ABD Başkanı Donald Trump ile İngiliz yayın kuruluşu BBC arasında devam eden milyarlarca dolarlık hukuk mücadelesinde yeni bir aşamaya geçildi.
Florida'da görülen davada ABD Federal Sulh Hâkimi Enjoliqué Lett, 22 Ekim Perşembe günü verdiği kararla Trump'ın 11 Aralık'a kadar BBC avukatlarının sorularını yemin altında yanıtlamasını istedi.
Karar, BBC'nin Trump ve hukuk ekibini ifade verme sürecini kasıtlı olarak geciktirmekle suçlamasının ardından geldi.
Mahkeme, delil toplama süresinin 18 Aralık'ta sona ereceğini hatırlatarak, Trump'ın belirlenen tarihe uymaması durumunda yaptırımlarla karşılaşabileceğini bildirdi. Bu yaptırımlar arasında davanın düşürülmesi de bulunuyor.
Ancak delil toplama takviminin yetkili hâkim tarafından uzatılması halinde ifade tarihi yeniden değerlendirilebilecek.
BBC: Trump ifade vermek yerine siyasi kampanyayı tercih etti
BBC'nin avukatı Charles Tobin, mahkemeye yaptığı açıklamada, davanın delil toplama aşamasının tamamlanmasına yaklaşık iki ay kalmasına rağmen Trump'ın ifadesinin henüz alınamadığını belirtti.
Tobin'in verdiği bilgilere göre, taraflar başlangıçta Trump'ın 16 Ekim 2026'da ifade vermesi konusunda anlaşmaya vardı.
Ancak Trump'ın avukatları, 28 Eylül'de BBC'ye gönderdikleri bildirimde, ABD Başkanı'nın ulusal öneme sahip başka yükümlülükleri nedeniyle bu tarihte hazır bulunamayacağını açıkladı.
BBC'nin hukuk ekibi ise Trump'ın 16 Ekim'de Georgia eyaletinde Cumhuriyetçi Parti'nin seçim faaliyetlerine katıldığını ileri sürdü.
Tobin, Trump'ın siyasi faaliyetlerine öncelik verdiğini ve bunun hukuki süreci geciktirdiğini savundu.
BBC avukatları, Trump'ın kendisinin başlattığı hukuk davasının gerektirdiği yükümlülükleri yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.
Trump ifade vermeyi Ocak 2027'ye ertelemek istiyor
Trump'ın hukuk ekibi, mahkemeye sunduğu belgelerde Başkan'ın 11-22 Ocak 2027 tarihleri arasında ifade verebileceğini bildirdi.
Avukatlar, Trump'ın başkanlık görevleri, yoğun çalışma programı ve güvenlik gerekliliklerinin daha erken bir tarihte sorgulanmasını güçleştirdiğini savundu.
BBC ise bu önerinin mevcut mahkeme takvimine uygun olmadığını belirtti.
İngiliz yayın kuruluşunun avukatları, Trump'ın ifadesinin alınmasının davanın savunma stratejisi açısından zorunlu olduğunu ve gecikmenin BBC'nin delillere erişimini olumsuz etkilediğini ifade etti.
Mahkemenin son kararıyla Trump'ın önerdiği Ocak takvimi, mevcut delil toplama süresi bakımından kabul edilmemiş oldu.

10 milyar dolarlık davanın merkezinde 2024 seçimleri var
Trump, Aralık 2025'te Florida'daki federal mahkemeye başvurarak BBC aleyhine toplam 10 milyar dolar tazminat talep eden dava açtı.
Dava, BBC'nin Panorama programında yayımlanan ve 2024 ABD başkanlık seçimlerinden kısa süre önce ekranlara gelen Trump: A Second Chance? adlı belgeseldeki görüntü düzenlemesine dayanıyor.
Belgeselde, Trump'ın 6 Ocak 2021'de Washington'da yaptığı konuşmanın farklı bölümlerinden alınan ifadeler bir araya getirildi.
Söz konusu konuşma, Trump destekçilerinin ABD Kongre Binası'nı basmasından kısa süre önce yapılmıştı.
BBC'nin montajında, Trump'ın destekçilerini Kongre Binası'na yürümeye ve mücadele etmeye çağırdığı ifadeler, tek ve kesintisiz bir konuşmanın parçalarıymış gibi sunuldu.
Ancak birleştirilen ifadeler arasında yaklaşık bir saatlik zaman farkı bulunuyordu. Trump'ın destekçilerini barışçıl biçimde gösteri yapmaya çağırdığı sözleri de montajda yer almadı.
Trump'ın avukatları, bu düzenlemenin Başkan'ı doğrudan şiddeti teşvik etmiş gibi gösterdiğini ve itibarına zarar verdiğini savunuyor.
BBC montaj hatasını kabul etti ancak tazminatı reddetti
BBC, belgeselde kullanılan görüntülerin düzenlenmesinin izleyicilerde yanlış bir izlenim oluşturduğunu kabul ederek Trump'tan özür diledi.
Kurum, farklı zamanlarda söylenen ifadelerin birleştirilmesinin Trump'ın doğrudan şiddet çağrısı yaptığı izlenimini yarattığını belirtti.
Bununla birlikte BBC, söz konusu hatanın hukuken hakaret veya karalama niteliğinde olduğu iddiasını reddetti.
Yayın kuruluşu, Trump'ın talep ettiği milyarlarca dolarlık tazminatı ödemek için hukuki gerekçe bulunmadığını savunuyor.
Tartışmalar, BBC yönetiminde de ciddi sonuçlar doğurdu. Kurumun Genel Müdürü Tim Davie ile haber yayınlarının başındaki Deborah Turness, belgeselin yarattığı kriz sonrasında görevlerinden ayrıldı.
BBC davanın ABD'de görülmesine de itiraz ediyor
BBC'nin savunması yalnızca görüntülerin düzenlenmesine ilişkin iddialarla sınırlı değil.
Yayın kuruluşunun avukatları, belgeselin ABD'de yayımlanmadığını belirterek Florida'daki federal mahkemenin davayı görme yetkisini de tartışmaya açtı.
BBC, Trump'ın söz konusu yayın nedeniyle somut bir itibar kaybı yaşadığını yeterince ortaya koyamadığını savunuyor.
ABD'deki kamuya mal olmuş kişiler tarafından açılan hakaret davalarında, yanlış bilgi yayımlanmasının yanında yayıncının gerçeği bildiği halde veya doğruluğunu ciddi biçimde umursamadan hareket ettiğinin de gösterilmesi gerekiyor.
Bu nedenle davada, BBC'nin montaj hatasının kasıtlı olup olmadığı ve Trump'ın gerçekten tazminat gerektiren bir zarara uğrayıp uğramadığı önemli hukuki tartışma başlıkları arasında bulunuyor.
BBC, Trump'ın Mar-a-Lago kulübünün mali kayıtlarını istiyor
Davanın dikkat çeken yeni gelişmelerinden biri de Trump'ın ticari faaliyetlerine ilişkin belgelerin gündeme gelmesi oldu.
BBC avukatları, Florida'daki Mar-a-Lago kulübünün 2020-2026 yılları arasındaki üyelik başvurularına, üyelik ücretlerine ve giriş bedellerine ilişkin bilgilerin açıklanmasını talep etti.
BBC, bu verilerin Trump'ın itibarının ve ticari faaliyetlerinin belgeselden etkilenip etkilenmediğinin değerlendirilmesine yardımcı olabileceğini savunuyor.
Hâkim Lett, Mar-a-Lago'nun üyelik başvurularının toplamına ve ücret bilgilerine ilişkin kayıtların açıklanmasını da kararlaştırdı.
Trump'ın avukatları ise BBC'nin mali belge taleplerinin gereğinden geniş olduğunu ve davayla doğrudan ilgili bulunmadığını ileri sürüyor.
Eski özel savcı Jack Smith'in ifadesi de gündemde
BBC'nin savunma kapsamında ifade almak istediği isimlerden biri de Trump hakkında 6 Ocak 2021 Kongre baskını ve 2020 seçim sonuçlarına müdahale iddialarını soruşturan eski özel savcı Jack Smith.
BBC avukatları, Smith'in yıllar süren soruşturmalar sırasında topladığı delillerin, Trump'ın 6 Ocak konuşması ve sonrasında yaşanan olaylar arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi bakımından önemli olduğunu savunuyor.
Trump'ın hukuk ekibi ise Smith'in davanın merkezindeki olaylar hakkında doğrudan tanıklığının bulunmadığını ve daha önce kamuoyuna açıklamalar yaptığını belirterek bu talebe karşı çıkıyor.
Mahkeme, ABD Adalet Bakanlığı'nın Smith'in ifade vermesine izin verilip verilmeyeceği konusunda 2 Kasım'a kadar karar vermesi gerektiğini bildirdi.
Gözler şimdi 11 ve 18 Aralık tarihlerinde
Mahkemenin kararıyla birlikte davada iki önemli tarih öne çıkıyor:
- 11 Aralık 2026: Trump'ın yeminli ifadesini vermesi için belirlenen son tarih.
- 18 Aralık 2026: Mevcut mahkeme takvimine göre delil toplama sürecinin tamamlanacağı tarih.
Hâkim Lett ayrıca Trump'ın ifadesinin video kaydına alınmasına izin verdi. Ancak kaydın yalnızca avukatların kullanımıyla sınırlı tutulması kararlaştırıldı.
Trump'ın mahkeme kararına uyup uymayacağı, davanın bundan sonraki seyrini belirleyecek.
BBC'nin savunmasını güçlendirmek için yeni belgeler ve tanıklıklar toplamaya çalıştığı süreçte, Trump'ın açtığı 10 milyar dolarlık davanın esası hakkında henüz nihai bir hüküm verilmiş değil.
Böylece 2024 ABD başkanlık seçimleri öncesinde yayımlanan bir belgeselle başlayan tartışma, Amerikan Başkanı'nın bizzat yemin altında sorgulanmasını gerektiren uluslararası bir hukuk mücadelesine dönüşmüş durumda.





