Avrupa Birliği (AB) ile Birleşik Krallık, karbon emisyonlarının fiyatlandırılmasında ortak bir piyasa oluşturulmasına yönelik çalışmalarını ilerletiyor.
Euronews tarafından görüldüğü belirtilen taslak belgeye göre taraflar, AB Emisyon Ticaret Sistemi (EU ETS) ile Birleşik Krallık Emisyon Ticaret Sistemi (UK ETS) arasında bağlantı kurulmasını öngören bir anlaşma üzerinde çalışıyor.
Bu düzenleme, Brexit sonrasında birbirinden bağımsız işleyen iki karbon piyasasının yeniden yakınlaşması anlamına gelecek.
Planlanan sistemle, iki tarafta kullanılan emisyon izinlerinin belirlenen kurallar çerçevesinde karşılıklı tanınması ve karbon fiyatları arasındaki farklılıkların zamanla azalması hedefleniyor.
20 Kasım zirvesi kritik önem taşıyor
Brüksel'de 20 Kasım'da düzenlenmesi beklenen AB-Birleşik Krallık zirvesi, karbon piyasalarının birbirine bağlanması bakımından önemli bir diplomatik aşama olabilir.
Taslakta müzakerelerin tamamlandığının duyurulması öngörülse de siyasi açıklama ile anlaşmanın hukuken yürürlüğe girmesi farklı süreçler olacak.
Karbon piyasalarının fiilen bağlanabilmesi için ilgili mevzuatın uyumlaştırılması, gerekli onayların alınması ve uygulama mekanizmalarının oluşturulması gerekecek.
Sınırda karbon vergisi yükü azalabilir
Anlaşmanın en önemli ekonomik sonuçlarından biri, AB'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) üzerindeki etkisi olacak.
AB'nin karbon kaçağını önlemeyi amaçlayan düzenlemesi, özellikle demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, elektrik ve hidrojen gibi karbon yoğun ürünleri kapsıyor.
Karbon piyasalarının birbirine bağlanması ve gerekli hukuki şartların sağlanması durumunda, Birleşik Krallık'tan AB'ye yapılan belirli ihracat işlemlerinin CBAM yükümlülüklerinden muaf tutulması mümkün olabilecek.
Benzer bir kolaylık, Birleşik Krallık'ın kendi sınırda karbon düzenlemesi kapsamında AB'den gelen ürünler için de gündeme gelebilecek.
Bu gelişme, özellikle Avrupa pazarına ihracat yapan İngiliz sanayi kuruluşları açısından önem taşıyor.
İngiliz sanayisinde maliyet tartışması
Karbon piyasalarının birleştirilmesi bütün sektörler açısından aynı ekonomik sonuçları doğurmayabilir.
Anlaşmayı destekleyenler, ortak piyasanın ticarette belirsizliği azaltacağını, şirketlerin karbon maliyetlerini daha öngörülebilir hale getireceğini ve sınırda ek mali yüklerin önüne geçebileceğini savunuyor.
Eleştirmenler ise İngiliz karbon fiyatlarının AB seviyelerine yaklaşması durumunda bazı üreticilerin daha yüksek emisyon maliyetleriyle karşılaşabileceğine dikkat çekiyor.
Özellikle enerji yoğun sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler açısından karbon izinlerinin fiyatı, üretim maliyetlerini doğrudan etkileyebiliyor.
Dolayısıyla anlaşmanın sanayi üzerindeki net etkisi, karbon fiyatlarının gelişimine ve şirketlere sağlanacak geçiş düzenlemelerine bağlı olacak.

AB'nin karbon vergisi 2026'da, İngiltere'ninki 2027'de
Yeni anlaşmayı önemli hale getiren gelişmelerden biri, iki tarafın sınırda karbon düzenlemelerini farklı tarihlerde uygulamaya koyması.
AB'nin CBAM sistemi 1 Ocak 2026'da kesin uygulama dönemine geçti. Birleşik Krallık ise kendi sınırda karbon mekanizmasını Ocak 2027'de başlatmayı planlıyor.
İki sistem arasında bağlantı kurulmadığı takdirde, bazı ihracatçıların kendi ülkelerinde karbon bedeli ödemelerine rağmen sınırda ilave maliyet veya idari yükümlülüklerle karşılaşması söz konusu olabilecek.
Euronews'in 6 Kasım tarihli haberinde, taslak anlaşmanın bu ticari engelleri azaltmayı hedeflediği belirtiliyor.
Müzakereler 2025'te başlamıştı
Karbon piyasalarının birleştirilmesi, taraflar arasında yeni ortaya çıkan bir öneri değil.
Mayıs 2025'te Londra'da düzenlenen AB-Birleşik Krallık zirvesinde bu yönde çalışma yapılması kararlaştırılmıştı. Görüşmeler 2025'in sonlarında başladı.
İngiltere hükümetinin Ağustos 2026'da Parlamento'ya verdiği yanıtta, anlaşmanın önemli kazanımlarından birinin karşılıklı CBAM muafiyetinin önünü açmak olacağı vurgulandı.

Zirvede başka anlaşmalar da gündemde
20 Kasım'daki zirvede yalnızca karbon piyasaları ele alınmayacak.
Avrupa Komisyonu, tarım ve gıda ticaretinin kolaylaştırılması ile gençlerin karşılıklı çalışma, eğitim ve seyahat imkânlarını geliştirecek bir hareketlilik programında da ilerleme sağlamayı hedefliyor.
AB ile İngiltere'nin elektrik piyasalarında daha yakın iş birliği kurması da gündemde. Ancak elektrik piyasasına katılımın mali koşulları ve bazı diğer başlıklarda görüşmelerin zirve sonrasında devam etmesi bekleniyor.
Gözler 20 Kasım'da Brüksel'de olacak
Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in ev sahipliği yapacağı zirveye İngiltere Başbakanı Andy Burnham katılacak.
Karbon piyasalarının birleştirilmesine yönelik siyasi uzlaşmanın açıklanması, Brexit sonrası ekonomik ilişkilerin yeniden yakınlaşmasında önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Bununla birlikte 8 Kasım itibarıyla nihai anlaşma henüz ilan edilmiş değil. Taslak metnin değişmesi, uygulama takviminin ise hukuki onaylara bağlı olarak netleşmesi mümkün.







