Birleşik Krallık’ta çocukların sosyal medya kullanımına yönelik hazırlanan yeni düzenlemede uygulama aşamasına yaklaşılıyor. Hükümet, platformların 16 yaşından küçüklere hizmet sunmasını yasaklamayı planlarken, iletişim ve çevrim içi güvenlik düzenleyicisi Ofcom da yaş kontrollerinin nasıl yapılabileceğine ilişkin değerlendirmesini yayımladı.
Ofcom’un 29 Ekim 2026 tarihli açıklaması, yasağın uygulanabilmesi için şirketlerden güçlü yaş doğrulama sistemleri bekleneceğini ortaya koydu. Düzenlemenin ayrıntılarının hükümet tarafından yıl sonuna kadar belirlenmesi öngörülüyor.
Mart 2027 tarihi henüz kesinleşmedi
Hükümetin resmî belgelerinde uygulama için “2027 ilkbaharı” hedefi yer alıyor. Bu nedenle, yasağın kesin olarak Mart 2027’de başlayacağını söylemek için henüz erken.
İlk düzenlemelerin 2026 sonuna kadar parlamentoya sunulması planlanıyor. Süreç yalnızca hükümetin kararından ibaret olmayacak; ilgili düzenlemelerin Avam Kamarası ve Lordlar Kamarası tarafından onaylanması gerekecek. Kesin yürürlük takvimi bu süreçte netleşecek.

Hangi platformlar yasak kapsamında olacak?
Hükümetin örnek verdiği platformlar arasında Instagram, TikTok, Snapchat, Facebook, YouTube ve X bulunuyor. Kapsam belirlenirken sosyal etkileşim amacı taşıyan, kullanıcıların içerik paylaşmasına izin veren ve algoritmalar kullanan hizmetler esas alınacak.
Bununla birlikte, Birleşik Krallık için kesinleşmiş bir “en büyük 10 platform” listesi açıklanmış değil. Nihai kapsam, parlamentoya sunulacak düzenlemelerde belirlenecek. Hükümet, WhatsApp ve Signal gibi mesajlaşma hizmetlerini sosyal medya yasağına dahil etmeyi amaçlamadığını bildiriyor.
Yetişkin kullanıcılar da yaşlarını kanıtlayabilecek
Ofcom, 16 yaş sınırını denetlemek için dört yöntemin etkili olabileceğini belirtiyor: fotoğraflı kimlik eşleştirmesi, dijital kimlik hizmetleri, banka üzerinden kontroller ve yüz görüntüsünden yaş tahmini.
Platformun elinde kullanıcının yaşını güvenilir biçimde gösteren bilgiler varsa yeniden kontrol gerekmeyebilecek. Ancak birçok yetişkinden de yaşını kanıtlaması istenmesi bekleniyor. Dolayısıyla düzenlemenin etkisi çocuk hesaplarıyla sınırlı kalmayacak.
16 ve 17 yaşındakiler için belge sorunu
Teknik açıdan en hassas gruplardan birini, sosyal medya kullanmasına izin verilecek 16 ve 17 yaşındakiler oluşturuyor. Ofcom, bu yaş grubunda kullanılabilecek güvenilir doğrulama seçeneklerinin yetişkinlere kıyasla daha sınırlı olduğunu belirtiyor.
Fotoğraflı kimliği bulunmayan bazı gençlerin belge edinmesi gerekebilecek. Yüzden yaş tahmini de yaş sınırına yakın kişilerde ek kontrol ihtiyacını tamamen ortadan kaldırmıyor. Kurum, kişisel verilerin korunması konusunda Bilgi Komiserliği ile çalışacağını bildiriyor.
Gençler için gece kullanımı ve otomatik oynatma önlemleri
Hükümetin planı, 16 yaşından küçükler için getirilecek yasaktan daha geniş bir koruma paketi içeriyor.
16 ve 17 yaşındaki kullanıcılar için gece yarısından sabah 06.00’ya kadar erişim kısıtlamalarının ve bildirimlerin susturulmasının varsayılan olarak uygulanması öngörülüyor. Otomatik video oynatma ve kişiselleştirilmiş içerik akışlarının da başlangıçta kapalı olması planlanıyor. Bu yaş grubundaki kullanıcılar söz konusu ayarları değiştirebilecek.
Ayrıca oyun hizmetleri dahil diğer çevrim içi ortamlarda canlı yayın ve yabancıların çocuklarla iletişim kurması gibi işlevlere yönelik ek sınırlamalar hazırlanıyor.
Avustralya deneyimi: Hesaplar kapatıldı, açıklar sürdü
Birleşik Krallık’ın örnek aldığı Avustralya’da 16 yaş altının belirli sosyal medya platformlarında hesap açmasını veya mevcut hesabını sürdürmesini engellemeye yönelik yükümlülükler 10 Aralık 2025’te başladı.
Avustralya düzenleyicisi eSafety’nin Mart 2026 raporu, ilk uygulama döneminde Facebook, Instagram, Kick, Reddit, Snapchat, Threads, TikTok, Twitch, X ve YouTube olmak üzere 10 platforma odaklanıldığını gösteriyor. Raporda, çok sayıda hesabın engellenmesine rağmen bazı çocukların hesaplarını kullanmayı sürdürdüğüne ilişkin bulgular da bulunuyor.

Daha sıkı denetim hedefleniyor
Ofcom’a göre Birleşik Krallık’ta öngörülen “yüksek derecede etkili” yaş kontrolü standardı, Avustralya’daki şirketlerin “makul adımlar atması” yükümlülüğünden daha güçlü olacak.
Bununla birlikte kurum, hiçbir sistemin engellerin aşılması riskini tamamen ortadan kaldıramayacağını kabul ediyor. Platformlardan bu riski azaltacak önlemler almaları beklenecek; uygulamanın sonuçları da izlenecek.








