüşme ihtimalinin düşük olduğunu belirtiyor. DSÖ de mevcut durumda küresel risk seviyesini düşük olarak değerlendiriyor.
Bununla birlikte uzmanlar, özellikle kırsal bölgelerde yaşayanların, depoları ve kapalı alanları temizlerken koruyucu ekipman kullanmaları gerektiğini vurguluyor. Kemirgen dışkısı bulunan alanların süpürülmesi yerine dezenfektanla temizlenmesi öneriliyor.
MV Hondius vakası ise uzmanlara göre, nadir görülen virüslerin küresel ulaşım ve turizm yoluyla kısa sürede uluslararası bir sağlık sorununa dönüşebileceğini bir kez daha gösterdi.







