İngiltere’nin güvenlik politikasında uzun yıllar sonra dikkat çekici bir dönüşüm yaşanıyor.
Hükümetin Home Defence Programme – İç Savunma Programı kapsamında, ülkenin savaş veya büyük çaplı ulusal güvenlik krizi sırasında nasıl yönetileceğini belirleyen merkezi kriz planları yeniden hazırlanıyor.
Bu planların geçmişi Birinci Dünya Savaşı öncesine kadar uzanıyor. “War Book” adı verilen belgeler, özellikle Soğuk Savaş yıllarında savaş çıkması halinde bakanlıkların, kamu kurumlarının ve yerel yönetimlerin hangi görevleri üstleneceğini ayrıntılı biçimde belirliyordu.
Sovyetler Birliği’nin dağılması ve doğrudan saldırı riskinin azalmasıyla geleneksel Savaş Kitapları 1990’larda arşive kaldırıldı. Hükümet, 2015’te savaş hazırlıklarının artık tek bir kapsamlı belgede tutulmadığını açıklamıştı. Ancak Ukrayna savaşı ve Avrupa’daki güvenlik ortamının değişmesi bu yaklaşımın yeniden gözden geçirilmesine yol açtı.
Sadece ordunun savaş planı değil
Yeni Savaş Kitabı, ordunun muharebe planından farklı bir işleve sahip.
Amaç, İngiltere’nin uluslararası bir çatışmanın doğrudan veya dolaylı etkilerine maruz kalması halinde sivil devlet mekanizmasının nasıl çalışmaya devam edeceğini belirlemek.
Kabine Ofisi öncülüğündeki hazırlıklarda askeri ve sivil kurumların faaliyetlerinin eşgüdümlü hale getirilmesi hedefleniyor. Savunma Bakanlığı'nın 10 Eylül'de Parlamento'ya verdiği yanıta göre çalışmalar kamu kurumlarının yanı sıra sanayi kuruluşlarını ve gönüllü sektörü de kapsıyor.
Böylece mesele yalnızca askerlerin cephede ne yapacağından ibaret olmayacak. Hükümetin yaklaşımı, savaş veya ağır kriz koşullarında sağlık, enerji, ulaşım, haberleşme, yerel yönetimler ve diğer temel kamu hizmetlerinin sürdürülebilmesine dayanıyor.

Asıl endişe: “Hibrit saldırı”
Hazırlıkların dikkat çekici taraflarından biri de İngiltere'nin karşı karşıya kalabileceği tehdidin klasik anlamda bir kara işgaliyle sınırlandırılmaması.
Hükümet, siber saldırılar, sabotaj, kritik altyapının hedef alınması ve diğer hibrit saldırı türlerine karşı hazırlığı artırıyor.
Enerji şebekeleri, haberleşme sistemleri ve deniz altındaki kritik altyapılar bu tartışmanın önemli parçaları arasında. Kraliyet Donanması'nın başındaki General Sir Gwyn Jenkins de Rusya'nın İngiltere'nin zayıf noktalarını Soğuk Savaş'tan bu yana görülmeyen ölçekte yokladığını savunarak deniz altı iletişim kabloları, boru hatları ve enerji ağlarının hassasiyetine dikkat çekti.
2027’de büyük tatbikat: ALBISTON SHADOW
Hazırlıkların en önemli sınavı ise 2027 yılında gerçekleştirilecek.
Exercise ALBISTON SHADOW adı verilen çok günlük tatbikatın, İngiltere'de son birkaç on yılın en büyük iç savunma tatbikatı olması planlanıyor.
Senaryonun ayrıntıları güvenlik nedeniyle gizli tutulacak. Ancak hükümet tatbikatın İngiltere'ye yönelik hibrit saldırılara karşı devletin hazırlığını sınayacağını açıkça belirtiyor.
Bakanların yanı sıra hükümet ve kamu sektöründen yüzlerce görevlinin katılması beklenen tatbikatta, kriz operasyon ekiplerinden İç Savunma ve Dayanıklılık birimlerine kadar geniş bir yapı test edilecek. Tatbikat ayrıca NATO'nun 2027'deki kriz yönetimi tatbikatıyla bağlantılı bir hazırlık sürecinin parçası olacak.
Knighton: 35 yıllık kariyerimin en tehlikeli dönemi
İngiltere'nin en üst düzey askeri yetkilisi Genelkurmay Başkanı Hava Mareşali Sir Richard Knighton da güvenlik ortamına ilişkin dikkat çekici bir değerlendirmede bulundu.
Knighton, 16 Eylül'de yayımlanan Sky News söyleşisinde mevcut dönemi 35 yıllık askeri kariyerindeki en tehlikeli dönem olarak nitelendirdi.
Değerlendirmesinde Rusya'nın saldırganlığı, Orta Doğu'daki savaşlar ve İngiliz Silahlı Kuvvetleri'nin uzun yıllar boyunca kapasite kaybetmesi gibi unsurlara dikkat çekti. Knighton ayrıca ulusal dayanıklılık konusunda toplumla açık bir tartışma yürütülmesinin gerekli olduğunu söyledi.

Vatandaşa da “hazırlıklı olun” mesajı
Yeni güvenlik yaklaşımının bir başka ayağını ise halkın büyük çaplı kesintilere hazırlanması oluşturuyor.
Hükümetin resmi Prepare kampanyasında vatandaşlara elektrik, su veya iletişim hizmetlerinin aksadığı acil durumlara karşı evlerinde temel ihtiyaç malzemeleri bulundurmaları öneriliyor.
Tavsiye edilenler arasında pilli veya kurmalı el feneri, taşınabilir telefon şarj cihazı, pilli veya kurmalı radyo, yedek piller, ilk yardım malzemeleri, el dezenfektanı, ıslak mendil, şişelenmiş su ve pişirme gerektirmeyen dayanıklı gıdalar bulunuyor.
Su konusunda ise tek bir zorunlu stok miktarı belirlenmiyor. Hükümet sitesi, Dünya Sağlık Örgütü'nün hayatta kalmak için kişi başına günde en az 2,5-3 litre içme suyu tavsiyesini aktarıyor. Yemek hazırlama ve temel hijyen ihtiyaçları da hesaba katıldığında kişi başına günlük yaklaşık 10 litrenin daha rahat koşullar sağlayabileceği belirtiliyor.
Yeni yasalar da gündemde
Hazırlıklar yalnızca tatbikatlar ve Savaş Kitabı ile sınırlı değil.
Avam Kamarası Kütüphanesi'ne göre Stratejik Savunma İncelemesi, İngiltere veya müttefiklerinin savaşa doğru sürüklendiği bir durumda hükümete kullanılabilecek ek yetkiler sağlayacak bir Defence Readiness Bill – Savunma Hazırlık Yasası çıkarılmasını tavsiye etti. Hükümet de bu yasayı mevcut Parlamento döneminde gündeme getirme niyetinde olduğunu açıkladı.
Ayrıca Civil Contingencies Act 2004, yani ülkenin sivil acil durum sisteminin temelini oluşturan yasa da gözden geçiriliyor. İncelemenin, mevcut kriz ve dayanıklılık yapılarının bugünün tehditlerine uygun olup olmadığına odaklanması bekleniyor.
Hükümet ayrıca 2026 sonuna doğru enerji altyapısının dayanıklılığını güçlendirmeye yönelik yeni bir Energy Resilience Strategy yayımlamayı planlıyor; ulaşım sistemlerinin dayanıklılığı için de ayrı bir strateji üzerinde çalışılıyor.
Savaş Kitabı yıl sonuna doğru şekillenecek
Hükümetin açıkladığı takvime göre güncellenmiş Savaş Kitaplarının 2026 sonuna doğru devlet kurumlarına kadar yayılması hedefleniyor. Planlamanın yalnızca Whitehall'daki bakanlıklarla sınırlı kalmaması, yerel yönetim seviyesine kadar görev ve sorumlulukların anlaşılır hale getirilmesi amaçlanıyor.
Böylece İngiltere'nin Soğuk Savaş sonrasında büyük ölçüde terk ettiği “ülke çapında savaş hazırlığı” anlayışı farklı bir biçimde geri dönüyor.
Ancak yeni modelin odağında sığınaklar veya doğrudan kara işgalinden ziyade elektriğin kesildiği, iletişim sistemlerinin çalışmadığı, ulaşımın aksadığı, kritik altyapının sabotaja uğradığı veya devlet kurumlarının yoğun siber saldırı altında kaldığı bir İngiltere'nin temel hizmetlerini sürdürebilmesi bulunuyor.
2027'deki ALBISTON SHADOW tatbikatı da bu yeni yaklaşımın ilk büyük çaplı sınavlarından biri olacak.







