İngiltere hükümeti, Avrupa Birliği ile ilişkileri “sıfırlama” hedefi doğrultusunda yeni bir aşamaya geçti. Başbakan Keir Starmer, yapay zekâ, robotik, yaşam bilimleri ve iklim teknolojileri gibi stratejik alanları kapsayan “iddialı” anlaşmalar için müzakerelerin başlatılmasını istedi.
Bu girişim, Brexit’in ardından bozulan ticari ve ekonomik bağları yeniden güçlendirmeyi amaçlıyor. Hükümet, özellikle ticaretin önündeki engelleri azaltarak ekonomik büyümeyi hızlandırmayı ve işletmeler üzerindeki maliyet baskısını düşürmeyi hedefliyor.
Yeni yasa tasarısı ve tartışmalı yetkiler
Planın merkezinde yer alan yasa tasarısının, önümüzdeki ay yapılacak Kral’ın Konuşması’nda açıklanması bekleniyor. Tasarı, hükümete bazı AB düzenlemelerini ikincil mevzuat yoluyla daha hızlı şekilde iç hukuka aktarma yetkisi verecek.
Ancak bu durum, parlamentonun her düzenleme üzerinde ayrı ayrı oy kullanma yetkisinin sınırlanabileceği yönünde eleştirilere yol açtı. Özellikle “Henry VIII yetkileri” olarak bilinen mekanizmanın kullanılması, muhalefet tarafından demokratik denetimin zayıflatılması olarak değerlendiriliyor.
Starmer ise ana yasa ve uluslararası anlaşmaların parlamentoya sunulacağını vurgulayarak eleştirilere karşı çıktı.
Ekonomi ve güvenlik vurgusu
Başbakan, AB ile daha yakın uyumun yalnızca ticaret açısından değil, enerji maliyetleri ve ulusal güvenlik açısından da önemli faydalar sağlayacağını savunuyor. Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde Avrupa ile iş birliğinin kritik olduğunu belirten Starmer, Brexit’in ekonomi üzerinde olumsuz etkiler yarattığını açıkça dile getirdi.
Plan kapsamında özellikle gıda standartları, emisyon kuralları, enerji ve tarım gibi alanlarda AB ile uyumun artırılması öngörülüyor.
Siyasi cephede sert eleştiriler
Muhalefet partileri ve Brexit yanlısı siyasetçiler ise planı sert şekilde eleştiriyor. Reform UK lideri Nigel Farage ve bazı Muhafazakâr milletvekilleri, bu adımların 2016’daki Brexit referandumunun ruhuna aykırı olduğunu savunuyor.
Eleştiriler, hükümetin egemenlikten taviz verdiği ve parlamentonun “seyirci konumuna” düşürüldüğü iddialarında yoğunlaşıyor.

Kamuoyu ve gelecek adımlar
Öte yandan kamuoyunda AB ile daha yakın ilişkileri destekleyenlerin sayısının arttığına dair anketler dikkat çekiyor. Bu durum, Starmer hükümetinin stratejisine siyasi zemin hazırlayan önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Önümüzdeki süreçte İngiltere ile AB arasında yapılacak zirveler ve yeni anlaşmaların kapsamı, Brexit sonrası dönemin yönünü belirleyecek temel gelişmeler arasında görülüyor.








