Mustafa KÖKER

Gıda toptancısı firmalar yeni ürünlerle konseptini zenginleştirirken, fast food sektörü promosyonlarla mevcut müşteri kitlesine sahip olma çabasında.

 

Farklı etnik toplumlara yönelik gıda ürünleri pazarlaması yapan toptancı fermalar ekonomik ve finans krizinden etkilenenen tüketiciyi kaybetmemek için daha uygun fiyata alternatif ürünlere yönelirken, fast food sektörü de rekabete karşı direniyor.


Fast food yemek sektörünün en büyük pazarlarından biri olan Britanya’da yaklaşık yirmi milyar sterlinlik pazarda artan rekabet küçük ve orta ölçekli firmaların ayakta durmasını zorlaştırıyor.


Rekabetin yoğun olarak yaşandığı gıda toptan firmalarında da durum çok farklı değil. Türkiye ve Kıbrıs kökenli işadamlarının kurduğu toptan firmaları, krizin etkileriyle sahip olduğu pazar ve ciroyu korumak için, Anadolu ürünlerinin yanısıra, Doğu Avrupa, Bulgaristan ve Arap ülkelerine ait ürünlerle konseptlerini zenginleştiriyor.


KRİZE KARŞI ÜRÜN PROFİLİMİZİ ZENGİNLEŞTİRDİK


Aytaç Foods Genel Müdürü Kemal Kaymakçı
, ekonomik krizin etkilerinin bu yıl içerisinde toplumun tüm kesimlerinde daha fazla hissedileceğine dikkat çekti.


Kaymakçı, “insanlar böyle zamanlarda en ucuz ve prnomosyonlu ürünleri seçiyorlar. Kaliteli ürünlerin alıcısı da var ancak, finans krizi gibi olağanüstü durumlarda bütçe ayarlarken gıdadan da tasarruf kaçınılmaz hale geliyor. Bu nedenle biz Aytaç olarak mevcut portföyümüzü daha da zenginleştirerek etnik ürün çeşitlerini artırdık. Daha önce Türkiye ve Avrupa’daki Türk ürünleri ağırlıklı çalışıyorduk. Bir süredir etnik ürün çeşidi temin ettiğimiz ülke sayısı 24’e kadar vardı. Arap, İran ve Asyalı toplumlara yönelik gıda çeşitleriyle ekonomik krizden etkilenmemeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu.


SERVİS VE MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ ÖNE ÇIKIYOR


Sektörde ciddi pazar payına sahip olan firmalardan Dimark Genel Müdürü İbrahim Yücesoy da, son yıllarda ürün çeşitlerini sürekli artırararak geniş bir pazara hitabettiklerini belirterek, marketlere yönelik servis geliştirici önlemlere önem verdiklerini ifade etti.


Tüketicinin doğrudan muhatap olduğu esnaf kesimine ve marketlere cazip gelecek fiyatlar sunduklarını hatırlatan Yücesoy, “Bizim konseptimiz, Türkiye, Polonya ve Afro Garibiyan ürünler ağırlıklı. Artan ekonomik krizin halka etkilerinin artması ve haksız rekabet nedeniyle sürekli yeni servislere yoğunlaşıyoruz. Ayrıca market zincirlerine yöneliyoruz. Çünkü son yıllarda yapılan araştırmalara göre, dünyanın farklı ürünlerine standlarında yer veren market zincirleri sürekli büyüme kaydediyor. Biz de bu pazarda daha geniş olarak yer almak için market zincirlere yönelik paketler oluşturuyoruz. Bu arada sürekli çalıştağımız esnaf kesimini de ihmal etmiyoruz” diye konuştu.


FAST FOOD SEKTÖRÜNDE MALİYETLER ARTTI


Yıllık yirmi milyar sterlinlik bir pazar olan fast food sektöründe küçük ve orta ölçekli firmaların rekabet karşısında kapandığına işaret eden Best Catering Direktörü Nasır Kıral, maliyet artışlarının ciddi sorun haline geldiğini söyledi.


Rekabetin en yoğun yaşandığı bir pazarda servis verdiklerini bildiren Kıral, “İngiltere’de yaşanan ekonomik krizin hemen her kesimde etkisini göstermesi doğal olarak bizleri de olumsuz yönde etkiliyor. Ancak, mevcut müşterilerimizi kaybetmemek için sürekli promosyonlu ürünler sunuyoruz” diyerek, rekabetin altını çizdi.


Fast Food pazarına ürün tedarik eden firmaların, başta fiyat ve maliyet artışı olmak üzere birçok sorunu bulunduğunu anlatan Nasır Kıral, “2004 yılı rakamlarına göre Britanya genelinde 26 bin restaurant, 32 bin Take Away, yani ayakta yemek servisi veren işyeri olmak üzere toplam 60 bine yakın işyeri olan bir sektördeyiz. Bu ciddi bir Pazar ama aynı şekilde sürekli artan maliyetler, küçük firmaların ayakta durmasına imkan vermiyor. Biz, Best catering olarak öncelikle altyapımıza önem verip, profesyonel kadrolarla, müşteri illişkileri ile eş zamanlı olarak kaliteli, yeni ve uygun fiyata ürün servislerinde yoğunlaşarak kreziden etkilenmemeye çalışıyoruz”  şeklinde konuştu.