Bugün 9 Nisan. Yıl 1942. Yer, Hollanda’nın Amersfoort kenti. Alman Nazileri, sabah saat 06.30’da 77 Özbek Türkünü kurşuna diziyor. Kurşuna dizilişlerinin 84. yıl dönümü.
Sessiz bir sabah, insanlık adına utanç verici bir vahşete sahne oluyor. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Hollanda tarihinde kara bir leke olarak yer alan bu acı hadiseyi en az on beş yıldır tekrar tekrar yazıyorum. Yazmakla kalmayıp, Türkevi Derneği’nde programlar organize ederek, savaş sırasında Hollanda’daki en büyük ikinci kitlesel infazı yeni nesillere duyurmaya çalışıyorum. Çünkü unutulan acılar, bir süre sonra tekrarlanma tehlikesiyle karşı karşıya kalır.
Hollanda’da kurşuna dizilen Özbek Türklerinin hikâyesi kısaca şu şekildedir:
İkinci Dünya Savaşı’nda Alman Nazileri’ne esir düşen 101 Sovyet askeri, 27 Eylül 1941 tarihinde Hollanda’nın Amersfoort kentine getirilir. Bu askerlerin büyük çoğunluğu Özbek ve Kazak Türkleridir. Esir Türkler açlık, hastalık ve insanlık dışı muamele görürler. Dayanamazlar. Öyle ki, bu askerlerden 24’ü açlık ve hastalık nedeniyle hayatını kaybeder. Geriye kalan 77 esir ise 9 Nisan 1942 sabahı saat 06.30’da kurşuna dizilerek infaz edilir. Bir sabah vakti, 77 can, sessizce toprağa düşer.

Özbeklerin bu ibretlik ve yürek burkan hikâyesi, Amersfoortlu Hollandalı gazeteci Remco Reiding sayesinde gün yüzüne çıkar. Reiding bu konuda “Onuru Gömülen Çocuklar” adlı bir kitap yazar. On yıl önce Türkevi Derneği’nin Amsterdam’da düzenlediği bir programda bu trajediyi şu sözlerle anlatmıştır:
“Öğrencilik yıllarımda değişim programı çerçevesinde Rusya’ya gittim. Moskova dönüşü Amersfoortse Courant gazetesinde çalışmaya başladım. Gazetede çalışırken Amersfoort’a getirilen Rus askerlerinin akıbetini araştırmaya başladım. Eriştiğim bilgilere göre, İkinci Dünya Savaşı’nın başında 101 asker Rusya’dan Hollanda’ya getirildi. Bu askerler Smolensk Muharebesi’nde esir alınmıştı. Uzun ve yorucu bir tren yolculuğunun ardından 1941 yılının Eylül ayında Amersfoort’a ulaştılar.
Almanların amacı, Hollandalılara Özbek asıllı bu askerlerin ‘vahşi ve aşağılık’ olduklarını göstermekti. Ancak bu kirli propaganda ters tepti. Açlıktan ölmek üzere olan askerlere bir parça ekmek verildi. Almanlar onların ekmek için birbirlerine saldırmasını bekliyordu. Fakat beklenen olmadı. Askerler o tek ekmeği küçük parçalara bölerek kardeşçe paylaştı. İnsanlık, en zor şartlarda bile kendini gösterdi. Bu manzara karşısında Almanlar adeta şaşkına döndü.
Esir askerler kampta ağır işlerde çalıştırıldı. Yorgunluktan ellerindeki kum torbaları yere düştüğünde işkence gördüler, cezalandırıldılar. Açlık ve hastalık, onları yavaş yavaş hayattan kopardı. Nisan 1942’ye gelindiğinde 24 asker hayatını kaybetmişti. Geriye kalan 77 asker ise 9 Nisan sabahı, gün doğmadan, kurşuna dizilerek öldürüldü. Böylece Özbek askerlerin Hollanda’daki dramatik hikâyesi acı bir şekilde son buldu.”
Amersfoort’taki kampla ilgili tüm belgeler Almanlar tarafından yok edilmiş olmasına rağmen, Remco Reiding yılmadan çalışır. Bir yandan bu vahşete tanıklık edenlerin hatıralarını kayda geçirir, diğer yandan Rus arşivlerinde iz sürer. Bu çabaların sonucunda ortaya çıkan belgesel, Amersfoort Belediyesi’nin desteğiyle yayımlanır.
Daha sonra “Sovyet Ereveld Vakfı”nı kuran Reiding, 101 Özbek Türkünün mezarlarının bulunduğu alanda “Sovyet Ereveld Deneyimi” adlı bir müze açar. Bu müzede, mezar taşlarının ardındaki sessiz hikâyeler, fotoğraflar ve animasyonlarla ziyaretçilere anlatılmaktadır.
Evet değerli dostlarım, inanmış bir araştırmacı gazetecinin adanmışlığı, tarihin karanlığında kalmış bir sayfasını aydınlatmıştır. Onun gayreti sayesinde, 2012 yılından bu yana her yıl 9 Nisan sabahı saat 06.30’da bu mazlum insanlar anılmaktadır.
Son yıllarda Özbekistan yetkililerinin de bu acı olaya sahip çıkması, geç de olsa vefanın bir göstergesidir. Ayrıca, bu trajik hikaye “101 Asker” adıyla sinema filmi olarak çekilmiştir.
Bugün, 9 Nisan 1942’de kurşuna dizilen 77 ve açlıktan vefat eden 24 Özbek Türkünü bir kez daha hüzünle ve saygıyla anıyoruz. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Veyis Güngör
7 Nisan 2026
