İngiltere Başbakanı Andy Burnham, The Rest is Politics adlı podcast programına verdiği röportajda, Rusya’nın 2016 Brexit referandumuna müdahale ettiği yönünde hükümet içinde kendisine bilgi verildiğini söyledi.
Temmuz 2026’da başbakanlık görevine başlamasının ardından danışmanlarından konuyla ilgili değerlendirme istediğini anlatan Burnham, aldığı yanıtı şu sözlerle aktardı:
“Bana açıkça evet, müdahale edildiği söylendi.”
Burnham, bu tür müdahalelerin kamuoyu önünde dile getirilmesinin önemine dikkat çekerek, Rusya’nın yalnızca İngiltere’de değil, Avrupa’nın diğer ülkelerinde de siyasi gelişmeleri etkilemeye çalıştığını savundu.
İngiltere Başbakanı, özellikle Almanya ve Fransa’daki seçmenlerin yabancı devletlerin demokratik süreçlere müdahale girişimlerinden haberdar olması gerektiğini belirtti.
2020 tarihli istihbarat raporu yeniden gündemde
Rusya’nın Brexit referandumundaki olası rolü, İngiltere’de ilk kez tartışılmıyor.
İngiliz Parlamentosu İstihbarat ve Güvenlik Komitesi (ISC), Temmuz 2020’de yayımladığı Rusya raporunda, İngiliz hükümetinin Brexit referandumuna yönelik olası Rus müdahalesini yeterince araştırmadığına dikkat çekmişti.
Raporda, Rus devlet medyasının faaliyetleri, sosyal medya hesapları ve çevrim içi propaganda girişimleriyle ilgili açık kaynaklı bulgular bulunduğu belirtilmişti.
Ancak komitenin en önemli tespiti, Rusya’nın referandum sonucunu değiştirdiğinin kanıtlanması değil, İngiliz devlet kurumlarının olası müdahalenin kapsamını değerlendirmek için yeterli çalışma yürütmemiş olmasıydı.
Bu nedenle Burnham’ın açıklaması, önceki parlamento raporundan daha kesin bir siyasi değerlendirme niteliği taşıyor.

Brexit referandumunda yüzde 52 ayrılma kararı çıktı
23 Haziran 2016’da yapılan Brexit referandumunda seçmenlerin yüzde 51,9’u Avrupa Birliği’nden ayrılma, yüzde 48,1’i ise birlik içinde kalma yönünde oy kullandı.
Referandumun ardından İngiltere, 31 Ocak 2020 tarihinde Avrupa Birliği üyeliğinden resmen ayrıldı.
Rusya’nın referandum sürecinde kamuoyunu etkilemeye yönelik faaliyetleriyle ilgili iddialar, özellikle sosyal medya kampanyaları, dezenformasyon ve dış kaynaklı siyasi propaganda üzerinde yoğunlaştı.
Bununla birlikte, yabancı müdahale girişimlerinin varlığı ile referandum sonucunun bu müdahaleler nedeniyle değiştiğinin kanıtlanması arasında önemli bir fark bulunuyor.
Boris Johnson hükümeti müdahaleye ilişkin kanıt bulunmadığını savunmuştu
Burnham’ın açıklamalarını önemli kılan bir diğer unsur, önceki Muhafazakâr Parti hükümetlerinin tutumundan ayrılması.
Boris Johnson hükümeti, 2020 yılında Rusya’nın Brexit referandumunun sonucuna başarılı biçimde müdahale ettiğine ilişkin kanıt görmediğini açıklamıştı.
Burnham ise müdahalenin gerçekleştiği yönünde kendisine kesin bir değerlendirme iletildiğini belirtiyor.
Ancak Başbakan, bu bilginin hangi istihbarat yetkililerinden geldiğini, hangi kanıtlara dayandığını veya Rusya’nın referandum sonucunu ne ölçüde etkilediğini açıklamadı.

Almanya Başbakanı Merz ile Rusya ve AfD görüşmesi
Burnham, 8 Ekim’de Berlin’de Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile yaptığı görüşmede de Rusya’nın Avrupa siyasetindeki etkisini gündeme getirdi.
Görüşmenin ardından yaptığı değerlendirmede, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin Rusya ile olası bağlantıları üzerinde durduklarını anlattı.
Burnham, Merz'in AfD'nin Rusya ile bağlantılı olduğu yönündeki endişelerini aktardığını, finansman iddialarının da gündeme geldiğini söyledi.
İngiltere Başbakanı, Rusya kaynaklı yanlış bilgi ve dezenformasyon faaliyetlerinin Alman siyasetini etkilediğini savundu.
Ancak AfD’ye Rusya tarafından finansman sağlandığı iddiası, Burnham’ın aktardığı bir değerlendirme olarak kayıtlara geçti; açıklamada bu iddiayı doğrulayan yeni bir belge sunulmadı.
Rusya’nın 2019 İngiltere seçimlerine müdahale ettiği iddiası
Burnham’ın Rusya hakkındaki açıklamaları Brexit referandumuyla sınırlı değil.
Başbakan, Eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada da Rusya’nın 2019 İngiltere genel seçimlerine müdahale girişimlerinde bulunduğuna ilişkin kanıtlar olduğunu ileri sürmüştü.
Burnham, yabancı devletlerin siyasi süreçleri etkilemek için yürüttüğü faaliyetlerin kamuoyuna yeterince anlatılmadığını savunuyor.
Bu yaklaşım, İngiltere hükümetinin Rusya kaynaklı dezenformasyonu yalnızca bir dış politika sorunu değil, demokratik kurumlara yönelik güvenlik tehdidi olarak değerlendirdiğini gösteriyor.
Muhalefetten tepki: Referandumun meşruiyeti tartışılmamalı
Burnham’ın sözleri İngiltere iç siyasetinde de tartışma yarattı.
Muhafazakâr Parti'nin gölge dışişleri yetkililerinden Wendy Morton, 2016 referandumunun meşruiyetinin sorgulanmasına karşı çıkarak, geçmişteki oylamanın yeniden tartışmaya açılmasının ülkenin çıkarlarına zarar verebileceği uyarısında bulundu.
Muhalefetin tepkisi, Rusya’nın olası müdahalesinin araştırılması ile seçmenlerin referandumda ortaya koyduğu kararın geçerliliğinin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiği görüşüne dayanıyor.
İngiltere’nin AB’ye yeniden katılması tartışması güçleniyor
Burnham’ın Rusya açıklaması, İngiltere’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinin yeniden şekillendirilmesinin tartışıldığı bir döneme rastladı.
Başbakan, Eylül ayında yaptığı açıklamalarda ülkenin AB ile gelecekteki ilişkilerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiş, gümrük birliğinden tek pazara ve tam üyeliğe kadar farklı seçeneklerin incelenebileceğini ifade etmişti.
İşçi Partisi'nin gelecek seçim programında AB'ye yeniden katılım seçeneğinin yer alabileceğine de kapıyı açık bıraktı.
Ancak bu yaklaşım, İngiltere’nin AB’ye yeniden katılmak için resmî başvuru yaptığı anlamına gelmiyor.
Moskova iddiaları reddediyor
Rusya yönetimi, İngiltere başta olmak üzere Batılı ülkelerin seçimlerine ve referandumlarına müdahale ettiği yönündeki suçlamaları uzun süredir reddediyor.
Moskova, bu iddiaların siyasi amaçlarla gündeme getirildiğini savunuyor.
Burnham’ın son açıklamaları ise 2016 Brexit referandumuna yönelik Rus müdahalesinin kapsamı ve kullanılan yöntemlerle ilgili daha ayrıntılı istihbarat bilgilerinin kamuoyuna açıklanıp açıklanmayacağı sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Sonuç olarak, Burnham’ın açıklaması, bir İngiliz başbakanının Brexit referandumuna Rus müdahalesini açıkça kabul etmesi bakımından siyasi önem taşıyor. Bununla birlikte, müdahalenin yöntemleri, boyutu ve referandum sonucuna etkisi konusunda henüz kamuoyuna sunulmuş yeni ve ayrıntılı kanıtlar bulunmuyor.








