BETÜL İYİLİK - LONDRA
İngiltere’de Rusya’nın 2016 Brexit referandumuna müdahale ettiği yönündeki tartışmalar, Avam Kamarası’nın ardından Lordlar Kamarası’na taşındı.
15 Ekim Perşembe günü saat 11.52’de başlayan oturumda, Muhafazakâr Partili Lord Robathan, hükümete Rusya’nın Brexit referandumuna müdahale ettiği iddiasını destekleyen hangi kanıtlara sahip olduğunu sordu.
Hükümet adına soruları yanıtlayan Kabine Ofisi Bakanı Barones Fiona Twycross, Rusya’nın İngiliz demokrasisine yönelik faaliyetlerinin uzun süredir devam ettiğini söyledi.
Twycross, Rusya’nın 2019 genel seçimlerine müdahale girişimlerinin ve İngiliz parlamenterleri hedef alan siber operasyonların bilindiğini belirterek, 2016 referandumunun bu faaliyetlerden tamamen bağımsız kalmış olmasının düşünülemeyeceğini ifade etti.
Ancak Bakan, hükümetin Rusya'nın müdahale girişimlerinin referandum sonucunu önemli ölçüde etkilediğine inanmadığını vurguladı.
Bu açıklamalar, İngiliz Parlamentosu’nun 15 Ekim tarihli resmî tutanaklarında yayımlandı.
Muhafazakârlardan hükümete: “Kanıtınız nerede?”
Muhafazakâr Partili Lord Robathan, Başbakan Burnham’ın Rus müdahalesine ilişkin açıklamalarını eleştirerek hükümetin somut kanıt ortaya koymadığını savundu.
Robathan, MI5 Başkanı Sir Ken McCallum’un önceki açıklamalarının da referandum sonucunun Rusya tarafından değiştirildiğini göstermediğini söyledi.
Barones Twycross ise muhalefetin MI5 Başkanı’nın açıklamalarını yanlış yorumladığını belirtti.
Bakan, McCallum’un Rusya’nın referanduma yönelik ciddi müdahale girişimlerini açıkça doğruladığını hatırlattı.
Twycross, Rusya’nın yanlış bilgi ve dezenformasyon yayarak Brexit referandumunu etkilemeye çalıştığını ancak bunun sonucu önemli ölçüde değiştirdiğine ilişkin kanıt bulunmadığını yineledi.
Hükümet: “Brexit referandumunun sonucu geçerlidir”
Tartışmaya katılan Muhafazakâr Partili Lord Callanan, MI5 Başkanı’nın müdahale girişimi ile referandum sonucunun değiştirilmesi arasında önemli bir fark bulunduğuna ilişkin değerlendirmesini gündeme getirdi.
Callanan, Başbakan Burnham’ın sözlerinin referandumun meşruiyetini sorgulamak amacıyla kullanılıp kullanılmadığını sordu.
Barones Twycross, hükümetin tutumunun değişmediğini belirterek Başbakan’ın 2016 referandumunun sonucunu kabul ettiğini açıkladı.
Bakan ayrıca İşçi Partisi hükümetinin mevcut aşamada referandum sonucunu yeniden tartışmaya açmayı planlamadığını söyledi.
Bu açıklama, hükümetin Rus müdahalesi iddialarını Brexit kararının geçersizliğiyle ilişkilendirmediğini bir kez daha ortaya koydu.

Yeni gelişme: Gizli Rusya raporunun açıklanması istendi
Lordlar Kamarası’ndaki oturumun en dikkat çekici gelişmelerinden biri, Rusya’nın İngiliz siyasetine müdahalesine ilişkin gizli belgelerin kamuoyuna açıklanması talebi oldu.
Liberal Demokrat Partili Lord Purvis of Tweed, Parlamento İstihbarat ve Güvenlik Komitesi’nin (ISC) Rusya raporunda yer alan bazı bilgilerin hâlâ kamuoyuna açıklanmadığını hatırlattı.
Purvis, geçmişteki müdahale girişimlerinin kapsamını ortaya koyan belgelerin yayımlanmasının, seçim sisteminin ve siyasi partilerin finansmanının yabancı müdahalelere karşı korunması açısından önemli olduğunu savundu.
Barones Twycross, bu talebe karşılık Lord Purvis ile konuyu görüşmeye hazır olduğunu açıkladı.
Ancak Bakan, gizli belgelerin açıklanacağına ilişkin kesin bir taahhütte bulunmadı.
Dolayısıyla 15 Ekim'deki yeni gelişme, gizli istihbarat belgelerinin yayımlanması kararı değil, bu talebin yeniden parlamentonun gündemine gelmesi ve hükümetin görüşmeye açık olduğunu bildirmesi oldu.
Liberal Demokratlardan Rusya’nın 20 yıllık faaliyetlerine dikkat çekildi
Liberal Demokrat Partili Lord Wallace of Saltaire de İngiltere’deki Rus müdahalesinin yalnızca Brexit referandumuyla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Wallace, Rusya’nın son 20 yılda İngiliz siyasetine çeşitli yollarla müdahale etmeye çalıştığını belirterek hükümetten daha kapsamlı açıklama istedi.
Rusya’nın siyasi çevrelerle ilişkilerinin, rüşvet girişimlerinin ve diğer müdahale yöntemlerinin kamuoyuna anlatılması gerektiğini savundu.
Barones Twycross ise Rusya’yı İngiltere’nin demokrasisini ve ekonomisini hedef alan yabancı devletler arasında muhtemelen en büyük tehdit olarak nitelendirdi.
Bakan, hükümetin demokratik kurumları korumak için siyasi partiler arasında iş birliği yapılmasını istediğini belirtti.
MI5 Başkanı’nın açıklamaları tartışmanın merkezinde
İngiliz iç istihbarat teşkilatı MI5'in Başkanı Sir Ken McCallum, 13 Ekim’de yaptığı açıklamada Rusya’nın Brexit referandumunu etkilemeye çalıştığını doğrulamıştı.
McCallum, Rus devletinin desteklediği RT ve Sputnik yayınları ile sahte sosyal medya hesaplarının referandum döneminde kullanıldığını belirtmişti.
Ancak istihbarat başkanı, bu girişimlerin referandum sonucunu değiştirdiğini gösteren kanıt bulunmadığını vurgulamıştı.
McCallum ayrıca müdahale girişimlerinin etkisinin abartılmasının Rusya’nın propaganda faaliyetlerine katkı sağlayabileceği uyarısında bulunmuştu.
Bu açıklamalar, 13 Ekim’de The Guardian ve ITV News tarafından ayrıntılı biçimde aktarılmıştı.

Rusya’nın müdahalesine ilişkin yeni istihbarat belgesi açıklanmadı
16 Ekim 2026 sabahı itibarıyla İngiliz hükümeti veya istihbarat kurumları, Rusya’nın 2016 Brexit referandumunun sonucunu değiştirdiğini gösteren yeni bir resmî belge yayımlamış değil.
15 Ekim’de Lordlar Kamarası’nda yapılan açıklamalar, hükümetin önceki değerlendirmelerini doğrulamakla birlikte iki yeni siyasi gelişme ortaya koydu.
Bunlardan ilki, Rus müdahalesine ilişkin kanıtların hükümete doğrudan sorulması ve Bakan'ın resmî yanıt vermesi oldu.
İkincisi ise Parlamento İstihbarat ve Güvenlik Komitesi’nin Rusya raporuna ilişkin gizli bilgilerin açıklanması talebinin yeniden gündeme gelmesiydi.
Hükümet, Rusya'nın referandumu etkilemeye çalıştığını kabul ediyor; ancak müdahale girişimlerinin 2016 Brexit referandumunun sonucunu önemli ölçüde değiştirdiğini kabul etmiyor.
Bu nedenle tartışmanın bundan sonraki seyrini, hükümetin yeni kanıt açıklayıp açıklamayacağı ve gizli istihbarat belgelerinin kamuoyuna sunulması konusunda atacağı adımlar belirleyecek.









