İngiltere’de son günlerde gündemi teknoloji ve kişisel mahremiyet tartışmaları sarıyor. Bir mağazada çalışan Dilara isimli bir genç kadının, çalışırken bir kişinin akıllı gözlükle gizlice çekim yapması ve bu görüntünün TikTok’ta milyonlarca kişi tarafından izlenmesinin ardından kamuoyunda büyük bir tepki yükseldi. Olayın, benzer başka vakaların da ortaya çıkmasıyla birlikte, yeni bir yasal düzenleme ihtiyacını gündeme getirdiği belirtiliyor.
21 yaşındaki Dilara’nın öğle arasındayken mağazada bir adam tarafından yaklaşılmasının ardından, bu kişinin normal gözlük gibi görünen ancak gizli video çekebilen akıllı gözlük takarak onu kayda aldığı ve daha sonra TikTok’ta paylaşarak geniş kitlelere ulaştığı bildirildi. Paylaşılan içerikte Dilara’nın telefon numarası gibi kişisel bilgilerinin de görünür hale gelmesi, taciz ve istenmeyen mesaj dalgasını tetikledi.
Mahremiyet ve güvenlik kaygıları:
Uzmanlar akıllı gözlük teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte kişisel mahremiyetin hızla eridiğine dikkat çekiyor. Böyle cihazların çevredeki kişileri fark edilmeyecek kadar gizli şekilde çekebilmesi ve videoların anında sosyal medya platformlarına düşebilmesi, mevcut İngiliz hukukundaki boşlukları gözler önüne seriyor. Şu an için kamuya açık alanlarda izinsiz video çekimi doğrudan “suç” sayılmasa da (kişisel veri, GDPR ve Avrupa İnsan Hakları hukuku gibi sınırlayıcı çerçeveler olsa da), pek çok kişi bu kuralların teknolojinin hızına yetişemediğini savunuyor.

“Dilara Yasası” çağrısı:
Bu ve benzeri vakaların artmasıyla birlikte milletvekilleri ve sivil toplum temsilcileri, “Dilara Yasası” olarak anılan yeni bir düzenlemenin parlamentoda ele alınması gerektiğini söylüyor. Tasarı önerilerinde:
- Akıllı gözlük ve benzeri giyilebilir kameraların kişisel rıza olmadan kişi odaklı kayıt yapmasının açıkça yasaklanması,
- Uzun süreli ve bulaşıcı şekilde çevrimiçi paylaşıma giren izinsiz videoların “ticari içerik” kapsamında değerlendirilerek cezalandırılması,
- Gizli çekim yapan kişilerden zarar gören bireylere tazminat ve hızlı yasal koruma mekanizmalarının sağlanması gibi maddeler yer alıyor.
İngiltere’deki kadın hakları savunucuları ve dijital hak örgütleri, özellikle tacize açık gruplar üzerinde bu tür gizli çekimlerin “toplumsal bir tehdit” oluşturduğunu vurguluyor ve düzenlemenin bir an önce yasalaşması gerektiğini belirtiyor.
Hukuki durum:
Mevcut İngiltere yasaları, genelde kamuya açık alanlarda fotoğraf ve video çekimini yasaklamıyor; bu nedenle akıllı gözlüklerle yapılan kayıtlar şu anda çoğu zaman suç kapsamında değerlendirilmiyor. Ancak mahremiyetin ihlali ve veri koruma kurallarıyla ilgili davalar artarken, pek çok hukukçu bunun teknolojiye özgü daha net bir düzenleme istediğini söylüyor.
“Dilara Olayı”, İngiliz kamuoyunda sadece bir bireysel mağduriyet vakası olmaktan çıkıp, daha geniş kapsamlı bir mahremiyet ve teknoloji hukuku tartışmasına dönüştü. Hükümet ve parlamenterler tarafından önerilen “Dilara Yasası”nın detaylarının önümüzdeki aylarda şekillenmesi bekleniyor.








