İngiltere’de konut politikasını ve yerel yönetimler arasındaki yetki dağılımını değiştirecek yeni planlama reformunun ayrıntıları belli oldu.
Hükümet, 24 Ağustos’ta yayımladığı istişare belgesiyle bölgesel belediye başkanlarına “potansiyel stratejik öneme sahip” planlama başvurularına doğrudan müdahale etme yetkisi verilmesini resmen gündeme aldı.
Yeni sistemde belediye başkanları, belirlenen büyüklükteki bir projeyi yerel planlama makamından devralarak karar verici konumuna gelebilecek. Ayrıca yerel yönetime bir başvuruyu reddetme talimatı verebilecek.
Düzenleme, Londra Belediye Başkanı’nın 2008’den bu yana kullandığı planlama yetkilerinin İngiltere’nin diğer belediye başkanlığı bölgelerine genişletilmesini öngörüyor.
Hangi projeler kapsama girecek?
İngiltere’de Londra dışındaki bölgeler için ilk kez ortak ulusal müdahale eşikleri belirlenecek. Buna göre yeni yetkiler:
- 150’den fazla konut içeren projeleri,
- 15 bin metrekareden büyük ticari alanları,
- 30 metre veya daha yüksek, yaklaşık 10 katlı binaları
kapsayacak.
Bu ölçütlerden birine giren başvuruların yerel yönetimler tarafından bölgesel belediye başkanına bildirilmesi gerekecek.
Belediye başkanı öncelikle projenin bölgesel kalkınma stratejisine uygunluğu konusunda görüş bildirecek. Yerel yönetimin başvuruyu kabul etmeye veya reddetmeye hazırlandığını açıklamasının ardından belediye başkanının müdahale edip etmeyeceğine karar vermesi için 14 günü olacak.
Başkan projeyi devralırsa, ilgili başvuru bakımından yerel planlama makamı haline gelecek ve nihai kararı kendisi verecek.
Belediye başkanları projeleri doğrudan onaylayabilecek
Reformun en dikkat çekici bölümlerinden birini Mayoral Development Order – Belediye Başkanlığı Kalkınma Kararı oluşturuyor.
Bu mekanizma sayesinde belediye başkanları belirli bir bölge, arsa veya proje türü için önceden planlama izni verebilecek. Geliştiriciler, kararda belirtilen koşulları yerine getirmeleri halinde ayrıca standart bir planlama başvurusu yapmadan inşaata geçebilecek.
Ancak bu yetki bütün projeler için otomatik izin anlamına gelmeyecek. Belediye başkanının izin verilecek alanı, yapı türünü, sınırları ve uyulması gereken koşulları resmî kalkınma kararında açıkça belirlemesi gerekecek.
Hükümet, bu yöntemin özellikle büyük ölçekli konut alanları, kentsel dönüşüm projeleri ve atıl durumdaki eski sanayi arazilerinin geliştirilmesinde kullanılmasını bekliyor.

Yerel yönetimler çoğu başvuruyu karara bağlamayı sürdürecek
Hükümet, reformun belediyelerin planlama yetkilerini tamamen ortadan kaldırmayacağını vurguluyor. Başvuruların büyük çoğunluğunu yine ilçe ve şehir meclisleri değerlendirecek.
Belediye başkanlarının müdahalesi yalnızca stratejik önem taşıdığı kabul edilen büyük projelerle sınırlandırılacak. Alınan bütün kararların yerel planlara, ulusal planlama politikasına ve mevcut çevre kurallarına uygun olması gerekecek.
Başvuru sahiplerinin kararlara karşı itiraz hakkı korunurken, merkezi hükümet de gerekli gördüğü durumlarda müdahale edebilecek. Belediye başkanının bir projenin reddedilmesi yönünde talimat vermesi halinde kararın gerekçesini yazılı olarak açıklaması ve planlama sicilinde yayımlaması zorunlu olacak.
Hedef beş yılda 1,5 milyon konut
Reform, Burnham hükümetinin beş yıllık parlamento döneminde İngiltere’de 1,5 milyon yeni konut inşa etme hedefinin temel araçlarından biri olarak görülüyor.
Hükümet, özellikle yerel itirazlar, uzun değerlendirme süreleri, altyapı eksiklikleri ve farklı belediyeler arasındaki koordinasyon sorunları nedeniyle büyük projelerin yıllarca bekletilebildiğini savunuyor.
Resmî verilere göre bazı yerel yönetimler mevcut konut hedeflerini aşmayı başardı. Son üç yılda Salford’da 4 bin 249 konutluk hedefe karşı 7 bin 584, Leeds’te 10 bin 151 konutluk hedefe karşı 11 bin 690 konut teslim edildi. Knowsley’de ise 772 olan hedefin iki katından fazla, toplam bin 888 konut tamamlandı.
Hükümet bu örnekleri, yerel planlama sistemiyle yüksek üretim seviyesine ulaşılabileceğinin göstergesi olarak sunarken reformun gecikmelerin yaşandığı bölgelerde devreye gireceğini belirtiyor.

Homes England fonlarında daha fazla yerel söz hakkı
Belediye başkanlarının yetkileri yalnızca planlama kararlarıyla sınırlı olmayacak. Bölgesel yönetimler, ulusal konut kurumu Homes England tarafından sağlanan finansmanın kendi bölgelerinde nasıl kullanılacağı konusunda daha fazla söz sahibi olacak.
Homes England en büyük projeleri yönetmeye devam edecek ancak kurumun finansmanı ve teknik uzmanlığı, belediye başkanlarıyla kararlaştırılan bölgesel önceliklere yönlendirilecek.
Hükümet, ulusal arazi ve altyapı fonunun 1,3 milyar sterlinlik bölümünün en yerleşik yedi belediye başkanlığı bölgesine ayrıldığını açıkladı. Buna ek olarak yedi stratejik belediye başkanlığı yönetimine 234 milyon sterlinlik eski sanayi arazisi fonu sağlanırken, Housing Accelerator Fund kapsamında yetki devri için 1,5 milyar sterlin tahsis edildi.
Yeni projelerden altyapı katkı payı alınacak
Londra dışındaki belediye başkanlarına Mayoral Community Infrastructure Levy adı verilen bölgesel altyapı katkı payını uygulama yetkisi de verilecek.
Londra’da Elizabeth Line’ın finansmanına katkı sağlayan modele benzeyen sistem kapsamında geliştiricilerden alınan paylar ulaşım, okul, sağlık tesisi ve büyük ölçekli bölgesel altyapı yatırımlarında kullanılabilecek.
Hükümet, Londra’daki katkı payının ağırlıklı olarak ulaşım projeleriyle sınırlı olduğunu ancak diğer bölgelerde belediye başkanlarına daha geniş harcama esnekliği verilebileceğini belirtiyor. Katkı payının uygulanabilmesi için bölgenin onaylanmış bir Mekânsal Kalkınma Stratejisi’ne sahip olması gerekecek.
Liberal Demokratlardan “yerel demokrasi” tepkisi
Düzenleme, on farklı belediye başkanının partiler üstü desteğini aldı. Ancak Liberal Demokratlar, karar yetkisinin seçilmiş yerel meclis üyelerinden alınmasının halkın planlama süreçlerindeki etkisini zayıflatacağını savunuyor.
Partinin konut ve planlama sözcüsü Gideon Amos, düzenlemeyi “yerel topluluklara doğrudan saldırı” olarak nitelendirdi. Amos, hükümetin belediye başkanlarına geniş bir yetki vermek yerine yerel yönetimlere uygun fiyatlı konut ve gerekli altyapıyı oluşturabilmeleri için daha fazla kaynak sağlaması gerektiğini söyledi.
Başbakan Burnham ise belediye başkanlarının yetkilerinin hem projeleri ilerletmek hem de bölgesel stratejiye aykırı yapılaşmayı engellemek için kullanılabileceğini belirtiyor. Burnham’a göre yerel kararların kimi zaman daha geniş bölgesel konut, ulaşım ve ekonomik büyüme hedefleri bakımından yeniden değerlendirilmesi gerekiyor.
İstişare 5 Ekim’de sona erecek
İmar yetkilerine ilişkin kamuoyu istişaresi 24 Ağustos’ta başladı ve 5 Ekim 2026 saat 23.59’a kadar devam edecek. Süreçte yerel yönetimlerden, belediye başkanlıklarından, sektör temsilcilerinden, sivil toplum kuruluşlarından ve bölge sakinlerinden görüş alınacak.
Hükümet, sonuçların değerlendirilmesi ve gerekli ikincil mevzuatın Parlamento’ya sunulmasının ardından proje devralma ve Belediye Başkanlığı Kalkınma Kararı yetkilerini 2027’nin başında uygulamaya koymayı hedefliyor.







