Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) bağlı Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı'nın (IARC) yayımladığı son değerlendirme, küresel kanser yükünün önümüzdeki çeyrek yüzyılda önemli ölçüde artacağını ortaya koydu. Rapora göre, dünya genelinde yeni kanser vakalarının 2050 yılına kadar yüzde 66,7 oranında yükselmesi bekleniyor. Uzmanlar, yaşlanan nüfus, dünya nüfusundaki artış, hava kirliliği, tütün kullanımı, sağlıksız beslenme, fiziksel hareketsizlik ve alkol tüketimi gibi risk faktörlerinin bu artışta belirleyici rol oynayacağını vurguluyor.

Raporda, kanser vakalarındaki yükselişin tüm bölgelerde görüleceği ancak yükün en ağır şekilde düşük ve alt-orta gelir grubundaki ülkeleri etkileyeceği belirtiliyor. Afrika Bölgesi'nde kanser vakalarının yüzde 125,2, Doğu Akdeniz Bölgesi'nde ise yüzde 109,8 artacağı tahmin ediliyor. Buna karşılık, yüksek gelirli ülkelerde artışın daha sınırlı kalması bekleniyor. Bunun en önemli nedenleri arasında erken tanı programlarının yaygınlığı, tarama hizmetlerine erişim ve modern tedavi olanakları gösteriliyor.

Istikbal 860X450 Pxl

"Derin bir eşitsizlik" tablosu

DSÖ, küresel kanser görünümünü "derin bir eşitsizlik" olarak tanımlıyor. Günümüzde ülkelerin büyük bölümünün ulusal kanser kontrol planına sahip olmasına rağmen, bu planların uygulamaya geçirilmesinde ciddi farklılıklar bulunuyor.

IARC Direktörü Dr. Elisabete Weiderpass, önleme politikalarının etkin biçimde uygulandığı ülkelerde bazı kanser türlerinin görülme sıklığında azalma gözlendiğini belirterek, buna rağmen küresel ilerlemenin beklenen hızda gerçekleşmediğini ifade etti.

Uzmanlara göre, birçok düşük gelirli ülkede kanser hastalarının önemli bir bölümü hastalık ileri evreye ulaştıktan sonra sağlık kuruluşlarına başvurabiliyor. Erken teşhis olanaklarının sınırlı olması ve radyoterapi, kemoterapi ile hedefe yönelik tedavilere erişimde yaşanan sorunlar, ölüm oranlarını artırıyor.

Tilesdiy Yeni 1289 X 225

En yaygın risk faktörleri

DSÖ ve IARC verilerine göre kanserlerin önemli bir bölümü önlenebilir risk faktörleriyle ilişkilendiriliyor. Bunların başında tütün kullanımı geliyor. Sigara, tek başına dünya genelindeki kanser ölümlerinin yaklaşık beşte birinden sorumlu tutuluyor.

Bunun yanı sıra;

Obezite ve sağlıksız beslenme,

Fiziksel hareketsizlik,

Alkol tüketimi,

Hava kirliliği,

Mesleki kimyasal maruziyet,

Güneşin zararlı ultraviyole ışınları,

HPV ve Hepatit B gibi enfeksiyonlar,

kanser gelişme riskini artıran başlıca etkenler arasında yer alıyor.

Uzmanlar, özellikle rahim ağzı kanserine karşı HPV aşısı ile karaciğer kanserine karşı Hepatit B aşısının yaygınlaştırılmasının binlerce hayat kurtarabileceğine dikkat çekiyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Erken tanı hayat kurtarıyor

Bilim insanları, kanserle mücadelede en etkili yöntemlerden birinin erken tanı olduğunu vurguluyor. Meme kanseri için mamografi, rahim ağzı kanseri için HPV testi ve smear, kalın bağırsak kanseri için gaitada gizli kan testi ve kolonoskopi ile akciğer kanseri açısından yüksek risk grubunda düşük doz bilgisayarlı tomografi taramaları erken teşhis açısından büyük önem taşıyor.

Araştırmalar, erken evrede teşhis edilen birçok kanser türünde beş yıllık sağkalım oranlarının ileri evreye göre kat kat daha yüksek olduğunu gösteriyor.

Kanser vakaları hızla artıyor

IARC'nin daha önce yayımladığı Küresel Kanser Gözlemevi (GLOBOCAN) verilerine göre, 2022 yılında dünyada yaklaşık 20 milyon yeni kanser vakası görüldü ve yaklaşık 9,7 milyon kişi kanser nedeniyle yaşamını yitirdi. Mevcut eğilimlerin sürmesi halinde 2050 yılında yıllık yeni vaka sayısının 35 milyonu aşması bekleniyor.

Uzmanlar, kanser yükündeki bu artışın yalnızca sağlık sistemlerini değil, ülkelerin ekonomik kalkınmasını da doğrudan etkileyeceğini belirtiyor. Artan tedavi maliyetleri, iş gücü kaybı ve uzun süreli bakım ihtiyacı, özellikle sağlık bütçesi sınırlı ülkelerde ciddi bir yük oluşturacak.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

Önleme politikaları kritik önem taşıyor

DSÖ, hükümetlere tütün kontrolünün güçlendirilmesi, sağlıklı beslenmenin teşvik edilmesi, fiziksel aktivitenin artırılması, alkol tüketiminin azaltılması, hava kirliliğinin düşürülmesi ve ulusal kanser tarama programlarının yaygınlaştırılması çağrısında bulunuyor.

Uzmanlara göre kanser vakalarının önemli bir kısmı önlenebilir veya erken evrede yakalanarak başarılı şekilde tedavi edilebilir. Bu nedenle sağlık sistemlerine yapılacak yatırımların yanı sıra toplumun risk faktörleri konusunda bilinçlendirilmesi de önümüzdeki yıllarda kanserle mücadelede belirleyici rol oynayacak.