Hakem eleştirilerinin gölgesinde başlayan Trendyol Süper ligin ilk derbisi hafta sonu Fenerbahçe ve Beşiktaş arasında Kadıköy’de oynandı ve derbinin kazananı hak ederek kazananı Beşiktaş oldu.

Avrupa kupası elemeleri sebebi ile ligi erken açan iki takım içinde aslında bu maç gerçek bir test idi. 18 yıl sonra elemeleri başarı ile geçerek şampiyonlar ligine katılmaya hak kazanan Fenerbahçe camiasını ve taraftarını mutlu etmek ile beraber bu maça kadar sert ve kendini zorlayıcı bir takımla oynamamıştı. Aynı şekilde Beşiktaş’ta Avrupa’nın 2. Sınıf diyeceğimiz takımlarını eleyerek UEFA Avrupa liginde guruplara katılmayı hak kazandı.

Fenerbahçe’nin baskılı başladığı fakat çok pozisyon üretemediği maçta, uzun atılan taçtan gelen Beşiktaş defansının hatasında kaynaklanan bir karambol golü ile öne geçti, golden sonra Beşiktaş maçta dengeyi sağlayarak ve devre arasından önce beraberliği sağladı. İkinci yarının nerde ise tamamı Beşiktaş’ın kontrolünde geçti ve hatta daha fazla gol bile atarak maçı daha rahat kazanabilirdi. Aslında bu fırsatlarıda yakaladı, yanlış pas tercihleri ve Ederson’un başarılı kurtarışlarları farkı önledi.

Marco Asensio’nun yokluğunda forvet arkasında İrfan Can ile başlayan Fenerbahçe, oyun kurmakta ve pozisyon üretmekte zorlunda ayrıca orta saha üstünlüğünüde Beşiktaş’a kaptırdı.

Talisca’yı aniden göndererek, kadro mühendisliği açısından Fenerbahçe’nın hata yaptığının bu maç net olarak gözler önüne serdi. Talisca, Asensio’dan farklı bir oyuncu olmak ile birlikte, onun yokluğunda oyun sisteminde biraz değişiklik yapılarak, İrfan Can’dan daha fazla verimli olacağı herkes tarafından kabul gören bir iddia olarak, maçtan sonra sonra en çok konuşulan konulardan biri oldu. Fenerbahçe için daha kötüsü bu orta saha ile ilerleyen maçlardada Asensio veya Asensio’suz problem yaşayacak olması.

Çünkü, Guendouzi, Kante ve İsmail Yüksek hepsi birbirine benzeyen, oyunun defans yönünü oynayan ama atak kısmında yeterli olmayan oyuncular. Fenerbahçe’nin sezon başında oyun kurabilen ve oyunun defans ve atak kısmını oynayan bir orta saha oyuncusu transfer etmesi gerekiyordu. Bunun eksikliğini özellikle Şampiyonlar liginde ve kendi ligimizdeki büyük maçlarda hissedicektir. Diğer endişe veren konuda takımın 65. Dakikadan sonra fiziksel düşüş yaşaması ve maça nerde ise havlu atması, taraftar ve camiada büyük tedirginlik yarattı.

Takımın sezon öncesi hazırlıkları tartışılmaya başladı. Maç trafiğinin artacağı ilerleyen günlerde Fenerbahçe’nin acil toparlanması lazım yoksa her kulvarda takımın geriye düşeceği kaçınılmaz olucaktır.Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

Beşiktaş’a gelince son 3-4 senedir lige erken havlu atan Beşiktaş, eksikleri hala olmasına rağmen, bir sistemi olan, ne oynadığını bilen ve disiplinli bir takım görüntüsü verdi. Zaten hocasıda maçtan sonraki röportajında, eksikleri olduğunu ve bunları düzeltmek için çalışmaları gerektiğini açık ve net olarak belirtti. Transferin son gününlerinde transfer ettiği iki oyuncununda, Poku ve Miretti, takıma katılıcağını düşünürsek, kadro derinliği ve kalitesi olarak Beşiktaş’ın daha iyi yere geldiğini görebiliyoruz. Şampiyonluk belki bu sene zor olabilir ama Beşiktaş yarışın içinde kalıcaktır ve ligi sonuna kadar zorlayacaktır. Ayrıca hocaları İtaliano Avrupa kupalarındaki daha önce başarı ve tecrübesine bakarsak, burdada takımı yarışmacı yapıcaktır ve üst turlara götürücektir. Rotasyonu seven ve iyi bir şekilde uygulayan Italiano kadrodaki herkesi formda ve mutlu tutacaktır.Bu uzun lig maratonunda iniş ve çıkışlar olucaktır, taraftarın sabırlı olması ve takımı desteklemeye devam etmesi gerekmektedir. Moral futbolda çok önemli, son senelerdeki başarısızlıklardan sonra en çok moral Beşiktaş’a lazım.

İyi haftalar.