EKONOMİ

Enerji şoku İngiltere ekonomisini sıkıştırıyor: Enflasyonu yeniden tetikleyebilir

Petrol fiyatlarının beklentilerin üzerine çıkarak varil başına 78 dolara yükselmesi İngiltere’de enflasyon riskini yeniden gündeme taşıdı.

Enerji fiyatlarında hızlanan yükseliş İngiltere ekonomisinde yeni bir baskı dalgasının habercisi olarak görülüyor. Petrol fiyatlarının son dönemde varil başına yaklaşık 78 dolara çıkması, daha önce yapılan 65 dolarlık varsayımın belirgin biçimde üzerine çıktı. Bu gelişme hem enflasyon görünümünü hem de para politikasına ilişkin beklentileri yeniden şekillendiriyor.

Uluslararası yatırım bankası JPMorgan Chase’in yayımladığı son analiz, enerji fiyatlarındaki artışın İngiltere’de tüketici fiyatları üzerinde kısa vadede hissedilir bir baskı oluşturabileceğine işaret ediyor. Bankanın hesaplamalarına göre petrol fiyatlarının mevcut seviyelerini koruması halinde enerji maliyetlerindeki yükseliş, bu yıl Tüketici Fiyat Endeksi’ne (CPI) yaklaşık 0,2 puanlık ek katkı yapabilir.

Artışın özellikle ulaşım sektöründe kullanılan sıvı yakıt fiyatları üzerinden tüketici fiyatlarına yansıması bekleniyor. Ekonomistler, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin genellikle bir ila iki ay içinde enflasyon verilerine yansıdığına dikkat çekiyor. Bu durumun kısa sürede hem hane halkı bütçeleri hem de işletme maliyetleri üzerinde baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.

Enerji maliyetleri yalnızca akaryakıt fiyatlarını değil, taşımacılık, üretim ve lojistik giderleri üzerinden geniş bir fiyat zincirini etkiliyor. Bu nedenle petrol fiyatlarındaki kalıcı yükselişin gıda, tüketim malları ve hizmet fiyatlarında da dolaylı artışlara yol açabileceği belirtiliyor.

Bu tablo, para politikası açısından zor bir denge yaratıyor. Enflasyon riskinin yeniden güçlenmesi, faiz indirimlerine hazırlanan İngiltere Merkez Bankası Bank of England için alanı daraltabilir. Merkez bankası son aylarda enflasyondaki düşüşe paralel olarak para politikasında gevşeme ihtimalini gündemde tutsa da enerji fiyatlarındaki yeni dalga bu planları geciktirebilir.

Öte yandan büyüme tarafındaki görünüm de kırılganlığını koruyor. İngiltere ekonomisinde son dönemde açıklanan veriler ekonomik aktivitenin zayıf seyrettiğini ve iç talebin sınırlı kaldığını gösteriyor. Enerji fiyatlarının yükselmeye devam etmesi halinde hem tüketici harcamalarının hem de şirket yatırımlarının baskı altında kalabileceği ifade ediliyor.

Ekonomistler, bu durumun İngiltere için “düşük büyüme – yüksek enflasyon” riskini yeniden gündeme getirdiğini belirtiyor. Enerji fiyatlarının kalıcı şekilde yüksek seyretmesi halinde Bank of England’ın faiz indirimlerini ertelemesi, bunun da ekonomik toparlanmayı daha da yavaşlatması ihtimali üzerinde duruluyor.

Uzmanlara göre önümüzdeki aylarda petrol ve enerji piyasalarındaki gelişmeler, İngiltere’de hem enflasyonun yönünü hem de para politikasının zamanlamasını belirleyen en kritik faktörlerden biri olacak.