ABD ile İngiltere arasında uzun süredir devam eden “özel ilişki”, Hint Okyanusu’ndaki stratejik bir ada zinciri nedeniyle ciddi bir sınavdan geçiyor. Krizin merkezinde, İngiltere’nin 1960’lı yıllardan bu yana kontrolünde tuttuğu Chagos Takımadaları’nın egemenliğini Mauritius’a devretme ve bölgede bulunan kritik Diego Garcia askeri üssünü 99 yıllığına geri kiralama planı yer alıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, planı açık sözlerle eleştirerek, bunun Batı’nın Hint Okyanusu’ndaki askeri ve jeopolitik konumunu zayıflatabileceğini savundu. Trump’a göre, özellikle Çin’in artan deniz gücü ve Hint-Pasifik’te genişleyen etkisi göz önüne alındığında, böylesi bir adım “stratejik bir geri çekilme” anlamına geliyor.
Diego Garcia Neden Kritik?
Chagos Takımadaları’nın en büyük adası olan Diego Garcia, ABD ordusu için Soğuk Savaş’tan bu yana hayati önemde bir lojistik ve operasyon üssü olarak kullanılıyor. Körfez Savaşı’ndan Afganistan operasyonlarına kadar birçok askeri harekâtta kilit rol oynayan üs, Hint Okyanusu’nda hava ve deniz gücünün projeksiyonu açısından vazgeçilmez görülüyor.
İngiltere’nin planı, egemenliği Mauritius’a devretse de üssün uzun vadeli kira sözleşmesiyle ABD-İngiltere kontrolünde kalmasını öngörüyor. Ancak Trump ve bazı Cumhuriyetçi çevreler, egemenliğin devrinin zamanla siyasi ve hukuki baskılara yol açabileceğini, bunun da ABD’nin operasyonel serbestisini sınırlayabileceğini dile getiriyor.
Londra’nın Hesabı: Hukuk ve Diplomasi
İngiliz hükümeti ise süreci uluslararası hukuk ve diplomatik baskılar çerçevesinde değerlendiriyor. Birleşmiş Milletler ve uluslararası yargı organlarının, Chagos Takımadaları üzerindeki İngiliz egemenliğini tartışmalı bulması, Londra’yı çözüm arayışına yöneltti. Starmer yönetimi, egemenliğin devrinin hem hukuki ihtilafları sona erdireceğini hem de Mauritius ile ilişkileri güçlendireceğini savunuyor.
Londra’ya göre 99 yıllık kira modeli, hem hukuki sorumlulukları yerine getirecek hem de Batı’nın güvenlik çıkarlarını koruyacak “dengeleyici bir formül” niteliği taşıyor.
Washington’da Endişe: Çin Faktörü
ABD’deki eleştirilerin merkezinde ise Çin’in Hint Okyanusu’ndaki artan varlığı bulunuyor. Analistler, Pekin’in Afrika kıyılarından Güney Asya’ya uzanan deniz hattında liman yatırımları ve askeri erişim anlaşmalarıyla etkisini genişlettiğine dikkat çekiyor. Bu bağlamda Diego Garcia’nın statüsünde yaşanacak herhangi bir belirsizlik, Washington açısından risk unsuru olarak görülüyor.
Trump’ın açıklamaları, yalnızca bir dış politika eleştirisi değil; aynı zamanda ABD iç siyasetinde “müttefiklerin güvenilirliği” tartışmasını da yeniden gündeme taşıdı.

“Özel İlişki” Testte
ABD ile İngiltere arasındaki savunma iş birliği, NATO çerçevesinin ötesinde istihbarat paylaşımı ve ortak operasyonlara dayanıyor. Ancak Chagos meselesi, iki ülkenin jeopolitik öncelikleri ile hukuki ve diplomatik yaklaşımları arasında farklılıklar bulunduğunu ortaya koydu.
Uzmanlara göre krizin derinleşmesi beklenmese de tarafların kamuoyu önünde sertleşen söylemleri, müzakere sürecini zorlaştırabilir. Önümüzdeki haftalarda Washington ile Londra arasında üst düzey temasların artması beklenirken, Chagos Takımadaları’nın geleceği yalnızca iki müttefikin değil, Hint-Pasifik dengelerinin de seyrini etkileyecek gibi görünüyor.









