MELİS YAHŞİ

Prenses Diana’nın 31 Ağustos 1997’de Paris’teki trafik kazasında hayatını kaybetmesinin üzerinden 29 yıl geçmesine rağmen, ölümünün hemen ardından Kraliyet Ailesi içinde yaşananlar İngiltere’de yeniden büyük bir tartışmanın merkezine oturdu.

Tartışmanın kaynağı, Diana’nın kardeşi Earl Charles Spencer’ın 22 Eylül’de yayımlanan “Swan Song: Diana, My Sister” (Kuğu Şarkısı: Kız Kardeşim Diana) adlı kitabı. Kitap 384 sayfadan oluşuyor ve Diana’nın çocukluğundan evliliğine, ölümünden sonraki günlere kadar kardeşinin hatıralarını içeriyor.

Cenaze alayındaki William ve Harry tartışması

Kitabın en fazla yankı uyandıran bölümü, Diana’nın cenazesinden önce yaşandığı öne sürülen telefon görüşmesi.

Spencer’ın anlatımına göre kendisi, annelerini henüz kaybetmiş olan 15 yaşındaki Prens William ile 12 yaşındaki Prens Harry’nin, milyonlarca kişinin gözü önünde Diana’nın tabutunun arkasından yürütülmesine karşı çıktı. Diana’nın oğullarının böyle bir yükün altına sokulmasını istemeyeceğini düşünüyordu.

Kafkas Crispy Yatay Gazete

Spencer, bu nedenle dönemin Galler Prensi Charles ile sert bir telefon görüşmesi yaptığını anlatıyor.

Kitapta yer alan iddiaya göre Charles tartışma sırasında Diana hakkında, “Onu yakında unutacağız” anlamına gelen ifadeyi kullandı. Spencer, sözleri duyduktan sonra büyük bir şaşkınlık yaşadığını ve görüşmeyi sonlandırdığını belirtiyor.

Buckingham Sarayı’ndan olağan dışı açıklama

İddianın basına yansıması üzerine Buckingham Sarayı, Kraliyet Ailesi hakkındaki kitaplara genellikle yorum yapmama geleneğinin dışına çıkarak yazılı açıklama yaptı.

Saray, Kral’ın kardeş kaybından kaynaklanan derin acının yıllar sonra bile insanın muhakemesini ve hafızasını etkileyebileceğinin farkında olduğunu belirtti. Açıklama, Spencer’ın anlattıklarının doğruluğunun doğrudan reddedilmesinden çok, onun hatıralarının yasın etkisi altında şekillenmiş olabileceği mesajı olarak yorumlandı.

Istikbal 860X450 Pxl

Spencer geri adım atmadı

Ancak Earl Spencer, Saray’ın açıklamasının ardından iddiasını geri çekmedi.

Althorp’taki aile malikanesinden yaptığı açıklamalarda, Charles’ın kullandığı kelimeler konusunda emin olduğunu söyledi ve Saray’ın Kral’ın bu sözleri söylemediğini açık biçimde ifade etmediğine dikkat çekti.

Spencer, 23 Eylül’de ITV’de yayımlanan canlı röportajında da kitabındaki anlatımın arkasında olduğunu söyledi. Buckingham Sarayı’nın açıklamasını “gaslighting” olarak nitelendiren Spencer, kitabı Kral’a karşı bir saldırı amacıyla kaleme almadığını savundu.

Spencer’a göre tartışmalı telefon görüşmesi hayatı boyunca Charles ile yaptığı yalnızca birkaç doğrudan telefon konuşmasından biriydi ve bu nedenle konuşmanın ayrıntıları hafızasında özellikle güçlü biçimde yer etmişti.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Charles’ın Diana’nın ölümünden sonraki ruh haline ilişkin ikinci iddia

Kitaptaki tartışma yalnızca cenaze görüşmesiyle sınırlı değil.

Spencer, Charles’ın Diana’nın ölümünün ardından yaptığı başka bir konuşmadaki ses tonunu da olağan dışı biçimde neşeli olarak hatırladığını öne sürüyor. Bunun Charles’ın artık Camilla ile evlenmesinin önündeki engellerin kalktığını düşünmesiyle bağlantılı olabileceğini ileri sürüyor.

Bu bölüm Spencer’ın kişisel gözlemi ve yorumu niteliğinde; Kral Charles’ın böyle bir düşünce taşıdığını doğrulayan bağımsız bir kanıt ortaya konmuş değil. Reuters da kitabın bu iddialarını Spencer’ın anlatımı olarak aktarıyor.

Kraliçe Elizabeth’ten Diana’nın unvanını geri verme teklifi

Kitaptaki yeni ayrıntılardan biri de Kraliçe II. Elizabeth ile ilgili.

Spencer’ın anlatımına göre Kraliçe, Diana’nın ölümünden sonra, 1996’daki boşanmayla kaybettiği “Her Royal Highness – HRH” unvanının ölümünden sonra yeniden verilmesini önerdi.

Teklif Kraliçe’nin özel sekreteri Robert Fellowes aracılığıyla Spencer’a iletildi. Spencer ise Diana hayattayken elinden alınmış bir unvanın ölümünden sonra geri verilmesini anlamsız bulduğunu ve öneriyi kabul etmediğini anlatıyor.

Independent Mortgage 3

Kitap yalnızca ölüm haftasını anlatmıyor

“Swan Song”, Diana’nın Charles ile evliliğine ilişkin de yeni ve tartışmalı anlatımlar içeriyor. Spencer, kız kardeşinin düğünden önce evlilik konusunda ciddi kuşkular yaşadığını, sonraki yıllarda ağır psikolojik sıkıntılar geçirdiğini ve evlilik içerisindeki yalnızlığını kendisiyle paylaştığını yazıyor. Bu bölümlerin önemli kısmı Spencer’ın kişisel hatıralarına ve Diana ile yaptığı konuşmalara dayanıyor.

Kitabın yayınevi Penguin Random House ise eserin, Diana’nın hayatını ilk kez kardeşinin perspektifinden kapsamlı biçimde anlatmayı amaçladığını belirtiyor. Kitabın dünya çapında 12 dile çevrilmesi planlanıyor.

William ve Harry cephesinde sessizlik

Tartışmanın merkezindeki en önemli iki isim olan Prens William ve Prens Harry, babaları ile dayıları arasındaki bu yeni polemik hakkında kamuoyuna ayrıntılı bir açıklama yapmış değil.

Özellikle cenaze alayında tabutun arkasından yürümeleri, iki prensin yıllar içinde farklı zamanlarda anlattıkları zor çocukluk anılarının en sembolik görüntülerinden biri olarak kalmayı sürdürüyor.

Spencer ise kitabını, Diana’nın ölümünün 30. yıldönümü yaklaşırken kendi hatıralarını kayda geçirmek amacıyla yazdığını söylüyor. Kitabın yayımlanmasıyla birlikte yaklaşık otuz yıldır tartışılan bir soru da yeniden gündemde: Diana’nın ölümünü izleyen günlerde Kraliyet Ailesi içinde gerçekte neler yaşandı?

Şimdilik bu sorunun merkezindeki telefon konuşmasına ilişkin iki tarafın anlatımı uzlaşmıyor. Earl Spencer sözlerinin arkasında dururken Buckingham Sarayı, onun hafızasının yasın etkisiyle şekillenmiş olabileceği mesajını veriyor. Tartışmanın kesin olarak doğrulanmasını sağlayacak bağımsız bir kayıt ise kamuoyuna açıklanmış değil.